"ال" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 15568 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Fatiha 1. Ayet (1:1:2) اللَّهِ الله (A)llâhi Allah'ın اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bismillâhirrahmânirrahîm.[1][2][3]
2 Fatiha 1. Ayet (1:1:3) الرَّحْمَٰنِ الرحمن rrahmâni Rahman ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bismillâhirrahmânirrahîm.[1][2][3]
3 Fatiha 1. Ayet (1:1:4) الرَّحِيمِ الرحيم rrahîm(i) Rahim ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bismillâhirrahmânirrahîm.[1][2][3]
4 Fatiha 2. Ayet (1:2:1) اَلْحَمْدُ الحمد el-hamdu hamdolsun ح م د
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
5 Fatiha 2. Ayet (1:2:4) الْعَالَم۪ينَۙ العالمين l-’âlemîn(e) Alemlerin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
6 Fatiha 3. Ayet (1:3:1) اَلرَّحْمٰنِ الرحمن errahmâni (O) Rahman'dır ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
7 Fatiha 3. Ayet (1:3:2) الرَّح۪يمِۙ الرحيم rrahîm(i) Rahim'dir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
8 Fatiha 4. Ayet (1:4:1) مَالِكِ مالك mâliki sahibidir م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
9 Fatiha 4. Ayet (1:4:3) الدّ۪ينِۜ الدين ddîn(i) Din د ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
10 Fatiha 6. Ayet (1:6:2) الصِّرَاطَ الصراط ssirâta yola ص ر ط
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
11 Fatiha 6. Ayet (1:6:3) الْمُسْتَق۪يمَۙ المستقيم l-mustakîm(e) doğru ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
12 Fatiha 7. Ayet (1:7:2) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne onlar ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
13 Fatiha 7. Ayet (1:7:6) الْمَغْضُوبِ المغضوب l-maġdûbi gazabedilmiş olanların غ ض ب
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
14 Fatiha 7. Ayet (1:7:9) الضَّٓالّ۪ينَ الضالين ddâllîn(e) sapmışların ض ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
15 Bakara 1. Ayet (2:1:1) الٓمٓۚ الم Elif Lâm Mîm Elif Lâm Mîm الٓمٓ
Diyanet İşleri (Yeni) Elif Lâm Mîm.[8]
16 Bakara 2. Ayet (2:2:2) الْكِتَابُ الكتاب l-kitâbu Kitap ك ت ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.
17 Bakara 3. Ayet (2:3:1) اَلَّذ۪ينَ الذين elleżîne onlar ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gaybe[9] inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
18 Bakara 3. Ayet (2:3:3) بِالْغَيْبِ بالغيب bil-ġaybi gayba غ ي ب
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gaybe[9] inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
19 Bakara 3. Ayet (2:3:5) الصَّلٰوةَ الصلوة ssalâte namazlarını ص ل و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gaybe[9] inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
20 Bakara 4. Ayet (2:4:1) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve onlar ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
21 Bakara 4. Ayet (2:4:5) اِلَيْكَ اليك ileyke sana إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
22 Bakara 4. Ayet (2:4:10) وَبِالْاٰخِرَةِ وبالاخرة ve bil-âḣirati ve ahirete de أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
23 Bakara 5. Ayet (2:5:8) الْمُفْلِحُونَ المفلحون l-muflihûn(e) umduklarına erenler ف ل ح
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar Rab’lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.
24 Bakara 6. Ayet (2:6:2) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne ki ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.[10]
25 Bakara 7. Ayet (2:7:2) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
26 Bakara 8. Ayet (2:8:2) النَّاسِ الناس nnâsi insanlardan ن و س
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan, inanmadıkları hâlde, “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler de vardır.
27 Bakara 8. Ayet (2:8:6) بِاللّٰهِ بالله bi(A)llâhi Allaha اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan, inanmadıkları hâlde, “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler de vardır.
28 Bakara 8. Ayet (2:8:7) وَبِالْيَوْمِ وباليوم ve bil-yevmi ve gününe ي و م
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan, inanmadıkları hâlde, “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler de vardır.
29 Bakara 8. Ayet (2:8:8) الْاٰخِرِ الاخر l-âḣiri ahiret أ خ ر
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan, inanmadıkları hâlde, “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler de vardır.
30 Bakara 9. Ayet (2:9:2) اللّٰهَ الله (A)llâhe Allah'ı اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
31 Bakara 9. Ayet (2:9:3) وَالَّذ۪ينَ والذين velleżîne ve kimseleri ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
32 Bakara 9. Ayet (2:9:7) اِلَّٓا الا illâ başkasını إِلَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlar Allah’ı ve mü’minleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatırlar da farkında değillerdir.
33 Bakara 10. Ayet (2:10:5) اللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.
34 Bakara 10. Ayet (2:10:9) اَل۪يمٌۙ اليم elîmun acı أ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır.
35 Bakara 11. Ayet (2:11:7) الْاَرْضِۙ الارض l-ardi yeryüzünde أ ر ض
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.
36 Bakara 11. Ayet (2:11:8) قَالُٓوا قالوا kâlû derler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bunlara, “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde, “Biz ancak ıslah edicileriz!” derler.
37 Bakara 12. Ayet (2:12:1) اَلَٓا الا elâ İyi bilin ki أَلَا
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.
38 Bakara 12. Ayet (2:12:4) الْمُفْسِدُونَ المفسدون l-mufsidûne bozgunculardır ف س د
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.
39 Bakara 13. Ayet (2:13:7) النَّاسُ الناس nnâsu insanların ن و س
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.[11] İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
40 Bakara 13. Ayet (2:13:8) قَالُٓوا قالوا kâlû derler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.[11] İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
41 Bakara 13. Ayet (2:13:12) السُّفَهَٓاءُۜ السفهاء ssufehâ(u) beyinsizlerin س ف ه
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.[11] İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
42 Bakara 13. Ayet (2:13:13) اَلَٓا الا elâ iyi bilin ki أَلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.[11] İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
43 Bakara 13. Ayet (2:13:16) السُّفَهَٓاءُ السفهاء ssufehâu asıl beyinsizler س ف ه
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler.[11] İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
44 Bakara 14. Ayet (2:14:3) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne kimselere ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerle karşılaştıkları zaman, “İnandık” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, “Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz” derler.
45 Bakara 14. Ayet (2:14:5) قَالُٓوا قالوا kâlû derler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerle karşılaştıkları zaman, “İnandık” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, “Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz” derler.
46 Bakara 14. Ayet (2:14:9) اِلٰى الى ilâ ile إِلَىٰ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerle karşılaştıkları zaman, “İnandık” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, “Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz” derler.
47 Bakara 14. Ayet (2:14:11) قَالُٓوا قالوا kâlû derler ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerle karşılaştıkları zaman, “İnandık” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, “Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz” derler.
48 Bakara 15. Ayet (2:15:1) اَللّٰهُ الله (A)llâhu Allah اللَّهُ
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
49 Bakara 16. Ayet (2:16:2) الَّذ۪ينَ الذين lleżîne ٱلَّذِى
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.
50 Bakara 16. Ayet (2:16:4) الضَّلَالَةَ الضلالة ddalâlete sapıklığı ض ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.