"بَعْضُهُمْ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 23 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 76. Ayet (2:76:9) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum onların bazısı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?”
2 Bakara 145. Ayet (2:145:16) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum onların bazısı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.
3 Mâide 51. Ayet (5:51:10) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum onların bır kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.[152]
4 En'am 112. Ayet (6:112:10) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.
5 Enfal 72. Ayet (8:72:0) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
6 Enfal 73. Ayet (8:73:0) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bazıları ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler de birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunların gereğini yapmazsanız, yeryüzünde bir karışıklık ve büyük bir bozulma olur.
7 Enfal 75. Ayet (8:75:0) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum birbirlerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir.
8 Tevbe 67. Ayet (9:67:0) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum onların bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.
9 Tevbe 71. Ayet (9:71:0) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum kimisinin ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
10 Tevbe 127. Ayet (9:127:0) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum kimisi ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Bir sûre indirildi mi, “Sizi bir kimse görüyor mu?” diye birbirlerine göz ederler, sonra da sıvışıp giderler. Anlamayan bir toplum olmalarından dolayı, Allah onların kalplerini çevirmiştir.
11 İsrâ 88. Ayet (17:88:17) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum biri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”
12 Mü'minûn 91. Ayet (23:91:18) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum onlardan biri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) 91,92. Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte başka hiçbir ilâh yoktur. Öyle olsaydı, her ilâh kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
13 Ahzab 6. Ayet (33:6:10) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah’ın Kitab’ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü’minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler.[436] Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap’ta yazılıdır.
14 Sebe' 31. Ayet (34:31:20) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler, “Biz bu Kur’an’a da ondan önceki kitaplara da asla inanmayız” dediler. Zalimler, Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman hâllerini bir görsen! Birbirlerine laf çevirip dururlar. Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, “Siz olmasaydınız, biz mutlaka iman eden kimseler olurduk” derler.
15 Fâtır 40. Ayet (35:40:30) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum birbirlerine ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yaratmışlardır?” Yoksa onların göklerde bir ortaklıkları mı var? Yoksa kendilerine bir kitap verdik de, o kitaptan, açık bir delile mi sahip bulunuyorlar? Hayır, zalimler birbirlerine aldatmadan başka hiçbir şey vaad etmezler.
16 Sâffât 27. Ayet (37:27:2) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
17 Sâffât 50. Ayet (37:50:2) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum biri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Derken birbirlerine yönelip sorarlar.
18 Sâd 24. Ayet (38:24:13) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum biri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Davud dedi ki: “Andolsun, senin koyununu kendi koyunlarına katmak istemek suretiyle sana zulmetmiştir. Esasen ortakların pek çoğu birbirine haksızlık eder. Ancak iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar da pek azdır.” Dâvûd, bizim kendisini imtihan ettiğimizi anladı. Derken Rabbinden bağışlama diledi, eğilerek secdeye kapandı ve Allah’a yöneldi.
19 Zuhruf 32. Ayet (43:32:18) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum biri ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.
20 Zuhruf 67. Ayet (43:67:3) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dostlar birbirine düşman olurlar.
21 Câsiye 19. Ayet (45:19:10) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Çünkü onlar, Allah’a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.
22 Tûr 25. Ayet (52:25:2) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum birkısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Birbirlerine dönüp (“Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?” diye) sorarlar.
23 Kalem 30. Ayet (68:30:2) بَعْضُهُمْ بعضهم ba’duhum bir kısmı ب ع ض
Diyanet İşleri (Yeni) Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.