| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Müddessir 39. Ayet (74:39:2) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | adamları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak ahiret mutluluğuna eren kimseler başka.[565] | |||||
| 2 | Nisâ 47. Ayet (4:47:24) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | adamlarını | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir. | |||||
| 3 | Yâsîn 55. Ayet (36:55:2) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | halkı | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz cennetlikler o gün nimetlerle meşguldürler, zevk sürerler. | |||||
| 4 | A'raf 44. Ayet (7:44:4) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | halkına | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cennetlikler cehennemliklere, “Rabbimizin bize va’dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va’dettiğini gerçek buldunuz mu?” diye seslenirler. Onlar, “Evet” derler. O zaman aralarında bir duyurucu, “Allah’ın lâneti zalimlere!” diye seslenir. | |||||
| 5 | A'raf 46. Ayet (7:46:10) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | halkına | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur[216], A’râf[217] üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, “Selâm olsun size!” diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar. | |||||
| 6 | A'raf 50. Ayet (7:50:4) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | halkına | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennemlikler de cennetliklere, “Ne olur, sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın” diye çağrışırlar. Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler. | |||||
| 7 | Yâsîn 13. Ayet (36:13:4) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | halkını | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti. | |||||
| 8 | Müddessir 31. Ayet (74:31:3) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | muhafızları | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır. | |||||
| 9 | Kalem 17. Ayet (68:17:5) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | sahiplerine | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz, vaktiyle “bahçe sahipleri”ne belâ verdiğimiz gibi, onlara (Mekkeli inkârcılara) da belâ verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah erkenden (fakirler gelmeden) bahçenin ürünlerini devşirmeye yemin etmişlerdi. | |||||
| 10 | Kehf 9. Ayet (18:9:4) | اَصْحَابَ | اصحاب | ashâbe | sahiplerinin | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa sen, (sadece) Ashab-ı Kehf ve Ashab-ı Rakîm’i mi bizim ibret verici delillerimizden sandın?[325] | |||||
| 11 | Furkan 38. Ayet (25:38:3) | وَاَصْحَابَ | واصحاب | ve ashâbe | ve halkını | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd ve Semûd kavimlerini, Ress halkını[393] ve bunların arasında pek çok nesilleri de helâk ettik. | |||||
| 12 | Ankebut 15. Ayet (29:15:2) | وَاَصْحَابَ | واصحاب | ve ashâbe | ve halkını | ص ح ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de onu (Nûh’u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret kıldık. | |||||