"امنا" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 44 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nûr 55. Ayet (24:55:26) اَمْنًاۜ امنا emnâ(en) (tam) bir güvene أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
2 Bakara 250. Ayet (2:250:11) اَقْدَامَنَا اقدامنا akdâmenâ ayaklarımızı ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) (Tâlût’un askerleri) Câlût ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kâfir kavme karşı bize yardım et.”
3 Âl-i İmran 147. Ayet (3:147:15) اَقْدَامَنَا اقدامنا akdâmenâ ayaklarımızı ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) Onların sözleri ancak, “Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et” demekten ibaretti.
4 Fussilet 29. Ayet (41:29:13) اَقْدَامِنَا اقدامنا akdâminâ ayaklarımızın ق د م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.”
5 Âl-i İmran 97. Ayet (3:97:9) اٰمِنًاۜ امنا âminâ(en) güvene erer أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim[97] vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır.)
6 Fussilet 40. Ayet (41:40:17) اٰمِنًا امنا âminen güvenle أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
7 Bakara 126. Ayet (2:126:8) اٰمِنًا امنا âminen güvenli أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah’a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır” demişti. Allah da, “İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!” demişti.
8 İbrahim 35. Ayet (14:35:8) اٰمِنًا امنا âminen güvenli أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut.”
9 Kasas 57. Ayet (28:57:13) اٰمِنًا امنا âminen güvenli أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız” dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
10 Ankebut 67. Ayet (29:67:6) اٰمِنًا امنا âminen güvenli أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
11 Âl-i İmran 193. Ayet (3:193:10) فَاٰمَنَّاۗ فامنا fe-âmennâ hemen inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Biz, ‘Rabbinize iman edin’ diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla. Kötülüklerimizi ört. Canımızı iyilerle beraber al.”
12 Mâide 59. Ayet (5:59:10) اٰمَنَّا امنا âmennâ iman ediyoruz أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey kitap ehli! Sadece Allah’a, bize indirilene ve daha önce indirilmiş olan (ilâhî kitap)lara inandığımızdan ve çoğunuzun da fasıklar olmasından ötürü bizden hoşlanmıyorsunuz.”
13 Bakara 8. Ayet (2:8:5) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan, inanmadıkları hâlde, “Allah’a ve ahiret gününe inandık” diyenler de vardır.
14 Bakara 14. Ayet (2:14:6) اٰمَنَّاۚ امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerle karşılaştıkları zaman, “İnandık” derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, “Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz” derler.
15 Bakara 76. Ayet (2:76:6) اٰمَنَّاۚ امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”
16 Bakara 136. Ayet (2:136:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Deyin ki: “Biz Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ ve İsa’ya verilen (Tevrat ve İncil) ile bütün diğer peygamberlere Rab’lerinden verilene iman ettik. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz ve biz ona teslim olmuş kimseleriz.”
17 Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:36) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
18 Âl-i İmran 16. Ayet (3:16:5) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 16,17. (Bunlar), “Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru” diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda gönülden boyun büküp divan duranlar, Allah yolunda harcayanlar ve seherlerde (Allah’tan) bağışlanma dileyenlerdir.
19 Âl-i İmran 52. Ayet (3:52:16) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İsa, onların inkârlarını sezince, “Allah yolunda yardımcılarım kim?” dedi. Havariler, “Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız” dediler.
20 Âl-i İmran 53. Ayet (3:53:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber’e uyduk. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz.”
21 Âl-i İmran 84. Ayet (3:84:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’a, bize indirilene (Kur’an’a), İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve Yakuboğullarına indirilene, Mûsâ’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilene inandık. Onlardan hiçbirini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz O’na teslim olanlarız.”
22 Âl-i İmran 119. Ayet (3:119:13) اٰمَنَّاۗ امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz hâlde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman “inandık” derler. Ama kendi başlarına kaldıklarında, size karşı kinlerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: “Öfkenizden ölün!” Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.
23 Mâide 41. Ayet (5:41:13) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler[150], sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: “Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının.” Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.[151] Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.
24 Mâide 61. Ayet (5:61:4) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Yanınıza) küfürle girip yine (yanınızdan) küfürle çıktıkları hâlde, size geldiklerinde “İnandık” dediler. Allah, onların saklamakta oldukları şeyi daha iyi bilir.
25 Mâide 83. Ayet (5:83:18) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamber’e indirileni (Kur’an’ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. “Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed’in ümmeti) ile[156] beraber yaz” derler.
26 Mâide 111. Ayet (5:111:10) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hani bir de, “Bana ve Peygamberime iman edin” diye havarilere[167] ilham etmiştim. Onlar da “İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol” demişlerdi.
27 A'raf 121. Ayet (7:121:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Âlemlerin Rabbine iman ettik” dediler.
28 Tâhâ 70. Ayet (20:70:5) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Mûsâ’nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, “Hârûn ve Mûsâ’nın Rabbine inandık” dediler.
29 Tâhâ 73. Ayet (20:73:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”
30 Mü'minûn 109. Ayet (23:109:8) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Kullarımdan, “Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın” diyen bir grup var idi.
31 Nûr 47. Ayet (24:47:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Münâfıklar), “Allah’a ve peygambere inandık ve itaat ettik” derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Hâlbuki onlar inanmış değillerdir.
32 Şu'arâ 47. Ayet (26:47:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Âlemlerin Rabbine inandık” dediler.
33 Kasas 53. Ayet (28:53:5) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an kendilerine okunduğu zaman, “Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık” derler.
34 Ankebut 2. Ayet (29:2:7) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar, “İnandık” demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.
35 Ankebut 10. Ayet (29:10:5) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlardan öyleleri vardır ki, “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, “Biz de sizinle beraberdik” derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?
36 Ankebut 46. Ayet (29:46:14) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: “Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilâhımız ve sizin ilâhınız birdir (aynı ilâhtır). Biz sadece O’na teslim olmuş kimseleriz.”
37 Sebe' 52. Ayet (34:52:2) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Azabı görünce), “ona inandık derler” ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan)[446] iman elde etmek nasıl mümkün olur?
38 Mü'min 84. Ayet (40:84:5) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Azabımızı gördükleri zaman, “Yalnız Allah’a inandık; O’na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik” dediler.
39 Hucurât 14. Ayet (49:14:3) اٰمَنَّاۜ امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîler “İman ettik” dediler. De ki: “İman etmediniz. (Öyle ise, “iman ettik” demeyin.) “Fakat boyun eğdik” deyin.[500] Henüz iman kalplerinize girmedi. Eğer Allah’a ve Peygamberine itaat ederseniz, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
40 Cin 13. Ayet (72:13:5) اٰمَنَّا امنا âmennâ inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.”
41 A'raf 126. Ayet (7:126:6) اٰمَنَّا امنا âmennâ inanmamız أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Sen sırf, Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde iman ettiğimiz için bize hınç duyuyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.”
42 Mülk 29. Ayet (67:29:4) اٰمَنَّا امنا âmennâ inanmışızdır أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O, Rahmân’dır. O’na iman ettik, yalnızca O’na tevekkül ettik. Siz, kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!”
43 Bakara 125. Ayet (2:125:6) وَاَمْنًاۜ وامنا ve emnen ve güven yeri أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, biz Kâbe’yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den[34] kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun.”
44 Cin 2. Ayet (72:2:4) فَاٰمَنَّا فامنا fe-âmennâ ve inandık أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2. (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”