| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 28. Ayet (6:28:2) | بَدَا | بدا | bedâ | göründü | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar. | |||||
| 2 | A'raf 29. Ayet (7:29:15) | بَدَاَكُمْ | بداكم | bede-ekum | ilkin sizi yarattığı | ب د أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.” | |||||
| 3 | Yusuf 35. Ayet (12:35:2) | بَدَا | بدا | bedâ | uygun geldi | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onlar, Yûsuf’un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular. | |||||
| 4 | Yusuf 76. Ayet (12:76:1) | فَبَدَاَ | فبدا | fe-bede-e | (aramağa) başladı | ب د أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunun üzerine Yûsuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kardeşinin yükünden çıkardı. İşte biz Yûsuf’a böyle bir plan öğrettik. Yoksa kralın kanunlarına göre kardeşini alıkoyamazdı. Ancak Allah’ın dilemesi başka. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Her ilim sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır. | |||||
| 5 | Ankebut 20. Ayet (29:20:7) | بَدَاَ | بدا | bede-e | başladı | ب د أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.” | |||||
| 6 | Secde 7. Ayet (32:7:6) | وَبَدَاَ | وبدا | ve bede-e | ve başladı | ب د أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı. | |||||
| 7 | Zümer 47. Ayet (39:47:18) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve karşılarına çıkmıştır | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer yeryüzünde bulunan her şey tümüyle ve onlarla beraber bir o kadarı da zulmedenlerin olsa, kıyamet günü kötü azaptan kurtulmak için elbette onları verirlerdi. Artık, hiç hesap etmedikleri şeyler Allah tarafından karşılarına çıkmıştır. | |||||
| 8 | Zümer 48. Ayet (39:48:1) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve görünmüştür | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır. | |||||
| 9 | Câsiye 33. Ayet (45:33:1) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve göründü | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir. | |||||
| 10 | Mümtehine 4. Ayet (60:4:23) | وَبَدَا | وبدا | ve bedâ | ve belirmiştir | ب د و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538] | |||||