| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 93. Ayet (3:93:16) | تُنَزَّلَ | تنزل | tunezzele | indirilmeden | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in (Yakub’un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat’ı getirip okuyun.” | |||||
| 2 | Nisâ 153. Ayet (4:153:5) | تُنَزِّلَ | تنزل | tunezzile | indirmeni | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Mûsâ’dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Mûsâ’ya apaçık bir güç ve yetki verdik. | |||||
| 3 | Tevbe 64. Ayet (9:64:0) | تُنَزَّلَ | تنزل | tunezzele | indirileceğinden | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafıklar, kalplerinde olan şeyleri, yüzlerine karşı açıkça haber verecek bir sûrenin üzerlerine indirilmesinden çekinirler. De ki: “Siz alay ede durun! Allah, çekindiğiniz o şeyi ortaya çıkaracaktır.” | |||||
| 4 | İsrâ 93. Ayet (17:93:15) | تُنَزِّلَ | تنزل | tunezzile | indirmedikçe | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.” | |||||
| 5 | Meryem 64. Ayet (19:64:2) | نَتَنَزَّلُ | نتنزل | netenezzelu | biz inmeyiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Cebrail, şöyle dedi:) “Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O’nundur. Rabbin unutkan değildir.”[348] | |||||
| 6 | Şu'arâ 210. Ayet (26:210:2) | تَنَزَّلَتْ | تنزلت | tenezzelet | indirmedi | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O Kur’an’ı şeytanlar indirmemiştir. | |||||
| 7 | Şu'arâ 221. Ayet (26:221:5) | تَنَزَّلُ | تنزل | tenezzelu | ineceğini | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? | |||||
| 8 | Şu'arâ 222. Ayet (26:222:1) | تَنَزَّلُ | تنزل | tenezzelu | onlar inerler | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, her günahkâr yalancıya inerler. | |||||
| 9 | Fussilet 30. Ayet (41:30:8) | تَتَنَزَّلُ | تتنزل | tetenezzelu | iner | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz “Rabbimiz Allah’tır” deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: “Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) va’dedilmekte olan cennetle sevinin!” | |||||
| 10 | Talak 12. Ayet (65:12:9) | يَتَنَزَّلُ | يتنزل | yetenezzelu | iner | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, yedi göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Allah’ın emri bunlar arasından inip durmaktadır ki, Allah’ın her şeye kadir olduğunu ve Allah’ın her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. | |||||
| 11 | Kadir 4. Ayet (97:4:1) | تَنَزَّلُ | تنزل | tenezzelu | iner de iner | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. | |||||