| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 64. Ayet (3:64:9) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | bizim aramızda | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin: Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, deyin ki: “Şahit olun, biz müslümanlarız.”[93] | |||||
| 2 | Mâide 25. Ayet (5:25:10) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | aramızı | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsa, “Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır” dedi. | |||||
| 3 | En'am 53. Ayet (6:53:11) | بَيْنِنَاۜ | بيننا | beyninâ | aramız- | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi? | |||||
| 4 | A'raf 87. Ayet (7:87:16) | بَيْنَنَاۚ | بيننا | beynenâ | aramızda | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.” | |||||
| 5 | A'raf 89. Ayet (7:89:36) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | aramızı | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah’a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah’ın dilemesi olmadıkça, sizin dininize dönmemiz bizim için olacak şey değildir. Rabbimiz her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizimle kavmimiz arasında gerçekle hükmet. Çünkü sen hükmedenlerin en hayırlısısın.” | |||||
| 6 | Yunus 29. Ayet (10:29:0) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | aramızda | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şâhit olarak Allah yeter.” | |||||
| 7 | Kehf 94. Ayet (18:94:18) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | bizimle | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cüc ve Me’cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman karşılığında sana bir vergi verelim mi?”[335] | |||||
| 8 | Tâhâ 58. Ayet (20:58:5) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | bizimle | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle.” | |||||
| 9 | Sebe' 26. Ayet (34:26:3) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | hepimizi bir araya | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan,[445] hakkıyla bilendir.” | |||||
| 10 | Sebe' 26. Ayet (34:26:7) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | aramızdakini | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbimiz hepimizi kıyamet günü bir araya toplayacak, sonra da aramızda hak ile hüküm verecektir. O, gerçeği apaçık ortaya koyan,[445] hakkıyla bilendir.” | |||||
| 11 | Sâd 8. Ayet (38:8:5) | بَيْنِنَاۜ | بيننا | beyninâ | aramız- | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7,8. İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar. | |||||
| 12 | Sâd 22. Ayet (38:22:16) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | aramızda | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, “Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler. | |||||
| 13 | Fussilet 5. Ayet (41:5:12) | بَيْنِنَا | بيننا | beyninâ | bizim aramızda var | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “(Ey Muhammed!) Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz örtüler içerisindedir. Kulaklarımızda bir ağırlık, seninle bizim aramızda da bir perde vardır. O hâlde sen (istediğini) yap, şüphesiz biz de (istediğimizi) yapacağız.”[476] | |||||
| 14 | Şûrâ 15. Ayet (42:15:28) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | bizimle | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.” | |||||
| 15 | Şûrâ 15. Ayet (42:15:32) | بَيْنَنَاۚ | بيننا | beynenâ | aramızı | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevâ ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben, Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.” | |||||
| 16 | Kamer 25. Ayet (54:25:5) | بَيْنِنَا | بيننا | beyninâ | aramız- | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir.” | |||||
| 17 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:24) | بَيْنَنَا | بيننا | beynenâ | bizim aramızda | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||