"اولم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 36 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 260. Ayet (2:260:10) اَوَلَمْ اولم evelem yoksa  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
2 Âl-i İmran 165. Ayet (3:165:1) اَوَلَمَّٓا اولما eve-lemmâ için mi? لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Onların (müşriklerin) başına (Bedir’de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, “Bu, nereden başımıza geldi?” dediniz, öyle mi? De ki: “O (musibet), kendinizdendir.” Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
3 A'raf 100. Ayet (7:100:1) اَوَلَمْ اولم eve-lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
4 A'raf 184. Ayet (7:184:0) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar düşünmediler mi ki (çok iyi tanıdıkları, kendileriyle iç içe yaşamış olan) arkadaşlarında (Peygamber’de) delilikten eser yoktur. O, ancak apaçık bir uyarıcıdır.
5 A'raf 185. Ayet (7:185:0) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama[237], Allah’ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki, bundan sonra artık hangi söze inanacaklar?
6 Ra'd 41. Ayet (13:41:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O’nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.
7 İbrahim 44. Ayet (14:44:18) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?”
8 Hicr 70. Ayet (15:70:2) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik” dediler.
9 Nahl 48. Ayet (16:48:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah’a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.
10 İsrâ 99. Ayet (17:99:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın kendileri gibilerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Allah onlar için, hakkında hiçbir şüphe bulunmayan bir ecel belirlemiştir. Fakat zalimler ancak inkârda direttiler.
11 Tâhâ 133. Ayet (20:133:7) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İnanmayanlar, “Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!” dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur’an) onlara gelmedi mi?
12 Enbiyâ 30. Ayet (21:30:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?
13 Şu'arâ 7. Ayet (26:7:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzüne bakmazlar mı, orada her türden nice güzel ve yararlı bitkiler bitirdik.
14 Şu'arâ 197. Ayet (26:197:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?
15 Kasas 48. Ayet (28:48:13) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara katımızdan gerçek gelince, “Mûsâ’ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi” dediler. Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen (mucize)leri inkâr etmemişler miydi? Onlar, “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor” dediler. “Biz hepsini inkâr ediyoruz” dediler.
16 Kasas 57. Ayet (28:57:9) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, “Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız” dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
17 Kasas 78. Ayet (28:78:7) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
18 Ankebut 19. Ayet (29:19:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.[418]
19 Ankebut 51. Ayet (29:51:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi?[419] Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.
20 Ankebut 67. Ayet (29:67:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
21 Rum 8. Ayet (30:8:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kendi nefisleri(nin yaratılış incelikleri) hakkında hiç düşünmediler mi? Hem Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır. Şüphesiz insanların birçoğu Rablerine kavuşacaklarını inkâr ediyorlar.
22 Rum 9. Ayet (30:9:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Yine) onlar, yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha kuvvetli idiler. Yeryüzünü sürüp işlemişler ve orayı kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Onlara da peygamberleri apaçık deliller getirmişlerdi. Allah, onlara asla zulmediyor değildi. Fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
23 Rum 37. Ayet (30:37:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
24 Secde 26. Ayet (32:26:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hâlâ duymayacaklar mı?
25 Secde 27. Ayet (32:27:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?
26 Fâtır 37. Ayet (35:37:12) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar cehennemde, “Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim” diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) “Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.”
27 Fâtır 44. Ayet (35:44:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah’ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.
28 Yâsîn 71. Ayet (36:71:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Görmediler mi ki, biz onlar için, ellerimizin (kudretimizin) eseri olan hayvanlar yarattık da onlar bu hayvanlara sahip oluyorlar.
29 Yâsîn 77. Ayet (36:77:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.
30 Zümer 52. Ayet (39:52:1) اَوَلَمْ اولم evelem mi?  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
31 Mü'min 21. Ayet (40:21:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlü ve yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Böyle iken Allah, günahları sebebiyle onları yakaladı. Onları Allah’ın azabından koruyacak hiç kimse olmadı.
32 Mü'min 50. Ayet (40:50:2) اَوَلَمْ اولم evelem -miydi?  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Cehennem bekçileri) derler ki: “Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?” Onlar, “Evet, getirmişti” derler. (Bekçiler), “Öyleyse kendiniz yalvarın” derler. Şüphesiz kâfirlerin duası boşunadır.
33 Fussilet 15. Ayet (41:15:13) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı.
34 Fussilet 53. Ayet (41:53:12) اَوَلَمْ اولم evelem mi?  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Varlığımızın delillerini, (kâinattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?
35 Ahkaf 33. Ayet (46:33:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
36 Mülk 19. Ayet (67:19:1) اَوَلَمْ اولم evelem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Üstlerinde kanat çırparak uçan kuşlara bakmazlar mı? Onları (havada) ancak Rahmân tutuyor. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla görendir.