"ب ر أ" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 31 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 54. Ayet (2:54:14) بَارِئِكُمْ بارئكم bâri-ikum yaratıcınıza ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün[17] (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.”
2 Bakara 54. Ayet (2:54:21) بَارِئِكُمْۜ بارئكم bâri-ikum yaratıcınız ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün[17] (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.”
3 Bakara 166. Ayet (2:166:2) تَبَرَّاَ تبرا teberrae uzak durdular ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.
4 Bakara 167. Ayet (2:167:8) فَنَتَبَرَّاَ فنتبرا fe-neteberrae uzak dursaydık ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
5 Bakara 167. Ayet (2:167:11) تَبَرَّؤُ۫ا تبرؤا teberraû uzak durdukları ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.
6 Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:24) وَاُبْرِئُ وابرئ ve ubri-u ve iyileştiririm ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”
7 Nisâ 112. Ayet (4:112:9) بَر۪ٓيـًٔا بريـا berî-en bir suçsuzun ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.
8 Mâide 110. Ayet (5:110:40) وَتُبْرِئُ وتبرئ ve tubri-u ve iyileştiriyordun ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi.
9 En'am 19. Ayet (6:19:35) بَر۪ٓيءٌ بريء berî-un uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir.[171] İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “O, ancak tek bir ilâhtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
10 En'am 78. Ayet (6:78:16) بَر۪ٓيءٌ بريء berî-un uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi.
11 Enfal 48. Ayet (8:48:0) بَر۪ٓيءٌ بريء berî-un uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti.
12 Tevbe 1. Ayet (9:1:0) بَرَٓاءَةٌ براءة berâetun ihtardır ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah ve Resûlünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır:
13 Tevbe 3. Ayet (9:3:0) بَر۪ٓيءٌ بريء berî-un uzaktır ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hacc-ı ekber gününde[254], Allah ve Resûlünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resûlü, Allah’a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah’ı âciz bırakabilecek değilsiniz. İnkârcılara, elem dolu bir azabı müjdele!
14 Tevbe 114. Ayet (9:114:0) تَبَرَّاَ تبرا teberrae uzak durdu ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim’in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi.[263] Onun bir Allah düşmanı olduğu kendisine açıkça belli olunca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz İbrahim, çok içli, yumuşak huylu bir kişiydi.
15 Yunus 41. Ayet (10:41:0) بَر۪ٓيؤُ۫نَ بريؤن berîûne uzaksınız ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar seni yalanlarlarsa, de ki: “Benim işim bana aittir; sizin işiniz de size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız; ben de sizin yapmakta olduğunuz şeylerden uzağım (sorumlu değilim).”
16 Yunus 41. Ayet (10:41:0) بَر۪ٓيءٌ بريء berîun uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar seni yalanlarlarsa, de ki: “Benim işim bana aittir; sizin işiniz de size. Siz benim yaptığımdan uzaksınız; ben de sizin yapmakta olduğunuz şeylerden uzağım (sorumlu değilim).”
17 Hûd 35. Ayet (11:35:10) بَر۪ٓيءٌ بريء berî-un uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana âittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”
18 Hûd 54. Ayet (11:54:14) بَر۪ٓيءٌ بريء berî-un uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) 54,55. Biz sadece şunu söyleriz: “Seni, ilâhlarımızdan biri fena çarpmış.” Hûd, dedi ki: “İşte ben Allah’ı şâhit tutuyorum. Siz de şâhit olun ki, ben sizin Allah’ı bırakıp da O’na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Haydi hepiniz toptan bana tuzak kurun, sonra da bana göz açtırmayın.”
19 Yusuf 53. Ayet (12:53:2) اُبَرِّئُ ابرئ uberri-u ben temize çıkarmam ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.
20 Nûr 26. Ayet (24:26:10) مُبَرَّؤُ۫نَ مبرؤن muberraûne uzaktırlar ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler de kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara lâyıktır.[386] O temiz olanlar, iftiracıların söyledikleri şeylerden uzaktırlar. Onlar için bir bağışlanma ve bolca verilmiş iyi bir rızık vardır.
21 Şu'arâ 216. Ayet (26:216:5) بَر۪ٓيءٌ بريء berîun uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer sana karşı gelirlerse, “Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım” de.
22 Kasas 63. Ayet (28:63:13) تَبَرَّأْنَٓا تبرأنا teberra/nâ uzak olduğumuzu ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Haklarında azap hükmü gerçekleşenler, “Ey Rabbimiz! İşte şunlar bizim azdırdıklarımızdır. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Şimdi de onlardan uzaklaşıp sana döndük. Zaten (gerçekte) onlar bize tapmıyorlardı” diyeceklerdir.
23 Ahzab 69. Ayet (33:69:10) فَبَرَّاَهُ فبراه fe-berraehu onu beraat ettirdi ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Siz Mûsâ’ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Mûsâ, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
24 Zuhruf 26. Ayet (43:26:7) بَرَٓاءٌ براء berâun uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım.”
25 Kamer 43. Ayet (54:43:7) بَرَٓاءَةٌ براءة berâetun bir beraet ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Mekkeliler!) Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?
26 Hadîd 22. Ayet (57:22:16) نَبْرَاَهَاۜ نبراها nebraehâ biz onu yaratmadan ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.
27 Haşr 16. Ayet (59:16:11) بَر۪ٓيءٌ بريء berîun uzağım ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Münafıkların durumu ise tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana, “İnkâr et” der; insan inkâr edince de, “Şüphesiz ben senden uzağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım” der.
28 Haşr 24. Ayet (59:24:4) الْبَارِئُ البارئ l-bâriu Bâri'dir (var eden) ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah’tır. Güzel isimler O’nundur. Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nu tesbih eder. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
29 Mümtehine 4. Ayet (60:4:14) بُرَءٰٓؤُ۬ا برءؤا bura-âu uzağız ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi. Yalnız İbrahim’in, babasına, “Senin için mutlaka bağışlama dileyeceğim. Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez” sözü başka. Onlar şöyle dediler: “Ey Rabbimiz! Ancak sana dayandık, içtenlikle yalnız sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”[538]
30 Beyyine 6. Ayet (98:6:16) الْبَرِيَّةِۜ البرية l-beriyye(ti) yaratılmışların ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.
31 Beyyine 7. Ayet (98:7:9) الْبَرِيَّةِۜ البرية l-beriyye(ti) yaratılmışların ب ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, iman edip, salih ameller işleyenler var ya; işte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar.