| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 8. Ayet (7:8:5) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | ağır gelirse | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. | |||||
| 2 | A'raf 187. Ayet (7:187:0) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | O ağır gelmiştir | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir.” Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.” | |||||
| 3 | A'raf 189. Ayet (7:189:0) | اَثْقَلَتْ | اثقلت | eśkalet | (yükü) ağırlaşınca | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan[238] var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler.[239] | |||||
| 4 | Mü'minûn 102. Ayet (23:102:2) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | ağır gelirse | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 5 | Kâri'a 6. Ayet (101:6:3) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | ağır gelirse | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse, | |||||