"اَنَا۬" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 64 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Hûd 35. Ayet (11:35:9) وَاَنَا۬ وانا ve ene ancak ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana âittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”
2 Mâide 28. Ayet (5:28:7) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.”
3 En'am 56. Ayet (6:56:19) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
4 En'am 79. Ayet (6:79:10) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”
5 En'am 104. Ayet (6:104:13) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller[188] geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
6 A'raf 12. Ayet (7:12:9) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi.
7 A'raf 188. Ayet (7:188:0) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.”
8 Yunus 108. Ayet (10:108:0) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur’an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim.”
9 Hûd 29. Ayet (11:29:13) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Buna karşı ben sizden herhangi bir mal da istemiyorum. Benim mükâfatım ancak Allah’a âittir. Ben o iman edenleri (teklifinize uyarak) kovacak da değilim. Çünkü onlar Rablerine kavuşacaklardır. Fakat ben sizin bilgisizce davranan bir toplum olduğunuzu görüyorum.”
10 Hûd 86. Ayet (11:86:9) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer inanan kimselerseniz Allah’ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim.”
11 Yusuf 45. Ayet (12:45:8) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Zindandaki iki kişiden kurtulmuş olanı, nice zamandan sonra (Yûsuf’u) hatırladı ve, “Ben size onun yorumunu haber veririm, hemen beni (zindana) gönderin” dedi.
12 Yusuf 51. Ayet (12:51:23) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, kadınlara, “Yûsuf’tan murad almak istediğiniz zaman derdiniz ne idi?” dedi. Kadınlar, “Hâşâ! Allah için, biz onun bir kötülüğünü bilmiyoruz” dediler. Aziz’in karısı ise, “Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ondan ben murad almak istedim. Şüphesiz Yûsuf doğru söyleyenlerdendir” dedi.
13 Yusuf 69. Ayet (12:69:10) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin’i yanına bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme” dedi.
14 Yusuf 90. Ayet (12:90:6) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Kardeşleri, “Yoksa sen, sen Yûsuf musun?” dediler. O da, “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez” dedi.
15 Yusuf 108. Ayet (12:108:9) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”
16 Yusuf 108. Ayet (12:108:15) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana uyanlar bilerek Allah’a çağırırız. Allah’ın şanı yücedir. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”
17 İbrahim 22. Ayet (14:22:29) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) İş bitirilince şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz. O hâlde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere elem dolu bir azap vardır.”
18 Hicr 49. Ayet (15:49:4) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) 49,50. Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
19 Kehf 34. Ayet (18:34:8) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki: “Benim malım seninkinden daha çok. Adamlardan yana da senden daha üstünüm.”
20 Meryem 19. Ayet (19:19:3) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Cebrail, “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi.
21 Tâhâ 12. Ayet (20:12:2) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”
22 Hacc 49. Ayet (22:49:6) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ey insanlar! Ben sizin için ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
23 Şu'arâ 20. Ayet (26:20:4) وَاَنَا۬ وانا ve ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, şöyle dedi: “Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir hâlde iken (istemeyerek) yaptım.”
24 Şu'arâ 114. Ayet (26:114:2) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben inananları kovacak değilim.”
25 Şu'arâ 115. Ayet (26:115:2) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
26 Neml 9. Ayet (27:9:4) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey Mûsâ! Gerçek şu ki, ben mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’ım.”
27 Neml 39. Ayet (27:39:5) اَنَا۬ انا enâ ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Cinlerden bir ifrit[407], ”Sen yerinden kalkmadan ben onu sana getiririm ve şüphesiz ben, buna güç yetirecek güvenilir biriyim” dedi.
28 Neml 40. Ayet (27:40:7) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Kitaptan bilgisi olan biri, “Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm” dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş hâlde görünce şöyle dedi: “Bu, şükür mü, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni denemek için, Rabbimin bana bir lütfudur. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) Rabbim her bakımdan sınırsız zengindir, cömerttir.”
29 Neml 92. Ayet (27:92:13) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) 91,92. De ki: “Bana ancak, bu beldenin (Mekke’nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana, müslümanlardan olmam ve Kur’an’ı okumam emredildi.” Artık kim doğru yola girerse yalnız kendisi için girer. Kim de doğru yoldan saparsa, de ki: “Ben ancak uyarıcılardanım.”
30 Sâd 65. Ayet (38:65:3) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım. Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan bir Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur.”
31 Sâd 76. Ayet (38:76:2) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) İblis, “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi.
32 Sâd 86. Ayet (38:86:8) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Bundan (tebliğ görevinden) dolayı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ben kendiliğinden yükümlülük altına girenlerden değilim.”
33 Fussilet 6. Ayet (41:6:3) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık O’na yönelin ve O’ndan bağışlanma dileyin. Allah’a ortak koşanların vay hâline!”
34 Zuhruf 52. Ayet (43:52:2) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
35 Ahkaf 9. Ayet (46:9:21) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben türedi bir peygamber değilim.[491] Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyarım. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
36 Kaf 29. Ayet (50:29:6) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Benim katımda söz değiştirilmez ve ben kullara zulmedici değilim.”
37 Mücadele 21. Ayet (58:21:4) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
38 Mülk 26. Ayet (67:26:7) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
39 Nâzi'ât 24. Ayet (79:24:2) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben, sizin en yüce Rabbinizim!” dedi.
40 Kâfirûn 4. Ayet (109:4:2) اَنَا۬ انا ene ben اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.”
41 Sâd 70. Ayet (38:70:6) اَنَا۬ انا ene ben (olduğum için) اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Bana ancak, benim sadece bir uyarıcı olduğum vahyediliyor.”
42 Ankebut 50. Ayet (29:50:14) اَنَا۬ انا ene ben ancak اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!” De ki: “Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
43 Hûd 72. Ayet (11:72:5) وَاَنَا۬ وانا ve ene ben böyle اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Karısı, “Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!” dedi.
44 Bakara 258. Ayet (2:258:21) اَنَا۬ انا ene ben de اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, “Benim Rabbim diriltir, öldürür.” demiş; o da, “Ben de diriltir, öldürürüm” demişti. (Bunun üzerine) İbrahim, “Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, sen de onu batıdan getir” deyince, kâfir şaşırıp kaldı. Zaten Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.
45 Âl-i İmran 81. Ayet (3:81:30) وَاَنَا۬ وانا ve ene ben de اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Allah peygamberlerden, “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti.
46 Kehf 110. Ayet (18:110:3) اَنَا۬ انا ene ben de اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, ‘Sizin ilâh’ınız ancak bir tek ilâhtır” diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa yararlı bir iş yapsın ve Rabbine ibadette kimseyi ortak koşmasın.”
47 Mü'min 42. Ayet (40:42:11) وَاَنَا۬ وانا ve ene ben ise اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Siz beni Allah’ı inkâr etmeye ve hakkında hiçbir bilgim olmayan şeyleri O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi mutlak güç sahibine, çok bağışlayana (Allah’a) çağırıyorum.”
48 Zuhruf 81. Ayet (43:81:6) فَاَنَا۬ فانا fe-ene ben olurdum اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) De ki: “Eğer Rahmân’ın bir çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki ben olurdum.”
49 Nahl 2. Ayet (16:2:17) اَنَا۬ انا ene benden اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, “Benden başka ilâh yoktur. Öyle ise bana karşı gelmekten sakının” diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren vahiy ile melekleri kullarından dilediğine indirir.
50 Tâhâ 14. Ayet (20:14:7) اَنَا۬ انا ene benden اَنَا۬
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphe yok ki ben Allah’ım. Benden başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde bana ibadet et ve beni anmak için namaz kıl.”