"اَمَّا" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 55 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 26. Ayet (2:26:12) فَاَمَّا فاما fe-emmâ gerçekten أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.[12]
2 Bakara 26. Ayet (2:26:20) وَاَمَّا واما ve emme ve ise أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.[12]
3 Âl-i İmran 7. Ayet (3:7:14) فَاَمَّا فاما fe-emmâ gerçekten أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) O, sana Kitab’ı indirendir. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir.[84] Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.
4 Âl-i İmran 56. Ayet (3:56:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “İnkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim. Onların hiç yardımcıları da olmayacaktır.”
5 Âl-i İmran 57. Ayet (3:57:1) وَاَمَّا واما ve emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükâfatlarını tastamam verecektir. Allah, zalimleri sevmez.”
6 Âl-i İmran 106. Ayet (3:106:6) فَاَمَّا فاما fe-emmâ o zaman أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir.
7 Âl-i İmran 107. Ayet (3:107:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ise أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
8 Nisâ 173. Ayet (4:173:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
9 Nisâ 173. Ayet (4:173:11) وَاَمَّا واما ve emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha da fazlasını verecektir. Allah’a kulluk etmekten çekinenlere ve büyüklük taslayanlara gelince; (Allah) onları elem dolu bir azaba uğratacaktır ve onlar kendilerine Allah’tan başka bir dost ve yardımcı da bulamayacaklardır.
10 Nisâ 175. Ayet (4:175:1) فَاَمَّا فاما fe emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.
11 En'am 143. Ayet (6:143:14) اَمَّا اما emmâ yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) O, (hayvanlardan) sekiz eşi de yaratandır: (Erkek ve dişi olarak) koyundan iki, keçiden de iki. Ey Muhammed! De ki: “Allah iki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bilerek haber verin.”
12 En'am 144. Ayet (6:144:12) اَمَّا اما emmâ yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: “İki erkeği mi haram kıldı, iki dişiyi mi? Yoksa iki dişinin rahimlerinde bulunan (yavru)ları mı? Yoksa Allah size bunları haram ettiğinde, orada hazır mı idiniz!?” İnsanları bilgisizce saptırmak için Allah’a karşı yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.[199]
13 Tevbe 124. Ayet (9:124:0) فَاَمَّا فاما fe-emmâ fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Herhangi bir sûre indirildiğinde, içlerinden, (alaylı bir şekilde) “Bu hanginizin imanını artırdı?” diyenler olur. İman etmiş olanlara gelince, inen sûre onların imanını artırmıştır. Onlar bunu birbirlerine müjdelerler.
14 Tevbe 125. Ayet (9:125:0) وَاَمَّا واما ve emmâ fakat gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kâfir olarak ölüp gitmişlerdir.
15 Hûd 106. Ayet (11:106:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.
16 Hûd 108. Ayet (11:108:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ve أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedî kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.
17 Yusuf 41. Ayet (12:41:9) وَاَمَّا واما ve emmâ أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir.”
18 Yusuf 53. Ayet (12:53:6) لَاَمَّارَةٌ لامارة le-emmâratun daima emredicidir أ م ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.
19 Ra'd 17. Ayet (13:17:28) فَاَمَّا فاما fe-emmâ ne zaman ki أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.
20 Ra'd 17. Ayet (13:17:32) وَاَمَّا واما ve emmâ ve أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek için ateşte erittikleri şeylerden de böyle köpük olur. İşte Allah, hak ile batıla böyle misal getirir. Köpüğe gelince sönüp gider. İnsanlara yararlı olan ise yerde kalır. İşte Allah, böyle misaller verir.
21 Kehf 79. Ayet (18:79:1) اَمَّا اما emmâ أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı.”
22 Kehf 80. Ayet (18:80:1) وَاَمَّا واما ve emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.”
23 Kehf 82. Ayet (18:82:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ise أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Duvar ise şehirdeki iki yetim çocuğa ait idi. Altında onlara ait bir define vardı. Babaları da iyi bir insandı. Rabbin, onların olgunluk çağına ulaşmalarını ve Rabbinden bir rahmet olarak definelerini çıkarmalarını istedi. Bunları ben kendi görüşüme göre yapmadım. İşte senin, sabredemediğin şeylerin içyüzü budur.”
24 Kehf 87. Ayet (18:87:2) اَمَّا اما emmâ أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Zülkarneyn, “Her kim zulmederse, biz onu cezalandıracağız. Sonra o Rabbine döndürülür. O da kendisini görülmedik bir azaba uğratır” dedi.
25 Kehf 88. Ayet (18:88:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ise أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Her kim de iman eder ve salih amel işlerse, ona mükâfat olarak daha güzeli var. (Üstelik) ona emrimizden kolay olanı söyleyeceğiz.”
26 Neml 59. Ayet (27:59:11) اَمَّا اما emmâ yoksa أَم
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Hamd Allah’a mahsustur. Selâm onun seçtiği kullarına.” Allah mı daha hayırlıdır, yoksa onların ortak koştukları mı?
27 Neml 84. Ayet (27:84:11) اَمَّاذَا اماذا emmâżâ yoksa nedir? أَم
Diyanet İşleri (Yeni) Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”
28 Kasas 67. Ayet (28:67:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ ama أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ama tövbe edip iman eden ve salih amel işleyen kimsenin kurtuluşa erenlerden olması umulur.
29 Rum 15. Ayet (30:15:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ ancak أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince, işte onlar cennet bahçelerinde sevindirilirler.
30 Rum 16. Ayet (30:16:1) وَاَمَّا واما ve emmâ fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edip âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.
31 Secde 19. Ayet (32:19:1) اَمَّا اما emmâ fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükâfat olarak Me’vâ cennetleri vardır.
32 Secde 20. Ayet (32:20:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ve fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
33 Fussilet 15. Ayet (41:15:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı.
34 Fussilet 17. Ayet (41:17:1) وَاَمَّا واما ve emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine gelince, biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları çarpmıştı.
35 Câsiye 30. Ayet (45:30:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.
36 Câsiye 31. Ayet (45:31:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ama gelince أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlere gelince, onlara şöyle denir: “Âyetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir kavim olmuş değil miydiniz?”
37 Hâkka 5. Ayet (69:5:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ bu yüzden أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.
38 Hâkka 6. Ayet (69:6:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ve أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Âd kavmine gelince, onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgârla helâk edildi.
39 Hâkka 19. Ayet (69:19:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ o zaman أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: “Gelin, kitabımı okuyun!”
40 Hâkka 25. Ayet (69:25:1) وَاَمَّا واما ve emmâ o zaman أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.”
41 Cin 15. Ayet (72:15:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ise أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) “Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.”
42 Nâzi'ât 37. Ayet (79:37:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ artık أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 37,38,39. Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
43 Nâzi'ât 40. Ayet (79:40:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ama أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 40,41.Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
44 Abese 5. Ayet (80:5:1) اَمَّا اما emmâ ama أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
45 Abese 8. Ayet (80:8:1) وَاَمَّا واما ve emmâ fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9,10. Allah’a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
46 İnşikâk 7. Ayet (84:7:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ ama أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Kime kitabı sağından verilirse,
47 İnşikâk 10. Ayet (84:10:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ve fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat kime kitabı arkasından verilirse,
48 Fecr 15. Ayet (89:15:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ fakat أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, “Rabbim bana ikram etti” der.
49 Leyl 5. Ayet (92:5:1) فَاَمَّا فاما fe-emmâ ama أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 5,6,7. Onun için kim (elinde bulunandan) verir, Allah’a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz.
50 Leyl 8. Ayet (92:8:1) وَاَمَّا واما ve emmâ ama أَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9,10. Fakat, kim cimrilik eder, kendini Allah’a muhtaç görmez ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) yalanlarsa, biz de onu en zor olana kolayca iletiriz.