"بِاَفْوَاهِهِمْ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 6 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 167. Ayet (3:167:25) بِاَفْوَاهِهِمْ بافواههم bi-efvâhihim ağızlarıyla ف و ه
Diyanet İşleri (Yeni) 166,167. İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah’ın izniyledir. Bu da mü’minleri ortaya çıkarması ve münafıklık yapanları belli etmesi içindi. Onlara (münafıklara), “Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunmaya geçin” denildi de onlar, “Eğer savaşmayı bilseydik, arkanızdan gelirdik” dediler. Onlar o gün, imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Oysa Allah, içlerinde gizledikleri şeyi çok iyi bilmektedir.
2 Mâide 41. Ayet (5:41:14) بِاَفْوَاهِهِمْ بافواههم bi-efvâhihim ağızlariyle ف و ه
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler[150], sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: “Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının.” Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.[151] Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır.
3 Tevbe 8. Ayet (9:8:0) بِاَفْوَاهِهِمْ بافواههم bi-efvâhihim ağızlarıyla ف و ه
Diyanet İşleri (Yeni) Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirlerdi. Ağızlarıyla sizi hoşnut etmeye çalışıyorlar, oysa kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların pek çoğu fasık kimselerdir.
4 Tevbe 30. Ayet (9:30:0) بِاَفْوَاهِهِمْۚ بافواههم bi-efvâhihim ağızlarıyla (geveledikleri) ف و ه
Diyanet İşleri (Yeni) Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!
5 Tevbe 32. Ayet (9:32:0) بِاَفْوَاهِهِمْ بافواههم bi-efvâhihim ağızlariyle ف و ه
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoşlanmasalar da Allah, nurunu tamamlamaktan başka bir şeye razı olmaz.
6 Saf 8. Ayet (61:8:5) بِاَفْوَاهِهِمْ بافواههم bi-efvâhihim ağızlarıyle ف و ه
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.