"اٰتَيْنَاهُ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 36 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 121. Ayet (2:121:2) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu kendilerine verdiğimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkâr edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
2 Bakara 146. Ayet (2:146:2) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu kendilerine verdiğimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.[39]
3 Bakara 211. Ayet (2:211:5) اٰتَيْنَاهُمْ اتيناهم âteynâhum onlara verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah’ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz Allah, cezası pek çetin olandır.
4 Nisâ 54. Ayet (4:54:16) وَاٰتَيْنَاهُمْ واتيناهم ve âteynâhum ve onlara verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa, insanları; Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.[122]
5 Nisâ 67. Ayet (4:67:2) لَاٰتَيْنَاهُمْ لاتيناهم leâteynâhum kendilerine verirdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükâfat verirdik.
6 Mâide 46. Ayet (5:46:13) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa’yı, önündeki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona, içerisinde hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat’ı doğrulayan, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için doğru yola iletici ve bir öğüt olarak İncil’i verdik.
7 En'am 20. Ayet (6:20:2) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu verdiklerimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.[172] Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
8 En'am 89. Ayet (6:89:3) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu verdiğimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkâr ederlerse, biz onları inkâr etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.[182]
9 En'am 114. Ayet (6:114:12) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu kendilerine verdiğimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) “Size Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indiren O iken ben Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım?” (de). Kendilerine kitap verdiklerimiz de onun, Rabbin katından hak olarak indirilmiş olduğunu bilirler. O hâlde, sakın şüphecilerden olma.[190]
10 A'raf 175. Ayet (7:175:0) اٰتَيْنَاهُ اتيناه âteynâhu kendisine verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz hâlde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat.
11 Yusuf 22. Ayet (12:22:4) اٰتَيْنَاهُ اتيناه âteynâhu ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.
12 Ra'd 36. Ayet (13:36:2) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu verdiğimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, sana indirilen Kur’an ile sevinirler. Fakat (senin aleyhinde olan) gruplardan onun bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: “Ben ancak Allah’a kulluk etmek ve O’na ortak koşmamakla emrolundum. Ben yalnız O’na çağırıyorum ve dönüşüm de yalnız O'nadır.”
13 Hicr 81. Ayet (15:81:1) وَاٰتَيْنَاهُمْ واتيناهم ve âteynâhum ve onlara verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onlara âyetlerimizi vermiştik de onlardan yüz çevirmişlerdi.
14 Nahl 55. Ayet (16:55:3) اٰتَيْنَاهُمْۜ اتيناهم âteynâhum kendilerine verdiğimize أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!
15 Nahl 122. Ayet (16:122:1) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona vermiştik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
16 Kehf 65. Ayet (18:65:5) اٰتَيْنَاهُ اتيناه âteynâhu biz ona vermiştik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.[330]
17 Kehf 84. Ayet (18:84:6) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onu yeryüzünde kudret sahibi kıldık ve kendisine her konuda (amacına ulaşabileceği) bir yol verdik.
18 Meryem 12. Ayet (19:12:6) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. (Yahya, dünyaya gelip büyüyünce onu peygamber yaptık ve kendisine) “Ey Yahya, kitaba sımsıkı sarıl” dedik. Biz, ona daha çocuk iken hikmet ve katımızdan kalp yumuşaklığı ve ruh temizliği vermiştik. O, Allah’tan sakınan, anne babasına iyi davranan bir kimse idi. İsyancı bir zorba değildi.
19 Enbiyâ 74. Ayet (21:74:2) اٰتَيْنَاهُ اتيناه âteynâhu verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
20 Enbiyâ 84. Ayet (21:84:8) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.
21 Kasas 14. Ayet (28:14:5) اٰتَيْنَاهُ اتيناه âteynâhu biz ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.
22 Kasas 52. Ayet (28:52:2) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu verdiklerimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Bu Kur’an’dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.
23 Kasas 76. Ayet (28:76:9) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona vermiştik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Kârûn, Mûsâ’nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: “Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez.”
24 Ankebut 27. Ayet (29:27:10) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Yakub’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.
25 Ankebut 47. Ayet (29:47:6) اٰتَيْنَاهُمُ اتيناهم âteynâhumu kendilerine verdiklerimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler.
26 Ankebut 66. Ayet (29:66:3) اٰتَيْنَاهُمْۙ اتيناهم âteynâhum kendilerine verdiğimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.
27 Rum 34. Ayet (30:34:3) اٰتَيْنَاهُمْۜ اتيناهم âteynâhum kendilerine verdiğimiz أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz.
28 Sebe' 44. Ayet (34:44:2) اٰتَيْنَاهُمْ اتيناهم âteynâhum biz onlara vermemiştik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa biz onlara okuyup inceleyecekleri kitaplar vermedik. Onlara senden önce hiçbir uyarıcı da göndermedik.
29 Sebe' 45. Ayet (34:45:9) اٰتَيْنَاهُمْ اتيناهم âteynâhum onlara verdiklerimizin أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hâlbuki bunlar onlara verdiğimiz şeylerin onda birine bile ulaşamamışlardır. Elçilerimi yalanladılar. Peki, beni inkâr etmenin sonucu nasıl oldu!
30 Fâtır 40. Ayet (35:40:20) اٰتَيْنَاهُمْ اتيناهم âteynâhum biz onlara verdik de أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.
31 Sâffât 117. Ayet (37:117:1) وَاٰتَيْنَاهُمَا واتيناهما ve âteynâhumâ ve onlara verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik.
32 Sâd 20. Ayet (38:20:3) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve kendisine vermiştik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz Davud’un mülkünü güçlendirdik, ona hikmet ve hakla batılı ayıran söz (hüküm verme) yeteneği verdik.
33 Zuhruf 21. Ayet (43:21:2) اٰتَيْنَاهُمْ اتيناهم âteynâhum onlara (mı) vermişiz? أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?
34 Duhân 33. Ayet (44:33:1) وَاٰتَيْنَاهُمْ واتيناهم ve âteynâhum ve onlara verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.
35 Câsiye 17. Ayet (45:17:1) وَاٰتَيْنَاهُمْ واتيناهم ve âteynâhum ve onlara verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
36 Hadîd 27. Ayet (57:27:10) وَاٰتَيْنَاهُ واتيناه ve âteynâhu ve ona verdik أ ت ي
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bunların peşinden ard arda peygamberlerimizi gönderdik. Onların arkasından da Meryem oğlu İsa’yı gönderdik, ona İncil’i verdik ve kendisine uyanların kalplerine şefkat ve merhamet duygusu koyduk. (Kendiliklerinden) icat ettikleri ruhbanlığa[528] gelince; biz onu onlara farz kılmamıştık. Allah’ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat etmişlerdi. Fakat ona da gereği gibi uymadılar. Biz de içlerinden iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat onlardan birçoğu da fasık kimselerdir.