"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
14600 - 14650 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
14600 Tahrim 3. Ayet (66:3:4) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
14601 Tahrim 3. Ayet (66:3:12) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
14602 Tahrim 3. Ayet (66:3:22) قَالَتْ قالت kâlet (eşi) dedi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
14603 Tahrim 3. Ayet (66:3:26) قَالَ قال kâle dedi ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
14604 Tahrim 3. Ayet (66:3:28) الْعَل۪يمُ العليم l-’alîmu bilen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
14605 Tahrim 3. Ayet (66:3:29) الْخَب۪يرُ الخبير l-ḣabîr(u) haber alan خ ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber, bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, “Bunu sana kim bildirdi?” dedi. Peygamber, “Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi” dedi.
14606 Tahrim 4. Ayet (66:4:3) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
14607 Tahrim 4. Ayet (66:4:4) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
14608 Tahrim 4. Ayet (66:4:12) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'tır اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
14609 Tahrim 4. Ayet (66:4:16) وَصَالِحُ وصالح ve sâlihu ve iyileridir ص ل ح
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
14610 Tahrim 4. Ayet (66:4:17) الْمُؤْمِن۪ينَۚ المؤمنين l-mu/minîn(e) mü'minlerin أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
14611 Tahrim 4. Ayet (66:4:18) وَالْمَلٰٓئِكَةُ والملئكة vel-melâiketu ve melekler م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü’minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
14612 Tahrim 6. Ayet (66:6:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
14613 Tahrim 6. Ayet (66:6:10) النَّاسُ الناس nnâsu insanlardır ن و س
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
14614 Tahrim 6. Ayet (66:6:11) وَالْحِجَارَةُ والحجارة vel-hicâratu ve taşlardır ح ج ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
14615 Tahrim 6. Ayet (66:6:18) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
14616 Tahrim 7. Ayet (66:7:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey inkâr edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
14617 Tahrim 7. Ayet (66:7:7) الْيَوْمَۜ اليوم l-yevm(e) bugün ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey inkâr edenler! Bu gün özür dilemeyin! Siz ancak yapmakta olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
14618 Tahrim 8. Ayet (66:8:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
14619 Tahrim 8. Ayet (66:8:6) اِلَى الى ila إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
14620 Tahrim 8. Ayet (66:8:7) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
14621 Tahrim 8. Ayet (66:8:21) الْاَنْهَارُۙ الانهار l-enhâru ırmaklar ن ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
14622 Tahrim 8. Ayet (66:8:25) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
14623 Tahrim 8. Ayet (66:8:26) النَّبِيَّ النبي nnebiyye peygamberi ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
14624 Tahrim 8. Ayet (66:8:27) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve olanları ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.
14625 Tahrim 9. Ayet (66:9:3) النَّبِيُّ النبي nnebiyyu Peygamber ن ب أ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
14626 Tahrim 9. Ayet (66:9:5) الْكُفَّارَ الكفار l-kuffâra kafirlerle ك ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
14627 Tahrim 9. Ayet (66:9:6) وَالْمُنَافِق۪ينَ والمنافقين vel-munâfikîne ve münafıklarla ن ف ق
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
14628 Tahrim 9. Ayet (66:9:12) الْمَص۪يرُ المصير l-masîr(u) varılacak yerdir ص ي ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!
14629 Tahrim 10. Ayet (66:10:2) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
14630 Tahrim 10. Ayet (66:10:15) صَالِحَيْنِ صالحين sâlihayni salih ص ل ح
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
14631 Tahrim 10. Ayet (66:10:21) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah- اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
14632 Tahrim 10. Ayet (66:10:25) النَّارَ النار nnâra ateşe ن و ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
14633 Tahrim 10. Ayet (66:10:27) الدَّاخِل۪ينَ الداخلين ddâḣilîn(e) girenlerle د خ ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
14634 Tahrim 11. Ayet (66:11:2) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.
14635 Tahrim 11. Ayet (66:11:9) قَالَتْ قالت kâlet demişti ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.
14636 Tahrim 11. Ayet (66:11:16) الْجَنَّةِ الجنة l-cenneti cennetin ج ن ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.
14637 Tahrim 11. Ayet (66:11:23) الْقَوْمِ القوم l-kavmi topluluğu- ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.
14638 Tahrim 11. Ayet (66:11:24) الظَّالِم۪ينَۙ الظالمين zzâlimîn(e) zalimler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi. Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.
14639 Tahrim 12. Ayet (66:12:4) الَّت۪ٓي التي lletî O ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.
14640 Tahrim 12. Ayet (66:12:17) الْقَانِت۪ينَ القانتين l-kânitîn(e) gönülden ita'at edenler- ق ن ت
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.
14641 Mülk 1. Ayet (67:1:2) الَّذ۪ي الذي lleżî bulunan ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
14642 Mülk 1. Ayet (67:1:4) الْمُلْكُۘ الملك l-mulku mülk م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
14643 Mülk 2. Ayet (67:2:1) اَلَّذ۪ي الذي elleżî O ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
14644 Mülk 2. Ayet (67:2:3) الْمَوْتَ الموت l-mevte ölümü م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
14645 Mülk 2. Ayet (67:2:4) وَالْحَيٰوةَ والحيوة vel-hayâte ve hayatı ح ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
14646 Mülk 2. Ayet (67:2:10) الْعَز۪يزُ العزيز l’azîzu üstündür ع ز ز
Diyanet İşleri (Yeni) O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
14647 Mülk 2. Ayet (67:2:11) الْغَفُورُۙ الغفور l-ġafûr(u) bağışlayandır غ ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
14648 Mülk 3. Ayet (67:3:1) اَلَّذ۪ي الذي elleżî ki O ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?
14649 Mülk 3. Ayet (67:3:10) الرَّحْمٰنِ الرحمن rrahmâni Rahman'ın ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?