"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
12700 - 12750 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
12700 Zuhruf 9. Ayet (43:9:6) وَالْاَرْضَ والارض vel-arda ve yeri أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka, “Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı” diyeceklerdir.
12701 Zuhruf 9. Ayet (43:9:9) الْعَز۪يزُ العزيز l-’azîzu çok üstün olan ع ز ز
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka, “Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı” diyeceklerdir.
12702 Zuhruf 9. Ayet (43:9:10) الْعَل۪يمُۙ العليم l-’alîm(u) çok bilen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka, “Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı” diyeceklerdir.
12703 Zuhruf 10. Ayet (43:10:1) اَلَّذ۪ي الذي elleżî O ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.
12704 Zuhruf 10. Ayet (43:10:4) الْاَرْضَ الارض l-arda yeri أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.
12705 Zuhruf 11. Ayet (43:11:1) وَالَّذ۪ي والذي velleżî ve o ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.
12706 Zuhruf 11. Ayet (43:11:4) السَّمَٓاءِ السماء ssemâi gök- س م و
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir. Biz onunla ölü araziyi canlandırdık. İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.
12707 Zuhruf 12. Ayet (43:12:1) وَالَّذ۪ي والذي velleżî ve O ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
12708 Zuhruf 12. Ayet (43:12:3) الْاَزْوَاجَ الازواج l-ezvâce çiftleri ز و ج
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
12709 Zuhruf 12. Ayet (43:12:8) الْفُلْكِ الفلك l-fulki gemiler ف ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
12710 Zuhruf 12. Ayet (43:12:9) وَالْاَنْعَامِ والانعام vel-en’âmi ve hayvanlar ن ع م
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
12711 Zuhruf 13. Ayet (43:13:13) الَّذ۪ي الذي lleżî ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
12712 Zuhruf 14. Ayet (43:14:2) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
12713 Zuhruf 15. Ayet (43:15:7) الْاِنْسَانَ الانسان l-insâne insan أ ن س
Diyanet İşleri (Yeni) Böyle iken (“melekler Allah’ın kızlarıdır” demek suretiyle) kullarından bir kısmını O’nun parçası saydılar. Şüphesiz insan apaçık bir nankördür.
12714 Zuhruf 16. Ayet (43:16:7) بِالْبَن۪ينَ۟ بالبنين bil-benîn(e) oğulları ب ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, Allah, yarattıklarından kendisine kızlar edindi de, oğulları size mi seçip ayırdı?
12715 Zuhruf 18. Ayet (43:18:4) الْحِلْيَةِ الحلية l-hilyeti süs ح ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah’a isnad ediyorlar?
12716 Zuhruf 18. Ayet (43:18:7) الْخِصَامِ الخصام l-ḣisâmi mücadelede خ ص م
Diyanet İşleri (Yeni) Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah’a isnad ediyorlar?
12717 Zuhruf 19. Ayet (43:19:2) الْمَلٰٓئِكَةَ الملئكة l-melâikete melekleri م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
12718 Zuhruf 19. Ayet (43:19:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne olan ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
12719 Zuhruf 19. Ayet (43:19:6) الرَّحْمٰنِ الرحمن rrahmâni Rahman'ın ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
12720 Zuhruf 20. Ayet (43:20:1) وَقَالُوا وقالوا ve kâlû ve dediler ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
12721 Zuhruf 20. Ayet (43:20:4) الرَّحْمٰنُ الرحمن rrahmânu Rahman ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
12722 Zuhruf 20. Ayet (43:20:14) اِلَّا الا illâ sadece إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer Rahmân dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.
12723 Zuhruf 22. Ayet (43:22:2) قَالُٓوا قالوا kâlû dediler ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! Onlar sadece, “Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, ve biz onların izlerinden gitmekteyiz” dediler.
12724 Zuhruf 23. Ayet (43:23:10) اِلَّا الا illâ dışında إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar.
12725 Zuhruf 23. Ayet (43:23:11) قَالَ قال kâle diyenlerden ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, biz senden önce hiçbir memlekete bir uyarıcı göndermedik ki, oranın şımarık zenginleri, “Şüphe yok ki biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk. Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz” demiş olmasınlar.
12726 Zuhruf 24. Ayet (43:24:1) قَالَ قال kâle dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
12727 Zuhruf 24. Ayet (43:24:9) قَالُٓوا قالوا kâlû dediler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Gönderilen uyarıcı,) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” dedi. Onlar, “Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz” dediler.
12728 Zuhruf 25. Ayet (43:25:7) الْمُكَذِّب۪ينَ۟ المكذبين l-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!
12729 Zuhruf 26. Ayet (43:26:2) قَالَ قال kâle demişti ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım.”
12730 Zuhruf 27. Ayet (43:27:1) اِلَّا الا illâ yalnızca إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir.”
12731 Zuhruf 27. Ayet (43:27:2) الَّذ۪ي الذي lleżî ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben ancak O, beni yaratana taparım. Şüphesiz O beni doğru yola iletecektir.”
12732 Zuhruf 29. Ayet (43:29:7) الْحَقُّ الحق l-hakku gerçek söz ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Doğrusu onları (Mekke müşriklerini) ve atalarını kendilerine hak olan Kur’an ve onu açıklayan bir peygamber gelinceye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırırım.
12733 Zuhruf 30. Ayet (43:30:3) الْحَقُّ الحق l-hakku gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat kendilerine Hak gelince, “Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkâr ediyoruz” dediler.
12734 Zuhruf 30. Ayet (43:30:4) قَالُوا قالوا kâlû dediler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat kendilerine Hak gelince, “Bu bir büyüdür, biz onu kesinlikle inkâr ediyoruz” dediler.
12735 Zuhruf 31. Ayet (43:31:1) وَقَالُوا وقالوا ve kâlû ve dediler ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.[483]
12736 Zuhruf 31. Ayet (43:31:5) الْقُرْاٰنُ القران l-kur-ânu Kur'an ق ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.[483]
12737 Zuhruf 31. Ayet (43:31:9) الْقَرْيَتَيْنِ القريتين l-karyeteyni iki kent- ق ر ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.[483]
12738 Zuhruf 32. Ayet (43:32:10) الْحَيٰوةِ الحيوة l-hayâti hayatında ح ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
12739 Zuhruf 32. Ayet (43:32:11) الدُّنْيَا الدنيا ddunyâ dünya د ن و
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
12740 Zuhruf 33. Ayet (43:33:4) النَّاسُ الناس nnâsu insanların ن و س
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer bütün insanlar (kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.
12741 Zuhruf 33. Ayet (43:33:10) بِالرَّحْمٰنِ بالرحمن bi-rrahmâni Rahman'ı ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer bütün insanlar (kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık.
12742 Zuhruf 35. Ayet (43:35:7) الْحَيٰوةِ الحيوة l-hayâti hayatının ح ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) 34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.
12743 Zuhruf 35. Ayet (43:35:8) الدُّنْيَاۜ الدنيا ddunyâ dünya د ن و
Diyanet İşleri (Yeni) 34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.
12744 Zuhruf 35. Ayet (43:35:9) وَالْاٰخِرَةُ والاخرة vel-âḣiratu ahiret ise أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) 34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.
12745 Zuhruf 36. Ayet (43:36:5) الرَّحْمٰنِ الرحمن rrahmâni Rahman'ın ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.
12746 Zuhruf 37. Ayet (43:37:4) السَّب۪يلِ السبيل ssebîli yol- س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar.
12747 Zuhruf 38. Ayet (43:38:4) قَالَ قال kâle der ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!” der.
12748 Zuhruf 38. Ayet (43:38:10) الْمَشْرِقَيْنِ المشرقين l-meşrikayni iki doğu ش ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!” der.
12749 Zuhruf 38. Ayet (43:38:12) الْقَر۪ينُ القرين l-karîn(u) arkadaş(mışsın) ق ر ن
Diyanet İşleri (Yeni) Sonunda bize geldiğinde, arkadaşına, “Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı! Ne kötü arkadaşmışsın!” der.