| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 58. Ayet (4:58:25) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | görendir | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 2 | Nisâ 134. Ayet (4:134:14) | بَص۪يرًا۟ | بصيرا | basîrâ(n) | görendir | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim dünya sevabı (nimeti) istiyorsa (bilsin ki), dünya sevabı da, ahiret sevabı da Allah katındadır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 3 | Yusuf 93. Ayet (12:93:9) | بَص۪يرًاۚ | بصيرا | basîran | görmeye | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin” dedi. | |||||
| 4 | Yusuf 96. Ayet (12:96:9) | بَص۪يرًاۚ | بصيرا | basîrâ(an) | görür oldu | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Müjdeci gelip gömleği Yakub’un yüzüne koyunca gözleri açılıverdi. Yakub, “Ben size, Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim demedim mi?” dedi. | |||||
| 5 | İsrâ 17. Ayet (17:17:13) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | görücü olarak | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh’tan sonra da nice nesilleri helâk ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter. | |||||
| 6 | İsrâ 30. Ayet (17:30:12) | بَص۪يرًا۟ | بصيرا | basîrâ(n) | görür | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir. | |||||
| 7 | İsrâ 96. Ayet (17:96:11) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | görür | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarından hakkıyla haberdardır, onları hakkıyla görendir.” | |||||
| 8 | Tâhâ 35. Ayet (20:35:4) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | gören | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Çünkü sen bizi hakkıyla görmektesin.” | |||||
| 9 | Tâhâ 125. Ayet (20:125:8) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | görüyor | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum hâlde, niçin beni kör olarak haşrettin?” | |||||
| 10 | Furkan 20. Ayet (25:20:20) | بَص۪يرًا۟ | بصيرا | basîrâ(n) | (herşeyi) görendir | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir. | |||||
| 11 | Ahzab 9. Ayet (33:9:22) | بَص۪يرًاۚ | بصيرا | basîrâ(n) | görmekte | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.[437] | |||||
| 12 | Fâtır 45. Ayet (35:45:25) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | görmektedir | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir. | |||||
| 13 | Fetih 24. Ayet (48:24:19) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | görmektedir | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, Mekke’nin göbeğinde, sizi onlara karşı üstün kıldıktan sonra, onların ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan çekendir. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir. | |||||
| 14 | İnsân 2. Ayet (76:2:10) | بَص۪يرًا | بصيرا | basîrâ(n) | görücü | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz insanı, karışım hâlindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık. | |||||
| 15 | İnşikâk 15. Ayet (84:15:6) | بَص۪يرًاۜ | بصيرا | basîrâ(n) | görmekte | ب ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu. | |||||