"اَنّٰى" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 28 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 223. Ayet (2:223:6) اَنّٰى انى ennâ biçimde أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah’a karşı gelmekten sakının ve her hâlde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü’minleri müjdele.
2 Bakara 247. Ayet (2:247:12) اَنّٰى انى ennâ nasıl أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamberleri onlara, “Allah, size Tâlût’u hükümdar olarak gönderdi” dedi. Onlar, “O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan daha lâyığız. Ona zenginlik de verilmemiştir” dediler. Peygamberleri şöyle dedi: “Şüphesiz Allah, onu sizin üzerinize (hükümdar) seçti, onun bilgisini ve gücünü artırdı.” Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
3 Bakara 259. Ayet (2:259:11) اَنّٰى انى ennâ nasıl أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, “Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?” demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: “Ne kadar (ölü) kaldın?” O, “Bir gün veya bir günden daha az kaldım” diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: “Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?” Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: “Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.”[74]
4 Âl-i İmran 37. Ayet (3:37:21) اَنّٰى انى ennâ nereden? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya’yı[88] da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya, onun bulunduğu bölmeye her girişinde yanında bir yiyecek bulurdu. “Meryem! Bu sana nereden geldi?” derdi. O da “Bu, Allah katından” diye cevap verirdi. Zira Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
5 Âl-i İmran 40. Ayet (3:40:3) اَنّٰى انى ennâ nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Zekeriya, “Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Allah, “Öyledir, ama Allah dilediğini yapar” dedi.
6 Âl-i İmran 47. Ayet (3:47:3) اَنّٰى انى ennâ nasıl أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Meryem), “Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?” dedi. Allah, “Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir” dedi.
7 Âl-i İmran 165. Ayet (3:165:8) اَنّٰى انى ennâ nereden (başımıza geldi) أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onların (müşriklerin) başına (Bedir’de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud’da) sizin başınıza geldiğinde, “Bu, nereden başımıza geldi?” dediniz, öyle mi? De ki: “O (musibet), kendinizdendir.” Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
8 Mâide 75. Ayet (5:75:24) اَنّٰى انى ennâ nasıl أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilâh olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da (haktan) çevriliyorlar.
9 En'am 95. Ayet (6:95:16) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ o halde nasıl أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
10 En'am 101. Ayet (6:101:4) اَنّٰى انى ennâ nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri örnekleri yokken yaratandır. O’nun bir eşi olmadığı hâlde, nasıl bir çocuğu olabilir? Hâlbuki her şeyi O yarattı. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
11 Tevbe 30. Ayet (9:30:0) اَنّٰى انى ennâ nasıl da أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!
12 Yunus 32. Ayet (10:32:0) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ öyleyse nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Hak’tan sonra sadece sapıklık vardır. O hâlde, nasıl oluyor da (Hak’tan) döndürülüyorsunuz?
13 Yunus 34. Ayet (10:34:0) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ artık nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?” De ki: “Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. O hâlde, nasıl oluyor da (haktan) çevriliyorsunuz?”
14 Meryem 8. Ayet (19:8:3) اَنّٰى انى ennâ nasıl olur? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Zekeriyya, “Rabbim!” “Hanımım kısır ve ben de ihtiyarlığın son noktasına ulaşmış iken, benim nasıl çocuğum olur?” dedi.
15 Meryem 20. Ayet (19:20:2) اَنّٰى انى ennâ nasıl أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem, “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi.
16 Mü'minûn 89. Ayet (23:89:4) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ındır” diyecekler. “Öyle ise nasıl aldanıyorsunuz?” de.
17 Ankebut 61. Ayet (29:61:12) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. O hâlde nasıl (haktan) döndürülüyorlar?
18 Sebe' 52. Ayet (34:52:4) وَاَنّٰى وانى ve ennâ ama nasıl olur? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) (Azabı görünce), “ona inandık derler” ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan)[446] iman elde etmek nasıl mümkün olur?
19 Fâtır 3. Ayet (35:3:21) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ nasıl oluyor da? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
20 Yâsîn 66. Ayet (36:66:8) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ ama nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer dileseydik, onların gözlerini büsbütün kör ederdik de (bu hâlde) yola koyulmak için didişirlerdi. Fakat nasıl görecekler ki?!
21 Zümer 6. Ayet (39:6:35) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
22 Mü'min 62. Ayet (40:62:11) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ nasıl da? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) İşte her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Durum bu iken nasıl oluyor da (haktan) döndürülüyorsunuz?
23 Mü'min 69. Ayet (40:69:9) اَنّٰى انى ennâ nasıl da? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın âyetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar?
24 Zuhruf 87. Ayet (43:87:7) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ o halde nasıl? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, “Allah” derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar?
25 Duhân 13. Ayet (44:13:1) اَنّٰى انى ennâ ne kadar uzak أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Nerede onlarda öğüt almak?! Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan bir peygamber gelmişti.
26 Muhammed 18. Ayet (47:18:11) فَاَنّٰى فانى fe-ennâ neden mümkün olsun? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?
27 Münafikun 4. Ayet (63:4:21) اَنّٰى انى ennâ nasıl da? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!
28 Fecr 23. Ayet (89:23:7) وَاَنّٰى وانى ve ennâ artık ne (yararı) var? أ ن ي
Diyanet İşleri (Yeni) 22,23. Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?