| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 47. Ayet (2:47:9) | وَاَنّ۪ي | واني | ve ennî | ve şüphesiz | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın. | |||||
| 2 | Bakara 122. Ayet (2:122:9) | وَاَنّ۪ي | واني | veennî | gerçekten | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın. | |||||
| 3 | Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:5) | اَنّ۪ي | اني | ennî | ben | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.” | |||||
| 4 | Âl-i İmran 195. Ayet (3:195:4) | اَنّ۪ي | اني | ennî | elbette ben | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rableri, onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.” | |||||
| 5 | Enfal 9. Ayet (8:9:0) | اَنّ۪ي | اني | ennî | şüphesiz ben | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Rabbinizden yardım istiyor, yalvarıyordunuz. O da, “Ben size ard arda bin melekle yardım ediyorum” diye cevap vermişti.[243] | |||||
| 6 | Enfal 12. Ayet (8:12:0) | اَنّ۪ي | اني | ennî | şüphesiz ben | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Rabbin meleklere, “Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kâfirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına” diye vahyediyordu. | |||||
| 7 | Hûd 54. Ayet (11:54:13) | اَنّ۪ي | اني | ennî | elbette ben | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 54,55. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilâhlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.” | |||||
| 8 | Yusuf 52. Ayet (12:52:3) | اَنّ۪ي | اني | ennî | benim | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Yûsuf), “Benim böyle yapmam, Aziz’in; yokluğunda, benim kendisine hainlik etmediğimi ve Allah’ın, hainlerin tuzaklarını başarıya ulaştırmayacağını bilmesi içindi” dedi. | |||||
| 9 | Enbiyâ 83. Ayet (21:83:5) | اَنّ۪ي | اني | ennî | gerçekten diye | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eyyûb’u da hatırla. Hani o Rabbine, “Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti. | |||||
| 10 | Sâd 41. Ayet (38:41:7) | اَنّ۪ي | اني | ennî | bana | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani o, Rabbine, “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu” diye seslenmişti. | |||||
| 11 | Kamer 10. Ayet (54:10:3) | اَنّ۪ي | اني | ennî | ben | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O da Rabbine, “Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et” diye dua etti. | |||||
| 12 | Saf 5. Ayet (61:5:11) | اَنّ۪ي | اني | ennî | gerçekten benim | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Mûsâ kavmine, “Ey kavmim! Allah’ın size gönderdiği peygamberi olduğumu bilip durduğunuz hâlde, niçin bana eziyet ediyorsunuz?” demişti. Onlar yoldan sapınca, Allah da kalplerini (doğru yoldan) saptırdı. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez. | |||||
| 13 | Hâkka 20. Ayet (69:20:3) | اَنّ۪ي | اني | ennî | elbette benim | أَنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.” | |||||