| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 14250 | Haşr 24. Ayet (59:24:2) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14251 | Haşr 24. Ayet (59:24:3) | الْخَالِقُ | الخالق | l-ḣâliku | Hâlik'dir (yaratan) | خ ل ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14252 | Haşr 24. Ayet (59:24:4) | الْبَارِئُ | البارئ | l-bâriu | Bâri'dir (var eden) | ب ر أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14253 | Haşr 24. Ayet (59:24:5) | الْمُصَوِّرُ | المصور | l-musavvir(u) | Musavvir'dir (biçim veren) | ص و ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14254 | Haşr 24. Ayet (59:24:7) | الْاَسْمَٓاءُ | الاسماء | l-esmâu | isimler | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14255 | Haşr 24. Ayet (59:24:8) | الْحُسْنٰىۜ | الحسنى | l-husnâ | en güzel | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14256 | Haşr 24. Ayet (59:24:13) | السَّمٰوَاتِ | السموات | ssemâvâti | göklerde | س م و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14257 | Haşr 24. Ayet (59:24:14) | وَالْاَرْضِۚ | والارض | vel-ard(i) | ve yerde | أ ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14258 | Haşr 24. Ayet (59:24:16) | الْعَز۪يزُ | العزيز | l-’azîzu | Azîz'dir (mutlak galip) | ع ز ز |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14259 | Haşr 24. Ayet (59:24:17) | الْحَك۪يمُ | الحكيم | l-hakîm(u) | Hakîm'dir (hükümdar herşeyi hikmetle yapan) | ح ك م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 14260 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:3) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimseler | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14261 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:11) | اِلَيْهِمْ | اليهم | ileyhim | onlara | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14262 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:12) | بِالْمَوَدَّةِ | بالمودة | bil-meveddeti | sevgi | و د د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14263 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:18) | الْحَقِّۚ | الحق | l-hakki | hak- | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14264 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:20) | الرَّسُولَ | الرسول | rrasûle | Elçiyi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14265 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:24) | بِاللّٰهِ | بالله | bi(A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14266 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:35) | اِلَيْهِمْ | اليهم | ileyhim | onlara | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14267 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:36) | بِالْمَوَدَّةِۗ | بالمودة | bil-meveddeti | içinizde sevgi | و د د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14268 | Mümtehine 1. Ayet (60:1:49) | السَّب۪يلِ | السبيل | ssebîl(i) | yoldan | س ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz.[537] Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır. | |||||
| 14269 | Mümtehine 2. Ayet (60:2:7) | اِلَيْكُمْ | اليكم | ileykum | size | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. | |||||
| 14270 | Mümtehine 2. Ayet (60:2:9) | وَاَلْسِنَتَهُمْ | والسنتهم | ve elsinetehum | ve dillerini | ل س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. | |||||
| 14271 | Mümtehine 2. Ayet (60:2:10) | بِالسُّٓوءِ | بالسوء | bi-ssû-i | kötülükle | س و أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman olurlar, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatırlar ve inkâr etmenizi arzu ederler. | |||||
| 14272 | Mümtehine 3. Ayet (60:3:7) | الْقِيٰمَةِۚۛ | القيمة | l-kiyâmeti | kıyamet | ق و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 14273 | Mümtehine 3. Ayet (60:3:10) | وَاللّٰهُ | والله | va(A)llâhu | ve Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 14274 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:8) | وَالَّذ۪ينَ | والذين | velleżîne | ve bulunanlarda | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14275 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:11) | قَالُوا | قالوا | kâlû | onlar demişlerdi | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14276 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:20) | اللّٰهِۘ | الله | (A)llâhi | Allah'tan | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14277 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:26) | الْعَدَاوَةُ | العداوة | l-’adâvetu | bir düşmanlık | ع د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14278 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:27) | وَالْبَغْضَٓاءُ | والبغضاء | vel-baġdâu | ve nefret | ب غ ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14279 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:31) | بِاللّٰهِ | بالله | bi(A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14280 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:33) | اِلَّا | الا | illâ | yalnız hariçtir | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14281 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:43) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah- | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14282 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:49) | وَاِلَيْكَ | واليك | ve ileyke | ve sana | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14283 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:51) | وَاِلَيْكَ | واليك | ve ileyke | ve sanadır | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14284 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:52) | الْمَص۪يرُ | المصير | l-masîr(u) | dönüş | ص ي ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||
| 14285 | Mümtehine 5. Ayet (60:5:12) | الْعَز۪يزُ | العزيز | l’azîzu | yegane galib | ع ز ز |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” | |||||
| 14286 | Mümtehine 5. Ayet (60:5:13) | الْحَك۪يمُ | الحكيم | l-hakîm(u) | hüküm ve hikmet sahibi | ح ك م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.” | |||||
| 14287 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:10) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah'ı | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 14288 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:11) | وَالْيَوْمَ | واليوم | vel-yevme | ve gününü | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 14289 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:12) | الْاٰخِرَۜ | الاخر | l-âḣir(a) | ahiret | أ خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 14290 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:16) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 14291 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:18) | الْغَنِيُّ | الغني | l-ġanniyyu | zengin olan | غ ن ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 14292 | Mümtehine 6. Ayet (60:6:19) | الْحَم۪يدُ۟ | الحميد | l-hamîd(u) | övgüye layık olan | ح م د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlarda (İbrahim ve beraberindekilerde) sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için güzel bir örnek vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övülmeye lâyıktır. | |||||
| 14293 | Mümtehine 7. Ayet (60:7:2) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah, hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. | |||||
| 14294 | Mümtehine 7. Ayet (60:7:7) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | ٱلَّذِى | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah, hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. | |||||
| 14295 | Mümtehine 7. Ayet (60:7:11) | وَاللّٰهُ | والله | va(A)llâhu | ve Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah, hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. | |||||
| 14296 | Mümtehine 7. Ayet (60:7:13) | وَاللّٰهُ | والله | va(A)llâhu | ve Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah, hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. | |||||
| 14297 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:3) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 14298 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:5) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimseler- | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||
| 14299 | Mümtehine 8. Ayet (60:8:9) | الدّ۪ينِ | الدين | ddîni | din | د ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi, din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarınızdan da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten, onlara âdil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah, âdil davrananları sever. | |||||