"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
4750 - 4800 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
4750 Enfal 28. Ayet (8:28:0) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah('a gelince) اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki mallarınız ve çoluk çocuğunuz birer deneme aracıdır. Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.
4751 Enfal 29. Ayet (8:29:0) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
4752 Enfal 29. Ayet (8:29:0) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'tan اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
4753 Enfal 29. Ayet (8:29:0) وَاللّٰهُ والله va(A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
4754 Enfal 29. Ayet (8:29:0) الْفَضْلِ الفضل l-fadli lutuf ف ض ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
4755 Enfal 29. Ayet (8:29:0) الْعَظ۪يمِ العظيم l-’azîm(i) büyük ع ظ م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.
4756 Enfal 30. Ayet (8:30:0) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
4757 Enfal 30. Ayet (8:30:0) اللّٰهُۜ الله (A)llâh(u) Allah da اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
4758 Enfal 30. Ayet (8:30:0) وَاللّٰهُ والله va(A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
4759 Enfal 30. Ayet (8:30:0) الْمَاكِر۪ينَ الماكرين l-mâkirîn(e) tuzak kuranların م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
4760 Enfal 31. Ayet (8:31:0) قَالُوا قالوا kâlû dediler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler.
4761 Enfal 31. Ayet (8:31:0) اِلَّٓا الا illâ ancak إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler.
4762 Enfal 31. Ayet (8:31:0) الْاَوَّل۪ينَ الاولين l-evvelîn(e) evvelkilerin أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara karşı âyetlerimiz okunduğu zaman, “Duyduk, istesek biz de bunun benzerini elbette söyleriz. Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” dediler.
4763 Enfal 32. Ayet (8:32:0) قَالُوا قالوا kâlû demişlerdi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi.
4764 Enfal 32. Ayet (8:32:0) اللّٰهُمَّ اللهم (A)llâhumme Allah'ım أ ل ه
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi.
4765 Enfal 32. Ayet (8:32:0) الْحَقَّ الحق l-hakka bir gerçek ح ق ق
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi.
4766 Enfal 32. Ayet (8:32:0) السَّمَٓاءِ السماء ssemâ-i gökten س م و
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi.
4767 Enfal 32. Ayet (8:32:0) اَل۪يمٍ اليم elîm(in) acıklı أ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani onlar, “Ey Allah’ım, eğer şu (Kur’an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir” demişlerdi.
4768 Enfal 33. Ayet (8:33:0) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.
4769 Enfal 33. Ayet (8:33:0) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.
4770 Enfal 34. Ayet (8:34:0) اَلَّا الا ellâ  أَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Mescid-i Haram’dan (mü’minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
4771 Enfal 34. Ayet (8:34:0) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Mescid-i Haram’dan (mü’minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
4772 Enfal 34. Ayet (8:34:0) الْمَسْجِدِ المسجد l-mescidi Mescid-i س ج د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Mescid-i Haram’dan (mü’minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
4773 Enfal 34. Ayet (8:34:0) الْحَرَامِ الحرام l-harâmi haramdan ح ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Mescid-i Haram’dan (mü’minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
4774 Enfal 34. Ayet (8:34:0) اِلَّا الا illâ sadece إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Mescid-i Haram’dan (mü’minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
4775 Enfal 34. Ayet (8:34:0) الْمُتَّقُونَ المتقون l-muttekûne korunanlardır و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar Mescid-i Haram’dan (mü’minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onlara ne diye azap etmesin? Oranın bakımına ehil olanlar ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlardır. Fakat onların çoğu bilmez.
4776 Enfal 35. Ayet (8:35:0) الْبَيْتِ البيت l-beyti Beyt(ullah) ب ي ت
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Kâ’be’nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.[249]
4777 Enfal 35. Ayet (8:35:0) اِلَّا الا illâ başka إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Kâ’be’nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.[249]
4778 Enfal 35. Ayet (8:35:0) الْعَذَابَ العذاب l-’ażâbe azabı ع ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onların, Kâ’be’nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı.[249]
4779 Enfal 36. Ayet (8:36:0) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
4780 Enfal 36. Ayet (8:36:0) اَمْوَالَهُمْ اموالهم emvâlehum mallarını م و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
4781 Enfal 36. Ayet (8:36:0) اللّٰهِۜ الله (A)llâh(i) Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
4782 Enfal 36. Ayet (8:36:0) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve kimseler ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
4783 Enfal 36. Ayet (8:36:0) اِلٰى الى ilâ إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir.
4784 Enfal 37. Ayet (8:37:0) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
4785 Enfal 37. Ayet (8:37:0) الْخَب۪يثَ الخبيث l-ḣabîśe murdarı خ ب ث
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
4786 Enfal 37. Ayet (8:37:0) الطَّيِّبِ الطيب ttayyibi temizden ط ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
4787 Enfal 37. Ayet (8:37:0) الْخَب۪يثَ الخبيث l-ḣabîśe bütün murdarları خ ب ث
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
4788 Enfal 37. Ayet (8:37:0) الْخَاسِرُونَ۟ الخاسرون l-ḣâsirûn(e) ziyana uğrayanlar خ س ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
4789 Enfal 38. Ayet (8:38:0) الْاَوَّل۪ينَ الاولين l-evvelîn(e) öncekilerin أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Muhammed! İnkâr edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilâhî kanun devam etmiş olacaktır.[250]
4790 Enfal 39. Ayet (8:39:0) الدّ۪ينُ الدين ddînu din د ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
4791 Enfal 39. Ayet (8:39:0) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
4792 Enfal 40. Ayet (8:40:0) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır!
4793 Enfal 40. Ayet (8:40:0) الْمَوْلٰى المولى l-mevlâ sahip و ل ي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır!
4794 Enfal 40. Ayet (8:40:0) النَّص۪يرُ النصير nnasîr(u) yardımcıdır ن ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse bilin ki Allah sizin dostunuzdur. O, ne güzel dosttur; O, ne güzel yardımcıdır!
4795 Enfal 41. Ayet (8:41:0) الْقُرْبٰى القربى l-kurbâ ve akrabalara ق ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
4796 Enfal 41. Ayet (8:41:0) وَالْيَتَامٰى واليتامى vel-yetâmâ ve yetimlere ي ت م
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
4797 Enfal 41. Ayet (8:41:0) وَالْمَسَاك۪ينِ والمساكين vel-mesâkîni ve yoksullara س ك ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
4798 Enfal 41. Ayet (8:41:0) السَّب۪يلِۙ السبيل ssebîli yolcu(lar)a س ب ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
4799 Enfal 41. Ayet (8:41:0) بِاللّٰهِ بالله bi(A)llâhi Allah'a اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.