"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
11850 - 11900 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
11850 Zümer 6. Ayet (39:6:27) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
11851 Zümer 6. Ayet (39:6:30) الْمُلْكُۜ الملك l-mulk(u) mülk م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
11852 Zümer 6. Ayet (39:6:32) اِلٰهَ اله ilâhe tanrı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
11853 Zümer 6. Ayet (39:6:33) اِلَّا الا illâ dışında إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
11854 Zümer 7. Ayet (39:7:4) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
11855 Zümer 7. Ayet (39:7:10) الْكُفْرَۚ الكفر l-kufr(a) küfre ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
11856 Zümer 7. Ayet (39:7:21) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
11857 Zümer 7. Ayet (39:7:31) الصُّدُورِ الصدور ssudûr(i) göğüslerin ص د ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir.
11858 Zümer 8. Ayet (39:8:3) الْاِنْسَانَ الانسان l-insâne insana أ ن س
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
11859 Zümer 8. Ayet (39:8:8) اِلَيْهِ اليه ileyhi O'na إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
11860 Zümer 8. Ayet (39:8:18) اِلَيْهِ اليه ileyhi O'na إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
11861 Zümer 8. Ayet (39:8:34) النَّارِ النار nnâr(i) ateş ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
11862 Zümer 9. Ayet (39:9:5) الَّيْلِ اليل lleyli gece ل ي ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
11863 Zümer 9. Ayet (39:9:9) الْاٰخِرَةَ الاخرة l-âḣirate ahiretten أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
11864 Zümer 9. Ayet (39:9:16) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimselerle ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
11865 Zümer 9. Ayet (39:9:18) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
11866 Zümer 9. Ayet (39:9:24) الْاَلْبَابِ۟ الالباب l-elbâb(i) sağduyu ل ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) (Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde hâlinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
11867 Zümer 10. Ayet (39:10:4) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”
11868 Zümer 10. Ayet (39:10:12) الدُّنْيَا الدنيا ddunyâ dünyada د ن و
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”
11869 Zümer 10. Ayet (39:10:15) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”
11870 Zümer 10. Ayet (39:10:19) الصَّابِرُونَ الصابرون ssâbirûne sabredenlere ص ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”
11871 Zümer 11. Ayet (39:11:6) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz bana, dini Allah’a has kılarak O’na ibadet etmem emredildi.”
11872 Zümer 11. Ayet (39:11:9) الدّ۪ينَۙ الدين ddîn(e) dini د ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz bana, dini Allah’a has kılarak O’na ibadet etmem emredildi.”
11873 Zümer 12. Ayet (39:12:5) الْمُسْلِم۪ينَ المسلمين l-muslimîn(e) müslümanların س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Bana, müslümanların ilki olmam da emredildi.”
11874 Zümer 14. Ayet (39:14:2) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben dinimi Allah’a has kılarak sadece O’na ibadet ediyorum.”
11875 Zümer 15. Ayet (39:15:8) الْخَاسِر۪ينَ الخاسرين l-ḣâsirîne ziyan edenlerdir خ س ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
11876 Zümer 15. Ayet (39:15:9) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
11877 Zümer 15. Ayet (39:15:14) الْقِيٰمَةِۜ القيمة l-kiyâme(ti) kıyamet ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
11878 Zümer 15. Ayet (39:15:15) اَلَا الا elâ dikkat edin أَلَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
11879 Zümer 15. Ayet (39:15:18) الْخُسْرَانُ الخسران l-ḣusrânu bir ziyandır خ س ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
11880 Zümer 15. Ayet (39:15:19) الْمُب۪ينُ المبين l-mubîn(u) apaçık ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz de Allah’tan başka dilediğiniz şeylere ibadet edin!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar, kıyamet gününde kendilerini ve ailelerini hüsrana sokanlardır. İyi bilin ki bu, apaçık hüsranın ta kendisidir.”
11881 Zümer 16. Ayet (39:16:6) النَّارِ النار nnâri ateş- ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.
11882 Zümer 16. Ayet (39:16:12) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında (ateşten) katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının.
11883 Zümer 17. Ayet (39:17:1) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne kimselere ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
11884 Zümer 17. Ayet (39:17:3) الطَّاغُوتَ الطاغوت ttâġûte Tağut'a ط غ ي
Diyanet İşleri (Yeni) Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
11885 Zümer 17. Ayet (39:17:7) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
11886 Zümer 17. Ayet (39:17:8) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
11887 Zümer 17. Ayet (39:17:10) الْبُشْرٰىۚ البشرى l-buşrâ müjde ب ش ر
Diyanet İşleri (Yeni) Tâğût’tan[468], ona kulluk etmekten kaçınan ve içtenlikle Allah’a yönelenler için müjde vardır. O hâlde, kullarımı müjdele!
11888 Zümer 18. Ayet (39:18:1) اَلَّذ۪ينَ الذين elleżîne onlar ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
11889 Zümer 18. Ayet (39:18:3) الْقَوْلَ القول l-kavle sözü ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
11890 Zümer 18. Ayet (39:18:7) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimselerdir ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
11891 Zümer 18. Ayet (39:18:9) اللّٰهُ الله (A)llâh(u) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
11892 Zümer 18. Ayet (39:18:13) الْاَلْبَابِ الالباب l-elbâb(i) sağduyu ل ب ب
Diyanet İşleri (Yeni) Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.
11893 Zümer 19. Ayet (39:19:5) الْعَذَابِۜ العذاب l-’ażâbi azab ع ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın?
11894 Zümer 19. Ayet (39:19:10) النَّارِۚ النار nnâr(i) ateşte ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hakkında azap sözü (hükmü) gerçekleşenler, hiç onlar gibi olur mu? Cehennemlikleri sen mi kurtaracaksın?
11895 Zümer 20. Ayet (39:20:2) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne onlar ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
11896 Zümer 20. Ayet (39:20:14) الْاَنْهَارُۜ الانهار l-enhâr(u) ırmaklar ن ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
11897 Zümer 20. Ayet (39:20:16) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
11898 Zümer 20. Ayet (39:20:19) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.
11899 Zümer 20. Ayet (39:20:20) الْم۪يعَادَ الميعاد l-mî’âd(e) va'dinden و ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Allah, va’dinden dönmez.