| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 81. Ayet (2:81:1) | بَلٰى | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 2 | Bakara 112. Ayet (2:112:1) | بَلٰى | بلى | belâ | hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, öyle değil! Kim “ihsan”[30] derecesine yükselerek özünü Allah’a teslim ederse, onun mükâfatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir. | |||||
| 3 | Bakara 260. Ayet (2:260:13) | بَلٰى | بلى | belâ | Hayır (inandım) | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” | |||||
| 4 | Âl-i İmran 76. Ayet (3:76:1) | بَلٰى | بلى | belâ | Hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! (Gerçek, onların dediği değil.) Kim sözünü yerine getirir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, şüphesiz Allah da sakınanları sever. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 125. Ayet (3:125:1) | بَلٰٓىۙ | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evet, sabrettiğiniz ve Allah’a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size yardım eder. | |||||
| 6 | En'am 30. Ayet (6:30:12) | بَلٰى | بلى | belâ | evet gerçektir | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rab’lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hâllerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: “Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?” Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş” diyecekler. (Allah), “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek. | |||||
| 7 | A'raf 172. Ayet (7:172:0) | بَلٰىۚۛ | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir. | |||||
| 8 | Nahl 28. Ayet (16:28:13) | بَلٰٓى | بلى | belâ | hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O kâfirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, “Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk” derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) “Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir.” | |||||
| 9 | Nahl 38. Ayet (16:38:10) | بَلٰى | بلى | belâ | hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, “Allah, ölen bir kimseyi diriltmez” diye var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah’ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler. | |||||
| 10 | Sebe' 3. Ayet (34:3:8) | بَلٰى | بلى | belâ | hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, “Kıyamet bize gelmeyecektir” dediler. De ki: “Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne göklerde ve ne de yerde zerre ağırlığında bir şey bile O’ndan gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük ne varsa, hepsi apaçık bir kitaptadır.” | |||||
| 11 | Yâsîn 81. Ayet (36:81:11) | بَلٰى | بلى | belâ | elbette (yaratır) | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onların benzerini yaratmaya gücü yetmez mi? Evet yeter. O, hakkıyla yaratandır, hakkıyla bilendir. | |||||
| 12 | Zümer 59. Ayet (39:59:1) | بَلٰى | بلى | belâ | hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Allah, şöyle diyecek:) “Hayır, öyle değil! Âyetlerim sana geldi de sen onları yalanladın, büyüklük tasladın ve inkârcılardan oldun.” | |||||
| 13 | Zümer 71. Ayet (39:71:28) | بَلٰى | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir. | |||||
| 14 | Mü'min 50. Ayet (40:50:8) | بَلٰىۜ | بلى | belâ | evet (gelirlerdi) | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Cehennem bekçileri) derler ki: “Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?” Onlar, “Evet, getirmişti” derler. (Bekçiler), “Öyleyse kendiniz yalvarın” derler. Şüphesiz kâfirlerin duası boşunadır. | |||||
| 15 | Zuhruf 80. Ayet (43:80:8) | بَلٰى | بلى | belâ | hayır (işitiriz) | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa onların sırlarını ve gizli konuşmalarını duymadığımızı mı sanıyorlar? Hayır öyle değil, yanlarındaki elçilerimiz (melekler) yazmaktadırlar. | |||||
| 16 | Ahkaf 33. Ayet (46:33:17) | بَلٰٓى | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yeteceğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 17 | Ahkaf 34. Ayet (46:34:11) | بَلٰى | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere ateşe sunuldukları gün, “Bu gerçek değil miymiş?” denir. Onlar, “Evet, Rabbimize andolsun ki gerçekmiş” derler. Allah, “Öyle ise inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı azabı tadın!” der. | |||||
| 18 | Hadîd 14. Ayet (57:14:6) | بَلٰى | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.” | |||||
| 19 | Teğabun 7. Ayet (64:7:8) | بَلٰى | بلى | belâ | hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: “Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah’a kolaydır.” | |||||
| 20 | Mülk 9. Ayet (67:9:2) | بَلٰى | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar da şöyle derler: “Evet, bize bir uyarıcı gelmişti. Fakat biz onu yalanlamış ve ‘Allah hiçbir şey indirmemiştir. Siz ancak büyük bir sapıklık içindesiniz’ demiştik.” | |||||
| 21 | Kıyamet 4. Ayet (75:4:1) | بَلٰى | بلى | belâ | evet | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evet bizim, onun parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.[566] | |||||
| 22 | İnşikâk 15. Ayet (84:15:1) | بَلٰىۚۛ | بلى | belâ | hayır | بَلَىٰ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu. | |||||