"بَأْسَ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 177. Ayet (2:177:42) الْبَأْسَٓاءِ البأساء l-be/sâi sıkıntıda ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah’a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.
2 Bakara 214. Ayet (2:214:14) الْبَأْسَٓاءُ البأساء l-be/sâu sıkıntı ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü’minler, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah’ın yardımı pek yakındır.
3 Nisâ 84. Ayet (4:84:15) بَأْسَ بأس be/se gücünü ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü’minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.
4 En'am 42. Ayet (6:42:8) بِالْبَأْسَٓاءِ بالبأساء bilbe/sâ-i darlık ile ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senden önce birtakım ümmetlere de peygamberler gönderdik. (Peygamberlerini dinlemediler.) Sonunda, yalvarsınlar da tövbe etsinler diye onları şiddetli yoksulluk ve darlıklarla yakaladık.
5 En'am 65. Ayet (6:65:20) بَأْسَ بأس be/se hıncını ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir.” Bak, anlasınlar diye, âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.
6 En'am 148. Ayet (6:148:22) بَأْسَنَاۜ بأسنا be/senâ azabımızı ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanlar diyecekler ki: “Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: “Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.”
7 A'raf 94. Ayet (7:94:10) بِالْبَأْسَٓاءِ بالبأساء bil-be/sâ-i yoksulluk ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Biz hiçbir memlekete bir peygamber göndermedik ki (karşı çıkmaktan vazgeçip) yalvarıp yakarsınlar diye ora halkını yoksulluk ve sıkıntıya uğratmış olmayalım.
8 Nahl 81. Ayet (16:81:19) بَأْسَكُمْۜ بأسكم be/sekum savaşınızda ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, müslüman olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.
9 Enbiyâ 12. Ayet (21:12:3) بَأْسَنَٓا بأسنا be/senâ azabımızı ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar azabımızı hissedince, hemen oradan süratle kaçıyorlardı.
10 Ahzab 18. Ayet (33:18:12) الْبَأْسَ البأس l-be/se savaşa ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) 18,19. Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah’a kolaydır.
11 Mü'min 84. Ayet (40:84:3) بَأْسَنَا بأسنا be/senâ hışmımızı ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Azabımızı gördükleri zaman, “Yalnız Allah’a inandık; O’na ortak koşmakta olduğumuz şeyleri inkâr ettik” dediler.
12 Mü'min 85. Ayet (40:85:7) بَأْسَنَاۜ بأسنا be/senâ hışmımızı ب أ س
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkârcılar hüsrana uğradılar.