| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2350 | Nisâ 51. Ayet (4:51:11) | وَالطَّاغُوتِ | والطاغوت | ve-ttâġûti | ve tağut'a | ط غ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar “cibt”e ve “tâğût”a[121] inanıyorlar. İnkâr edenler için de, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar. | |||||
| 2351 | Nisâ 51. Ayet (4:51:18) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimseler- | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar “cibt”e ve “tâğût”a[121] inanıyorlar. İnkâr edenler için de, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar. | |||||
| 2352 | Nisâ 52. Ayet (4:52:2) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | ٱلَّذِى | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ın lânet ettiği kimselerdir. Allah, kime lânet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın. | |||||
| 2353 | Nisâ 52. Ayet (4:52:4) | اللّٰهُۜ | الله | (A)llâh(u) | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ın lânet ettiği kimselerdir. Allah, kime lânet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın. | |||||
| 2354 | Nisâ 52. Ayet (4:52:7) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ın lânet ettiği kimselerdir. Allah, kime lânet ederse, artık ona asla bir yardımcı bulamazsın. | |||||
| 2355 | Nisâ 53. Ayet (4:53:5) | الْمُلْكِ | الملك | l-mulki | mülk- | م ل ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler. | |||||
| 2356 | Nisâ 53. Ayet (4:53:9) | النَّاسَ | الناس | nnâse | insanlara | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler. | |||||
| 2357 | Nisâ 54. Ayet (4:54:3) | النَّاسَ | الناس | nnâse | insanlara | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 2358 | Nisâ 54. Ayet (4:54:7) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 2359 | Nisâ 54. Ayet (4:54:12) | اٰلَ | ال | âle | soyuna | أ و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 2360 | Nisâ 54. Ayet (4:54:14) | الْكِتَابَ | الكتاب | l-kitâbe | Kitabı | ك ت ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 2361 | Nisâ 54. Ayet (4:54:15) | وَالْحِكْمَةَ | والحكمة | vel-hikmete | ve hikmeti | ح ك م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122] | |||||
| 2362 | Nisâ 56. Ayet (4:56:2) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimseleri | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2363 | Nisâ 56. Ayet (4:56:15) | الْعَذَابَۜ | العذاب | l-’ażâb(e) | azabı | ع ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2364 | Nisâ 56. Ayet (4:56:17) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2365 | Nisâ 57. Ayet (4:57:1) | وَالَّذ۪ينَ | والذين | velleżîne | kimseleri | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. | |||||
| 2366 | Nisâ 57. Ayet (4:57:4) | الصَّالِحَاتِ | الصالحات | ssâlihâti | iyi işler | ص ل ح |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. | |||||
| 2367 | Nisâ 57. Ayet (4:57:10) | الْاَنْهَارُ | الانهار | l-enhâru | ırmaklar | ن ه ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. | |||||
| 2368 | Nisâ 57. Ayet (4:57:11) | خَالِد۪ينَ | خالدين | ḣâlidîne | kalacaklardır | خ ل د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. | |||||
| 2369 | Nisâ 58. Ayet (4:58:2) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2370 | Nisâ 58. Ayet (4:58:6) | الْاَمَانَاتِ | الامانات | l-emânâti | emanetleri | أ م ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2371 | Nisâ 58. Ayet (4:58:7) | اِلٰٓى | الى | ilâ | إِلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2372 | Nisâ 58. Ayet (4:58:12) | النَّاسِ | الناس | nnâsi | insanlar | ن و س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2373 | Nisâ 58. Ayet (4:58:15) | بِالْعَدْلِۜ | بالعدل | bil-’adl(i) | adaletle | ع د ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2374 | Nisâ 58. Ayet (4:58:17) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2375 | Nisâ 58. Ayet (4:58:22) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2376 | Nisâ 59. Ayet (4:59:3) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimseler | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2377 | Nisâ 59. Ayet (4:59:6) | اللّٰهَ | الله | (A)llâhe | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2378 | Nisâ 59. Ayet (4:59:8) | الرَّسُولَ | الرسول | rrasûle | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2379 | Nisâ 59. Ayet (4:59:10) | الْاَمْرِ | الامر | l-emri | buyruk | أ م ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2380 | Nisâ 59. Ayet (4:59:17) | اِلَى | الى | ila | إِلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2381 | Nisâ 59. Ayet (4:59:18) | اللّٰهِ | الله | (A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2382 | Nisâ 59. Ayet (4:59:19) | وَالرَّسُولِ | والرسول | ve-rrasûli | ve Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2383 | Nisâ 59. Ayet (4:59:23) | بِاللّٰهِ | بالله | bi(A)llâhi | Allah'a | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2384 | Nisâ 59. Ayet (4:59:24) | وَالْيَوْمِ | واليوم | vel-yevmi | ve gününe | ي و م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2385 | Nisâ 59. Ayet (4:59:25) | الْاٰخِرِۜ | الاخر | l-âḣir(i) | ahiret | أ خ ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan ulu’l-emre (idarecilere) de. Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.[123] Bu, daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir. | |||||
| 2386 | Nisâ 60. Ayet (4:60:1) | اَلَمْ | الم | elem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2387 | Nisâ 60. Ayet (4:60:3) | اِلَى | الى | ilâ | إِلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2388 | Nisâ 60. Ayet (4:60:4) | الَّذ۪ينَ | الذين | lleżîne | kimseleri | ٱلَّذِى |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2389 | Nisâ 60. Ayet (4:60:10) | اِلَيْكَ | اليك | ileyke | sana | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2390 | Nisâ 60. Ayet (4:60:18) | اِلَى | الى | ilâ | إِلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2391 | Nisâ 60. Ayet (4:60:19) | الطَّاغُوتِ | الطاغوت | ttâġûti | tağuta | ط غ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2392 | Nisâ 60. Ayet (4:60:26) | الشَّيْطَانُ | الشيطان | şşeytânu | Şeytan da | ش ط ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2393 | Nisâ 60. Ayet (4:60:29) | ضَلَالًا | ضلالا | dalâlen | sapkınlıkla | ض ل ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 2394 | Nisâ 61. Ayet (4:61:4) | تَعَالَوْا | تعالوا | te’âlev | gelin | ع ل و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 2395 | Nisâ 61. Ayet (4:61:5) | اِلٰى | الى | ilâ | إِلَىٰ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 2396 | Nisâ 61. Ayet (4:61:8) | اللّٰهُ | الله | (A)llâhu | Allah'ın | اللَّهُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 2397 | Nisâ 61. Ayet (4:61:9) | وَاِلَى | والى | ve ilâ | ve | إِلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 2398 | Nisâ 61. Ayet (4:61:10) | الرَّسُولِ | الرسول | rrasûli | Elçiye | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||
| 2399 | Nisâ 61. Ayet (4:61:12) | الْمُنَافِق۪ينَ | المنافقين | l-munâfikîne | o ikiyüzlülerin | ن ف ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) ve Peygambere gelin” dendiği zaman, onların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün. | |||||