| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | İsrâ 110. Ayet (17:110:9) | تَدْعُوا | تدعوا | ted’û | çağırsanız | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut. | |||||
| 2 | Furkan 14. Ayet (25:14:2) | تَدْعُوا | تدعوا | ted’û | çağırmayın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Kendilerine) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” (denir.) | |||||
| 3 | Meâric 17. Ayet (70:17:1) | تَدْعُوا | تدعوا | ted’û | çağırır | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. O, (hakka) arka döneni ve (imandan) yüz çevireni; servet toplayıp yığanı kendine çağırır. | |||||
| 4 | Cin 18. Ayet (72:18:5) | تَدْعُوا | تدعوا | ted’û | yalvarmayın | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz mescitler, Allah’ındır. O hâlde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin.” | |||||
| 5 | Muhammed 35. Ayet (47:35:3) | وَتَدْعُٓوا | وتدعوا | ve ted’û | ve davet etmeyin | د ع و |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sakın za’f göstermeyin. Üstün olduğunuz hâlde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir. | |||||