"تأكلون" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:33) تَأْكُلُونَ تأكلون te/kulûne yediğinizi أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.”
2 Yusuf 47. Ayet (12:47:14) تَأْكُلُونَ تأكلون te/kulûn(e) yiyeceğiniz أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf dedi ki: “Yedi yıl âdetiniz üzere ekin ekeceksiniz. Yiyeceğiniz az bir miktar hariç, biçtiklerinizi başağında bırakın.”
3 Nahl 5. Ayet (16:5:8) تَأْكُلُونَۖ تأكلون te/kulûn(e) yersiniz أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.
4 Mü'minûn 19. Ayet (23:19:13) تَأْكُلُونَۙ تأكلون te/kulûn(e) yiyorsunuz أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.
5 Mü'minûn 21. Ayet (23:21:15) تَأْكُلُونَۙ تأكلون te/kulûn(e) yersiniz أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.
6 Mü'minûn 33. Ayet (23:33:21) تَأْكُلُونَ تأكلون te/kulûne sizin yediğiniz- أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
7 Fâtır 12. Ayet (35:12:14) تَأْكُلُونَ تأكلون te/kulûne yersiniz أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün.
8 Sâffât 91. Ayet (37:91:6) تَأْكُلُونَۚ تأكلون te/kulûn(e) yemez misiniz? أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”
9 Mü'min 79. Ayet (40:79:9) تَأْكُلُونَۘ تأكلون te/kulûn(e) yemeniz için أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bir kısmına binesiniz, bir kısmını da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır.
10 Zuhruf 73. Ayet (43:73:6) تَأْكُلُونَ تأكلون te/kulûn(e) yersiniz أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz.
11 Zâriyât 27. Ayet (51:27:5) تَأْكُلُونَۘ تأكلون te/kulûn(e) yemez misiniz? أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onu önlerine koydu. “Yemez misiniz?” dedi.
12 Fecr 19. Ayet (89:19:1) وَتَأْكُلُونَ وتأكلون ve te/kulûne ve yiyorsunuz أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.