"اٰذَانِهِمْ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 7 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 19. Ayet (2:19:12) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim kulakları أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
2 En'am 25. Ayet (6:25:12) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim kulaklarının أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
3 İsrâ 46. Ayet (17:46:8) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim kulaklarına أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an’ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur’an’da (ibadete lâyık ilâh olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar.[317]
4 Kehf 11. Ayet (18:11:3) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim kulaklarına أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).
5 Kehf 57. Ayet (18:57:21) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim kulaklarının أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.[329]
6 Fussilet 44. Ayet (41:44:21) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim onların kulaklarında أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: “O, inananlar için bir hidayet ve şifâdır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar).”
7 Nûh 7. Ayet (71:7:9) اٰذَانِهِمْ اذانهم âżânihim kulaklarına أ ذ ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Kuşkusuz sen onları bağışlayasın diye kendilerini her davet edişimde parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler, inanmamakta direndiler ve büyük bir kibir gösterdiler.”