"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
3800 - 3850 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
3800 En'am 95. Ayet (6:95:11) الْمَيِّتِ الميت l-meyyiti ölüyü م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
3801 En'am 95. Ayet (6:95:13) الْحَيِّۜ الحي l-hayy(i) diri- ح ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
3802 En'am 95. Ayet (6:95:15) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
3803 En'am 96. Ayet (6:96:1) فَالِقُ فالق fâliku karanlığı yarıp ف ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
3804 En'am 96. Ayet (6:96:2) الْاِصْبَاحِۚ الاصباح l-isbâhi sabahı ortaya çıkarmış ص ب ح
Diyanet İşleri (Yeni) O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
3805 En'am 96. Ayet (6:96:4) الَّيْلَ اليل lleyle geceyi ل ي ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
3806 En'am 96. Ayet (6:96:6) وَالشَّمْسَ والشمس ve-şşemse ve güneşi ش م س
Diyanet İşleri (Yeni) O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
3807 En'am 96. Ayet (6:96:7) وَالْقَمَرَ والقمر vel-kamera ve ayı ق م ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
3808 En'am 96. Ayet (6:96:11) الْعَز۪يزِ العزيز l-’azîzi o üstün ع ز ز
Diyanet İşleri (Yeni) O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
3809 En'am 96. Ayet (6:96:12) الْعَل۪يمِ العليم l-’alîm(i) bilen(Allah)ın ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir (ölçüp biçmesidir).
3810 En'am 97. Ayet (6:97:2) الَّذ۪ي الذي lleżî kimse ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
3811 En'am 97. Ayet (6:97:5) النُّجُومَ النجوم -nnucûme yıldızları ن ج م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
3812 En'am 97. Ayet (6:97:10) الْبَرِّ البر l-berri karanın ب ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
3813 En'am 97. Ayet (6:97:11) وَالْبَحْرِۜ والبحر vel-bahr(i) ve denizin ب ح ر
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
3814 En'am 97. Ayet (6:97:14) الْاٰيَاتِ الايات l-âyâti ayetleri أ ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
3815 En'am 98. Ayet (6:98:2) الَّذ۪ٓي الذي lleżî kimse ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
3816 En'am 98. Ayet (6:98:11) الْاٰيَاتِ الايات l-âyâti ayetleri أ ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
3817 En'am 99. Ayet (6:99:2) الَّذ۪ٓي الذي lleżî kimse ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
3818 En'am 99. Ayet (6:99:5) السَّمَٓاءِ السماء ssemâ-i gök- س م و
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
3819 En'am 99. Ayet (6:99:20) النَّخْلِ النخل nnaḣli hurmanın ن خ ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
3820 En'am 99. Ayet (6:99:28) وَالزَّيْتُونَ والزيتون ve-zzeytûne ve zeytin ز ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
3821 En'am 99. Ayet (6:99:29) وَالرُّمَّانَ والرمان ve-rrummâne ve nar ر م ن
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
3822 En'am 99. Ayet (6:99:34) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır.
3823 En'am 100. Ayet (6:100:4) الْجِنَّ الجن l-cinne cinleri ج ن ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.
3824 En'am 100. Ayet (6:100:13) وَتَعَالٰى وتعالى ve te’âlâ ve yücedir ع ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.
3825 En'am 101. Ayet (6:101:2) السَّمٰوَاتِ السموات ssemâvâti gökleri س م و
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O’nun bir eşi olmadığı hâlde, nasıl bir çocuğu olabilir? Hâlbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
3826 En'am 101. Ayet (6:101:3) وَالْاَرْضِۜ والارض vel-ard(i) ve yeri أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O’nun bir eşi olmadığı hâlde, nasıl bir çocuğu olabilir? Hâlbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
3827 En'am 102. Ayet (6:102:2) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.
3828 En'am 102. Ayet (6:102:5) اِلٰهَ اله ilâhe tanrı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.
3829 En'am 102. Ayet (6:102:6) اِلَّا الا illâ başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.
3830 En'am 102. Ayet (6:102:8) خَالِقُ خالق ḣâliku (O) yaratıcısıdır خ ل ق
Diyanet İşleri (Yeni) İşte sizin Rabbiniz Allah. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin. O, her şeye vekil (her şeyi yöneten, görüp gözeten)dir.
3831 En'am 103. Ayet (6:103:3) الْاَبْصَارُۘ الابصار l-ebsâru gözler ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder.”[187] O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
3832 En'am 103. Ayet (6:103:6) الْاَبْصَارَۚ الابصار l-ebsâr(a) gözleri ب ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder.”[187] O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
3833 En'am 103. Ayet (6:103:8) اللَّط۪يفُ اللطيف llatîfu latiftir ل ط ف
Diyanet İşleri (Yeni) Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder.”[187] O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
3834 En'am 103. Ayet (6:103:9) الْخَب۪يرُ الخبير l-ḣabîr(u) herşeyi haber alandır خ ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder.”[187] O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.
3835 En'am 105. Ayet (6:105:3) الْاٰيَاتِ الايات l-âyâti ayetleri أ ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Sen iyi ders almışsın” desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur’an’ı) açıklayalım diye âyetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.[189]
3836 En'am 106. Ayet (6:106:4) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir.
3837 En'am 106. Ayet (6:106:8) اِلٰهَ اله ilâhe tanrı أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir.
3838 En'am 106. Ayet (6:106:9) اِلَّا الا illâ başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir.
3839 En'am 106. Ayet (6:106:13) الْمُشْرِك۪ينَ المشركين l-muşrikîn(e) ortak koşanlar- ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Allah’a ortak koşanlardan yüz çevir.
3840 En'am 107. Ayet (6:107:3) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.
3841 En'am 108. Ayet (6:108:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimselere ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.
3842 En'am 108. Ayet (6:108:7) اللّٰهِ الله (A)llâhi Allah'tan اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.
3843 En'am 108. Ayet (6:108:9) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.
3844 En'am 108. Ayet (6:108:19) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Allah’ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah’a söverler. Böylece her ümmete yaptıklarını süslü gösterdik. Sonra dönüşleri ancak Rablerinedir. O, yapmakta olduklarını kendilerine bildirecektir.
3845 En'am 109. Ayet (6:109:2) بِاللّٰهِ بالله bi(A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”
3846 En'am 109. Ayet (6:109:12) الْاٰيَاتُ الايات l-âyâtu Mu'cizeler أ ي ي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”
3847 En'am 109. Ayet (6:109:14) اللّٰهِ الله (A)llâh(i) Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer kendilerine (başka) bir mucize gelirse, mutlaka ona inanacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır. O mucizeler geldiği vakit de inanmayacaklarını siz ne bileceksiniz?”
3848 En'am 111. Ayet (6:111:4) اِلَيْهِمُ اليهم ileyhimu onlara إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
3849 En'am 111. Ayet (6:111:5) الْمَلٰٓئِكَةَ الملئكة l-melâikete melekleri م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.