| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 80. Ayet (2:80:18) | تَقُولُونَ | تقولون | tekûlûne | söylüyorsunuz | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de dediler ki: “Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır.” Sen onlara de ki: “Siz bunun için Allah’tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?” | |||||
| 2 | Bakara 140. Ayet (2:140:2) | تَقُولُونَ | تقولون | tekûlûne | söylüyor(mu)sunuz | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir. | |||||
| 3 | Nisâ 43. Ayet (4:43:13) | تَقُولُونَ | تقولون | tekûlûne | ne dediğinizi | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır. | |||||
| 4 | En'am 93. Ayet (6:93:41) | تَقُولُونَ | تقولون | tekûlûne | söylüyor | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen! | |||||
| 5 | A'raf 28. Ayet (7:28:17) | اَتَقُولُونَ | اتقولون | e-tekûlûne | mi söylüyorsunuz? | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çirkin bir iş işledikleri vakit, “Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atıyorsunuz?” | |||||
| 6 | Yunus 68. Ayet (10:68:0) | اَتَقُولُونَ | اتقولون | etekûlûne | söylüyor musunuz? | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah, bir çocuk edindi” dediler. O, bundan uzaktır. O, her bakımdan sınırsız zengindir. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Bu konuda elinizde hiçbir delil de yoktur. Allah’a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? | |||||
| 7 | Yunus 77. Ayet (10:77:0) | اَتَقُولُونَ | اتقولون | etekûlûne | böyle mi diyorsunuz? | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi. | |||||
| 8 | İsrâ 40. Ayet (17:40:9) | لَتَقُولُونَ | لتقولون | letekûlûne | söylüyorsunuz | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbiniz erkek çocukları size seçip-ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz.[315] | |||||
| 9 | Nûr 15. Ayet (24:15:4) | وَتَقُولُونَ | وتقولون | ve tekûlûne | ve söylüyorsunuz | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır. | |||||
| 10 | Furkan 19. Ayet (25:19:4) | تَقُولُونَۙ | تقولون | tekûlûne | dedikleriniz | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İlâh edindikleriniz) söyledikleriniz konusunda sizi yalancı çıkardılar. Artık kendinizden azabı savmaya gücünüz yetmeyecek ve kendinize yardım da edemeyeceksiniz. Sizden kim de zulüm ve haksızlık ederse, ona büyük bir azap tattırırız. | |||||
| 11 | Saf 2. Ayet (61:2:6) | تَقُولُونَ | تقولون | tekûlûne | söylüyorsunuz | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? | |||||