| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 56. Ayet (2:56:2) | بَعَثْنَاكُمْ | بعثناكم | be’aśnâkum | sizi tekrar diriltmiştik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik. | |||||
| 2 | Mâide 12. Ayet (5:12:7) | وَبَعَثْنَا | وبعثنا | ve be’aśnâ | ve göndermiştik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekâtı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkâr ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.” | |||||
| 3 | A'raf 103. Ayet (7:103:2) | بَعَثْنَا | بعثنا | be’aśnâ | gönderdik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkâr ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu. | |||||
| 4 | Yunus 74. Ayet (10:74:0) | بَعَثْنَا | بعثنا | be’aśnâ | gönderdik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz. | |||||
| 5 | Yunus 75. Ayet (10:75:0) | بَعَثْنَا | بعثنا | be’aśnâ | gönderdik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Mûsâ ve Hârûn’u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular. | |||||
| 6 | Nahl 36. Ayet (16:36:2) | بَعَثْنَا | بعثنا | be’aśnâ | biz gönderdik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan[303] kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün. | |||||
| 7 | İsrâ 5. Ayet (17:5:5) | بَعَثْنَا | بعثنا | be’aśnâ | gönderdik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir va’d idi. | |||||
| 8 | Kehf 12. Ayet (18:12:2) | بَعَثْنَاهُمْ | بعثناهم | be’aśnâhum | onları uyandırdık | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onları uyandırdık ki, iki zümreden hangisinin bekledikleri süreyi daha iyi hesap ettiğini bilelim. | |||||
| 9 | Kehf 19. Ayet (18:19:2) | بَعَثْنَاهُمْ | بعثناهم | be’aśnâhum | onları dirilttik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: “Ne kadar kaldınız”? dedi. (Bir kısmı) “Bir gün, ya da bir günden az”, dediler. (Diğerleri de) şöyle dediler: “Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Şimdi siz birinizi şu gümüş para ile kente gönderin de baksın; (şehir halkından) hangisinin yiyeceği daha temiz ve lezzetli ise ondan size bir rızık getirsin. Ayrıca, çok nazik davransın (da dikkat çekmesin) ve sizi hiçbir kimseye sakın sezdirmesin.” | |||||
| 10 | Furkan 51. Ayet (25:51:3) | لَبَعَثْنَا | لبعثنا | le-be’aśnâ | gönderirdik | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik. | |||||