| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 90. Ayet (4:90:28) | وَاَلْقَوْا | والقوا | ve elkav | ve isterlerse | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir. | |||||
| 2 | A'raf 116. Ayet (7:116:4) | اَلْقَوْا | القوا | elkav | atınca | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Mûsâ), “Siz atın” dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar. | |||||
| 3 | Yunus 81. Ayet (10:81:0) | اَلْقَوْا | القوا | elkav | attıkları | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sihirbazlar atacaklarını atınca, Mûsâ dedi ki: “Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzeltmez. | |||||
| 4 | Nahl 86. Ayet (16:86:15) | فَاَلْقَوْا | فالقوا | fe-elkav | söz atarlar | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye laf atacaklar. | |||||
| 5 | Nahl 87. Ayet (16:87:1) | وَاَلْقَوْا | والقوا | ve elkav | ve olurlar | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar o gün Allah’a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur. | |||||
| 6 | Şu'arâ 44. Ayet (26:44:1) | فَاَلْقَوْا | فالقوا | fe-elkav | sonra attılar | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve “Firavun’un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz” dediler. | |||||