| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 186. Ayet (3:186:5) | وَلَتَسْمَعُنَّ | ولتسمعن | ve letesme’unne | ve (sözler) duyacaksınız | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir. | |||||
| 2 | Enfal 20. Ayet (8:20:0) | تَسْمَعُونَۚ | تسمعون | tesme’ûn(e) | işittiğiniz halde | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve (Kur’an’ı) dinlediğiniz hâlde ondan yüz çevirmeyin. | |||||
| 3 | Yunus 42. Ayet (10:42:0) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | duyurabilecek misin? | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan sana kulak verenler de vardır. Fakat sağırlara, hele akılları da ermiyorsa, sen mi işittireceksin? | |||||
| 4 | Meryem 98. Ayet (19:98:12) | تَسْمَعُ | تسمع | tesme’u | işitiyor (musun?) | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlardan önce nice nesilleri helâk ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor yahut onların bir fısıltısını olsun işitiyor musun? | |||||
| 5 | Tâhâ 108. Ayet (20:108:11) | تَسْمَعُ | تسمع | tesme’u | işitemezsin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin. | |||||
| 6 | Neml 80. Ayet (27:80:3) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | duyuramazsın | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. | |||||
| 7 | Neml 80. Ayet (27:80:6) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | işittiremezsin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. | |||||
| 8 | Neml 81. Ayet (27:81:8) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | sen duyuramazsın | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin. | |||||
| 9 | Kasas 71. Ayet (28:71:19) | تَسْمَعُونَ | تسمعون | tesme’ûn(e) | işitmiyor musunuz? | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ne dersiniz? Allah, üzerinize geceyi kıyamete kadar sürekli kılsaydı, Allah’tan başka hangi ilâh size bir aydınlık getirir? Hâlâ duymayacak mısınız?” | |||||
| 10 | Rum 52. Ayet (30:52:3) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | söz dinletemezsin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin. | |||||
| 11 | Rum 52. Ayet (30:52:6) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | işittiremezsin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin. | |||||
| 12 | Rum 53. Ayet (30:53:8) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | sen işittiremezsin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak âyetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin. | |||||
| 13 | Fussilet 26. Ayet (41:26:5) | تَسْمَعُوا | تسمعوا | tesme’û | dinlemeyin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler dediler ki: “Bu Kur’an’ı dinlemeyin. Baskın çıkmak için o okunurken yaygara koparın.” | |||||
| 14 | Zuhruf 40. Ayet (43:40:2) | تُسْمِعُ | تسمع | tusmi’u | işittireceksin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin? | |||||
| 15 | Münafikun 4. Ayet (63:4:7) | تَسْمَعْ | تسمع | tesma’ | dinlersin | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar! | |||||
| 16 | Gâşiye 11. Ayet (88:11:2) | تَسْمَعُ | تسمع | tesme’u | işitmezler | س م ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada hiçbir boş söz işitmezler. | |||||