"بَعْضٍ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 56 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 36. Ayet (2:36:11) لِبَعْضٍ لبعض li-ba’din kiminize ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, “Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır” dedik.
2 Bakara 76. Ayet (2:76:11) بَعْضٍ بعض ba’din bazısı- ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”
3 Bakara 85. Ayet (2:85:27) بِبَعْضٍۚ ببعض bi-ba’d(in) bir kısmını ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu hâlde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab’ın (Tevrat’ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
4 Bakara 145. Ayet (2:145:19) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) diğerlerinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.
5 Bakara 251. Ayet (2:251:19) بِبَعْضٍ ببعض bi-ba’din bir kısmıyle ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût’u öldürdü. Allah, ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah’ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir.
6 Bakara 253. Ayet (2:253:6) بَعْضٍۢ بعض ba’din kimine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah’ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa’ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkâr edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lâkin Allah dilediğini yapar.[69]
7 Âl-i İmran 34. Ayet (3:34:4) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) bazısı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34. Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
8 Âl-i İmran 195. Ayet (3:195:16) بَعْضٍۚ بعض ba’d(in) birbirinizdensiniz ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Rableri, onlara şu karşılığı verdi: “Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden hiçbir çalışanın amelini zayi etmeyeceğim. Sizler birbirinizdensiniz. Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun, günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan cennetlere koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır.”
9 Nisâ 21. Ayet (4:21:7) بَعْضٍ بعض ba’din bazınıza ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?
10 Nisâ 25. Ayet (4:25:22) بَعْضٍۚ بعض ba’d(in) birbiriniz- ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
11 Nisâ 32. Ayet (4:32:9) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır. Allah’tan, O’nun lütfunu isteyin. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
12 Nisâ 34. Ayet (4:34:10) بَعْضٍ بعض ba’din diğerinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.[115] Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı[116] korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.[117] Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.
13 Nisâ 150. Ayet (4:150:14) بِبَعْضٍ ببعض biba’din kimine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 150,151. Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
14 Nisâ 150. Ayet (4:150:16) بِبَعْضٍۙ ببعض biba’din kimini ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 150,151. Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.
15 Mâide 51. Ayet (5:51:12) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) bir kısmının ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.[152]
16 En'am 53. Ayet (6:53:4) بِبَعْضٍ ببعض biba’din kimi ile ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?
17 En'am 65. Ayet (6:65:21) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) kiminizin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin şiddetini kiminize tattırmaya gücü yetendir.” Bak, anlasınlar diye, âyetleri değişik biçimlerde nasıl açıklıyoruz.
18 En'am 112. Ayet (6:112:12) بَعْضٍ بعض ba’din diğerlerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.
19 En'am 128. Ayet (6:128:18) بِبَعْضٍ ببعض biba’din kimimizden ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
20 En'am 165. Ayet (6:165:9) بَعْضٍ بعض ba’din kiminiz ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
21 A'raf 24. Ayet (7:24:4) لِبَعْضٍ لبعض li-ba’din diğerinize ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, dedi ki: “Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır.”
22 Enfal 37. Ayet (8:37:0) بَعْضٍ بعض ba’din diğerinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koymak için böyle yapar. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
23 Enfal 72. Ayet (8:72:0) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) bir kısmının ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
24 Enfal 73. Ayet (8:73:0) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) diğerlerinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.
25 Enfal 75. Ayet (8:75:0) بِبَعْضٍ ببعض biba’din birbirlerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir.
26 Tevbe 67. Ayet (9:67:0) بَعْضٍۢ بعض ba’d(in) diğerlerindendir ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.
27 Tevbe 71. Ayet (9:71:0) بَعْضٍۢ بعض ba’d(in) kimisi ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
28 Tevbe 127. Ayet (9:127:0) بَعْضٍۜ بعض ba’din diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Bir sûre indirildi mi, “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
29 Ra'd 4. Ayet (13:4:19) بَعْضٍ بعض ba’din diğerinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.
30 Nahl 71. Ayet (16:71:5) بَعْضٍ بعض ba’din kiminiz ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
31 İsrâ 21. Ayet (17:21:6) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) kimi ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.
32 İsrâ 55. Ayet (17:55:12) بَعْضٍ بعض ba’d(in) kimi ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.[318]
33 İsrâ 88. Ayet (17:88:18) لِبَعْضٍ لبعض li-ba’din diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”
34 Kehf 99. Ayet (18:99:6) بَعْضٍ بعض ba’d(in) birbiri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sûra üfürülür de onları toptan bir araya getiririz.
35 Tâhâ 123. Ayet (20:123:6) لِبَعْضٍ لبعض li-ba’din diğerinize ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle dedi: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker.”
36 Hacc 40. Ayet (22:40:17) بِبَعْضٍ ببعض bi-ba’din diğer bazılarıyle ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, haksız yere, sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir. Eğer Allah’ın, insanların bir kısmını bir kısmıyla defetmesi olmasaydı, içlerinde Allah’ın adı çok anılan manastırlar, kiliseler, havralar ve mescitler muhakkak yerle bir edilirdi. Şüphesiz ki Allah, kendi dinine yardım edene mutlaka yardım eder. Şüphesiz ki Allah, çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
37 Mü'minûn 91. Ayet (23:91:20) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) diğeri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
38 Nûr 40. Ayet (24:40:17) بَعْضٍۜ بعض ba’din diğerinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut (inkârcıların küfür içindeki hâlleri) derin bir denizdeki karanlıklar gibidir. (Bir deniz ki) onu dalga üstüne dalga kaplıyor, üstünde de bulutlar var. Karanlıklar üstüne karanlıklar. İnsan, elini çıkarsa neredeyse onu bile göremez. Kime Allah nur vermezse, onun için nur diye bir şey yoktur.[389]
39 Nûr 58. Ayet (24:58:42) بَعْضٍۜ بعض ba’d(in) diğerinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
40 Furkan 20. Ayet (25:20:15) لِبَعْضٍ لبعض li-ba’din kiminiz için ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.
41 Ankebut 25. Ayet (29:25:18) بِبَعْضٍ ببعض bi-ba’din diğerini ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.”
42 Ahzab 6. Ayet (33:6:12) بِبَعْضٍ ببعض bi-ba’din diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın Kitab’ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü’minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler.[436] Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır.
43 Sebe' 31. Ayet (34:31:22) بَعْضٍۨ بعض ba’din(i) diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hâllerini bir görsen! Birbirlerine laf çevirip dururlar. Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, “Siz olmasaydınız, biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” derler.
44 Sebe' 42. Ayet (34:42:5) لِبَعْضٍ لبعض li-ba’din diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, “Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın” deriz.
45 Sâffât 27. Ayet (37:27:4) بَعْضٍ بعض ba’din diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
46 Sâffât 50. Ayet (37:50:4) بَعْضٍ بعض ba’din diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Derken birbirlerine yönelip sorarlar.
47 Sâd 22. Ayet (38:22:14) بَعْضٍ بعض ba’din ötekinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Dâvûd’un yanına girmişlerdi de Dâvûd onlardan korkmuştu. Onlar, “Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda adaletle hükmet. Zulmetme ve bizi hak yola ilet” dediler.
48 Sâd 24. Ayet (38:24:15) بَعْضٍ بعض ba’din diğeri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
49 Zuhruf 32. Ayet (43:32:15) بَعْضٍ بعض ba’din ötekiler ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
50 Zuhruf 67. Ayet (43:67:4) لِبَعْضٍ لبعض li-ba’din diğerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.