"ثَمُودَ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 16 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 A'raf 73. Ayet (7:73:2) ثَمُودَ ثمود śemûde Semud(kavmin)e de ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
2 Tevbe 70. Ayet (9:70:0) وَثَمُودَ وثمود ve śemûde ve Semud ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar, Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
3 Hûd 61. Ayet (11:61:2) ثَمُودَ ثمود śemûde Semud halkına ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilâhınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı.[276] Öyle ise O’ndan bağışlanma dileyin; sonra da O’na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.
4 Hûd 68. Ayet (11:68:7) ثَمُودَا۬ ثمودا śemûde Semud (halkı) ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
5 Hûd 68. Ayet (11:68:12) لِثَمُودَ۟ لثمود li-śemûd(e) Semud halkı ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.
6 İbrahim 9. Ayet (14:9:10) وَثَمُودَۜۛ وثمود ve śemûd(e) ve Semud ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önceki Nûh, Âd, ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah’tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, “Biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz” dediler.
7 İsrâ 59. Ayet (17:59:12) ثَمُودَ ثمود śemûde Semud'a ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.
8 Furkan 38. Ayet (25:38:2) وَثَمُودَا۬ وثمودا ve śemûde ve Semud'u ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Âd ve Semûd kavimlerini, Ress halkını[393] ve bunların arasında pek çok nesilleri de helâk ettik.
9 Neml 45. Ayet (27:45:4) ثَمُودَ ثمود śemûde Semud(kavmin)e ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, “Allah’a kulluk edin” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.
10 Ankebut 38. Ayet (29:38:2) وَثَمُودَا۬ وثمودا ve śemûde ve Semud'u ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi.
11 Mü'min 31. Ayet (40:31:6) وَثَمُودَ وثمود ve śemûde ve Semud'un ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) 30,31. İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.”
12 Fussilet 13. Ayet (41:13:9) وَثَمُودَۜ وثمود ve śemûd(e) ve Semud'un ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse, onlara de ki: “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım.”
13 Zâriyât 43. Ayet (51:43:2) ثَمُودَ ثمود śemûde Semud'da ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, “Bir süreye kadar faydalanın bakalım” denmişti.
14 Necm 51. Ayet (53:51:1) وَثَمُودَا۬ وثمودا ve śemûde ve Semud'u ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) 50,51. Şüphesiz O, önce gelen Âd kavmini ve Semûd kavmini helâk etti ve hiç kimseyi bırakmadı.
15 Büruc 18. Ayet (85:18:2) وَثَمُودَۜ وثمود ve śemûd(e) ve Semud'un ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18. Orduların, Firavun ve Semûd’un haberi sana geldi mi?
16 Fecr 9. Ayet (89:9:1) وَثَمُودَ وثمود ve śemûde ve Semud'a? ثَمُودَ
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7,8,9,10. (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a[580] ne yaptığını görmedin mi?