| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 42. Ayet (6:42:7) | فَاَخَذْنَاهُمْ | فاخذناهم | fe-eḣażnâhum | onları yakalayıp cezalandırmıştık | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık. | |||||
| 2 | En'am 44. Ayet (6:44:16) | اَخَذْنَاهُمْ | اخذناهم | eḣażnâhum | onları yakaladık | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar. | |||||
| 3 | A'raf 95. Ayet (7:95:14) | فَاَخَذْنَاهُمْ | فاخذناهم | fe-eḣażnâhum | biz de onları yakaladık | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra kötülüğün (sıkıntı ve darlığın) yerine iyiliği (bolluk ve genişliği) getirdik. Nihayet çoğaldılar ve (nankörlük edip): “Atalarımız da darlığa uğramış ve bolluğa kavuşmuşlardı” dediler. Biz de, farkında değillerken onları ansızın yakaladık. | |||||
| 4 | A'raf 96. Ayet (7:96:15) | فَاَخَذْنَاهُمْ | فاخذناهم | fe-eḣażnâhum | biz de onları yakaladık | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer, o memleketlerin halkları iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, elbette onların üstüne gökten ve yerden nice bereketler(in kapılarını) açardık. Fakat onlar yalanladılar, biz de kendilerini işledikleri günahlarından dolayı yakalayıverdik. | |||||
| 5 | Mü'minûn 76. Ayet (23:76:2) | اَخَذْنَاهُمْ | اخذناهم | eḣażnâhum | biz onları yakaladık | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O’na yalvarıp yakarmadılar. | |||||
| 6 | Zuhruf 48. Ayet (43:48:10) | وَاَخَذْنَاهُمْ | واخذناهم | ve eḣażnâhum | ve onları yakaladık | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık. | |||||
| 7 | Kamer 42. Ayet (54:42:4) | فَاَخَذْنَاهُمْ | فاخذناهم | fe-eḣażnâhum | biz de onları yakaladık | أ خ ذ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık. | |||||