| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 8. Ayet (7:8:5) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | ağır gelirse | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. | |||||
| 2 | A'raf 187. Ayet (7:187:0) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | O ağır gelmiştir | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir.” Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: “Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar.” | |||||
| 3 | Mü'minûn 102. Ayet (23:102:2) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | ağır gelirse | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. | |||||
| 4 | Kâri'a 6. Ayet (101:6:3) | ثَقُلَتْ | ثقلت | śekulet | ağır gelirse | ث ق ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse, | |||||