| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 15500 | Kâri'a 4. Ayet (101:4:5) | الْمَبْثُوثِۙ | المبثوث | l-mebśûś(i) | yayılmış | ب ث ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır. | |||||
| 15501 | Kâri'a 5. Ayet (101:5:2) | الْجِبَالُ | الجبال | l-cibâlu | dağlar | ج ب ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır. | |||||
| 15502 | Kâri'a 5. Ayet (101:5:3) | كَالْعِهْنِ | كالعهن | kel-’ihni | renkli yün gibi | ع ه ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır. | |||||
| 15503 | Kâri'a 5. Ayet (101:5:4) | الْمَنْفُوشِۜ | المنفوش | l-menfûş(i) | atılmış | ن ف ش |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır. | |||||
| 15504 | Tekâsür 1. Ayet (102:1:1) | اَلْهٰيكُمُ | الهيكم | el-hâkumu | sizi oyaladı | ل ه و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.[590] | |||||
| 15505 | Tekâsür 1. Ayet (102:1:2) | التَّكَاثُرُۙ | التكاثر | ttekâśur(u) | çokluk yarışı | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.[590] | |||||
| 15506 | Tekâsür 2. Ayet (102:2:3) | الْمَقَابِرَۜ | المقابر | l-mekâbir(a) | kabirleri | ق ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.[590] | |||||
| 15507 | Tekâsür 5. Ayet (102:5:5) | الْيَق۪ينِۜ | اليقين | l-yakîn(i) | kesin | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, kesin olarak bir bilseniz.. | |||||
| 15508 | Tekâsür 6. Ayet (102:6:2) | الْجَح۪يمَۙ | الجحيم | l-cahîm(e) | cehennemi | ج ح م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, o cehennemi muhakkak göreceksiniz. | |||||
| 15509 | Tekâsür 7. Ayet (102:7:4) | الْيَق۪ينِۙ | اليقين | l-yakîn(i) | kesin olarak | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine andolsun, onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz. | |||||
| 15510 | Tekâsür 8. Ayet (102:8:5) | النَّع۪يمِ | النعيم | nna’îm(i) | ni'metler- | ن ع م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra o gün, nimetlerden mutlaka hesaba çekileceksiniz? | |||||
| 15511 | Asr 1. Ayet (103:1:1) | وَالْعَصْرِۙ | والعصر | vel-’asr(i) | asra andolsun ki | ع ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. | |||||
| 15512 | Asr 2. Ayet (103:2:2) | الْاِنْسَانَ | الانسان | l-insâne | insan | أ ن س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. | |||||
| 15513 | Asr 3. Ayet (103:3:1) | اِلَّا | الا | illâ | ancak (ziyanda değillerdir) | إِلَّا |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 15514 | Asr 3. Ayet (103:3:2) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimseler | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 15515 | Asr 3. Ayet (103:3:5) | الصَّالِحَاتِ | الصالحات | ssâlihâti | iyi işler | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 15516 | Asr 3. Ayet (103:3:7) | بِالْحَقِّ | بالحق | bil-hakki | hakkı | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 15517 | Asr 3. Ayet (103:3:9) | بِالصَّبْرِ | بالصبر | bi-ssabr(i) | sabrı | ص ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir). | |||||
| 15518 | Hümeze 2. Ayet (104:2:1) | اَلَّذ۪ي | الذي | elleżî | o ki | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline! | |||||
| 15519 | Hümeze 2. Ayet (104:2:3) | مَالًا | مالا | mâlen | mal | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay hâline! | |||||
| 15520 | Hümeze 3. Ayet (104:3:3) | مَالَهُٓ | ماله | mâlehu | malının | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır. | |||||
| 15521 | Hümeze 4. Ayet (104:4:4) | الْحُطَمَةِۘ | الحطمة | l-hutame(ti) | Hutame'ye | ح ط م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır. | |||||
| 15522 | Hümeze 5. Ayet (104:5:4) | الْحُطَمَةُۜ | الحطمة | l-hutame(tu) | Hutame | ح ط م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hutame’nin ne olduğunu sen ne bileceksin? | |||||
| 15523 | Hümeze 6. Ayet (104:6:2) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir. | |||||
| 15524 | Hümeze 6. Ayet (104:6:3) | الْمُوقَدَةُۙ | الموقدة | l-mûkade(tu) | tutuşturulmuş | و ق د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir. | |||||
| 15525 | Hümeze 7. Ayet (104:7:1) | اَلَّت۪ي | التي | elletî | ki | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir. | |||||
| 15526 | Hümeze 7. Ayet (104:7:4) | الْاَفْـِٔدَةِۜ | الافـدة | l-ef-ide(ti) | gönüllere | ف أ د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir. | |||||
| 15527 | Fîl 1. Ayet (105:1:1) | اَلَمْ | الم | elem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? | |||||
| 15528 | Fîl 1. Ayet (105:1:7) | الْف۪يلِۜ | الفيل | l-fîl(i) | fil | ف ي ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? | |||||
| 15529 | Fîl 2. Ayet (105:2:1) | اَلَمْ | الم | elem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? | |||||
| 15530 | Kureyş 2. Ayet (106:2:3) | الشِّتَٓاءِ | الشتاء | şşitâ-i | kış | ش ت و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin. | |||||
| 15531 | Kureyş 2. Ayet (106:2:4) | وَالصَّيْفِۚ | والصيف | ve ssayf(i) | ve yaz | ص ي ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin. | |||||
| 15532 | Kureyş 3. Ayet (106:3:4) | الْبَيْتِۙ | البيت | l-beyt(i) | evin | ب ي ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin. | |||||
| 15533 | Kureyş 4. Ayet (106:4:1) | اَلَّذ۪ٓي | الذي | elleżî | o ki | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4. Kureyş’i ısındırıp alıştırdığı; onları kışın (Yemen’e) ve yazın (Şam’a) yaptıkları yolculuğa ısındırıp alıştırdığı için, Kureyş de, kendilerini besleyip açlıklarını gideren ve onları korkudan emin kılan bu evin (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsin. | |||||
| 15534 | Mâ'ûn 1. Ayet (107:1:2) | الَّذ۪ي | الذي | lleżî | kimseyi | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! | |||||
| 15535 | Mâ'ûn 1. Ayet (107:1:4) | بِالدّ۪ينِۜ | بالدين | bi-ddîn(i) | dini | د ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! | |||||
| 15536 | Mâ'ûn 2. Ayet (107:2:2) | الَّذ۪ي | الذي | lleżî | ٱلَّذِى | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. | |||||
| 15537 | Mâ'ûn 2. Ayet (107:2:4) | الْيَت۪يمَۙ | اليتيم | l-yetîm(e) | öksüzü | ي ت م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. | |||||
| 15538 | Mâ'ûn 3. Ayet (107:3:5) | الْمِسْك۪ينِۜ | المسكين | l-miskîn(i) | yoksulu | س ك ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. | |||||
| 15539 | Mâ'ûn 5. Ayet (107:5:1) | اَلَّذ۪ينَ | الذين | elleżîne | ki | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar namazlarını ciddiye almazlar. | |||||
| 15540 | Mâ'ûn 6. Ayet (107:6:1) | اَلَّذ۪ينَ | الذين | elleżîne | ki | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. | |||||
| 15541 | Mâ'ûn 7. Ayet (107:7:2) | الْمَاعُونَ | الماعون | l-mâ’ûn(e) | en ufak bir yardımı | م ع ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ufacık bir yardıma bile engel olurlar. | |||||
| 15542 | Kevser 1. Ayet (108:1:3) | الْكَوْثَرَۜ | الكوثر | l-kevśer(a) | Kevser'i | ك ث ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik. | |||||
| 15543 | Kevser 3. Ayet (108:3:4) | الْاَبْتَرُ | الابتر | l-ebter(u) | sonu kesik olandır | ب ت ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.[591] | |||||
| 15544 | Kâfirûn 1. Ayet (109:1:4) | الْكَافِرُونَۙ | الكافرون | l-kâfirûn(e) | inkar edenler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey Kâfirler!” | |||||
| 15545 | Nasr 1. Ayet (110:1:4) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3. Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. | |||||
| 15546 | Nasr 1. Ayet (110:1:5) | وَالْفَتْحُۙ | والفتح | vel-feth(u) | ve fetih | ف ت ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3. Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. | |||||
| 15547 | Nasr 2. Ayet (110:2:2) | النَّاسَ | الناس | nnâse | insanların | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3. Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. | |||||
| 15548 | Nasr 2. Ayet (110:2:6) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3. Allah’ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah’ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O’ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. | |||||
| 15549 | Tebbet 2. Ayet (111:2:4) | مَالُهُ | ماله | mâluhu | malı | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. | |||||