"جَعَلْنَا" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 111 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Ankebut 67. Ayet (29:67:4) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ (Mekke'yi) kıldık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
2 İsrâ 18. Ayet (17:18:13) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ (yerini) yaparız ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
3 Mâide 48. Ayet (5:48:26) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ belirledik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
4 Hacc 67. Ayet (22:67:3) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ belirledik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. O hâlde, din işinde seninle asla çekişmesinler. Sen Rabbine davet et. Çünkü sen hiç şüphesiz hakka götüren dosdoğru bir yol üzerindesin.
5 Sebe' 33. Ayet (34:33:23) وَجَعَلْنَا وجعلنا ve ce’alnâ biz de geçirdik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, “Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah’ı inkâr etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.
6 Enbiyâ 70. Ayet (21:70:4) فَجَعَلْنَاهُمُ فجعلناهم fece’alnâhumu biz de kendilerini uğrattık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.
7 Sebe' 19. Ayet (34:19:8) فَجَعَلْنَاهُمْ فجعلناهم fe-ce’alnâhum biz de onları çevirdik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ise, “Ey Rabbimiz! Yolculuğumuzun konakları arasını uzaklaştır” dediler ve kendilerine zulmettiler. Biz de onları ibret kıssalarına çevirdik ve kendilerini darmadağın ettik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
8 Sâffât 98. Ayet (37:98:4) فَجَعَلْنَاهُمُ فجعلناهم fe-ce’alnâhumu biz de onları kıldık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en alçak kimseler kıldık.
9 Bakara 125. Ayet (2:125:2) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ biz kıldık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, biz Kâbe’yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim’den[34] kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi (Kâbe’yi) tertemiz tutun.”
10 Hacc 34. Ayet (22:34:3) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ biz koyduk ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Şu hâlde yalnız O’na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!
11 Enbiyâ 15. Ayet (21:15:6) جَعَلْنَاهُمْ جعلناهم ce’alnâhum biz onları yapıncaya ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ateş gibi yapıncaya kadar bu feryatları devam etti.
12 Enbiyâ 8. Ayet (21:8:2) جَعَلْنَاهُمْ جعلناهم ce’alnâhum biz onları yapmadık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
13 Fussilet 44. Ayet (41:44:2) جَعَلْنَاهُ جعلناه ce’alnâhu biz onu yapsaydık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer biz onu başka dilde bir Kur’an yapsaydık onlar mutlaka, “Onun âyetleri genişçe açıklanmalı değil miydi? Başka dilde bir kitap ve Arap bir peygamber öyle mi?” derlerdi. De ki: “O, inananlar için bir hidayet ve şifâdır. İnanmayanların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur’an onlara kapalı ve anlaşılmaz gelir. (Sanki) onlara uzak bir yerden sesleniliyor (da anlamıyorlar).”
14 Şûrâ 52. Ayet (42:52:15) جَعَلْنَاهُ جعلناه ce’alnâhu biz onu yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) 52,53. İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah’ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah’a döner.
15 En'am 107. Ayet (6:107:7) جَعَلْنَاكَ جعلناك ce’alnâke biz seni yapmadık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.
16 Furkan 31. Ayet (25:31:2) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ biz var ettik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.
17 İsrâ 60. Ayet (17:60:9) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ biz yapmadık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Hani sana, “Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır” demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur’an’da lânetlenmiş bulunan o ağacı da sırf insanları sınamak için vesile yaptık. Biz onları korkutuyoruz. Fakat bu, sadece onların büyük azgınlıklarını (daha da) artırdı.[320]
18 En'am 112. Ayet (6:112:2) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ biz yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.
19 A'raf 27. Ayet (7:27:26) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ biz yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.
20 Hicr 16. Ayet (15:16:2) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ biz yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
21 Yunus 24. Ayet (10:24:0) فَجَعَلْنَاهَا فجعلناها fe-ce’alnâhâ böylece onları çeviririz ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hâli gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
22 İsrâ 45. Ayet (17:45:4) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ çekeriz ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kur’an okuduğunda, seninle ahirete inanmayanların arasına gizli bir perde çekeriz.
23 Hûd 82. Ayet (11:82:4) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ çevirdik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) 82,83. (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
24 Zuhruf 60. Ayet (43:60:3) لَجَعَلْنَا لجعلنا le-ce’alnâ elbette yapardık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer dileseydik, içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık.
25 En'am 25. Ayet (6:25:5) وَجَعَلْنَا وجعلنا ve ce’alnâ fakat biz koyduk ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler.
26 Yâsîn 8. Ayet (36:8:2) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ geçirdik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.
27 Nisâ 33. Ayet (4:33:2) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ kıldık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıldık. Yeminlerinizin bağladığı (ahitleştiğiniz) kimselere de kendi hisselerini verin.[114] Şüphesiz Allah her şeye şahittir.
28 Furkan 45. Ayet (25:45:13) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ kıldık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık.
29 Kehf 57. Ayet (18:57:14) جَعَلْنَا جعلنا ce’alnâ koyduk ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kim, kendisine Rabbinin âyetleri hatırlatılıp da onlardan yüz çeviren ve elleriyle yaptığını unutandan daha zalimdir? Şüphesiz biz, onu anlamamaları için, kalplerine perdeler gerdik, kulaklarına da ağırlıklar koyduk. Sen onları hidayete çağırsan da artık ebediyen hidayet bulamazlar.[329]
30 Vâkı'a 36. Ayet (56:36:1) فَجَعَلْنَاهُنَّ فجعلناهن fe-ce’alnâhunne onları yapmışızdır ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
31 Zuhruf 56. Ayet (43:56:1) فَجَعَلْنَاهُمْ فجعلناهم fe-ce’alnâhum onları yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onları, sonradan gelecek inkârcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.
32 Mü'minûn 13. Ayet (23:13:2) جَعَلْنَاهُ جعلناه ce’alnâhu onu koyduk ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra onu az bir su (meni) hâlinde sağlam bir karargâha (ana rahmine) yerleştirdik.
33 Mürselât 21. Ayet (77:21:1) فَجَعَلْنَاهُ فجعلناه fe-ce’alnâhu onu koyduk ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) 21,22. Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
34 Vâkı'a 65. Ayet (56:65:3) لَجَعَلْنَاهُ لجعلناه le-ce’alnâhu onu yapardık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:
35 Vâkı'a 70. Ayet (56:70:3) جَعَلْنَاهُ جعلناه ce’alnâhu onu yapardık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Dileseydik onu acı bir su yapardık. O hâlde şükretseydiniz ya!.
36 En'am 9. Ayet (6:9:2) جَعَلْنَاهُ جعلناه ce’alnâhu onu yapsaydık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onu (Peygamberi) bir melek kılsaydık yine onu bir adam (suretinde) yapardık[169] ve onları yine içinde bulundukları karmaşaya düşürmüş olurduk.[170]
37 Sâffât 63. Ayet (37:63:2) جَعَلْنَاهَا جعلناها ce’alnâhâ onu yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]
38 Zuhruf 3. Ayet (43:3:2) جَعَلْنَاهُ جعلناه ce’alnâhu onu yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
39 Vâkı'a 73. Ayet (56:73:2) جَعَلْنَاهَا جعلناها ce’alnâhâ onu yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.
40 Câsiye 18. Ayet (45:18:2) جَعَلْنَاكَ جعلناك ce’alnâke seni koyduk ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.
41 Sâd 26. Ayet (38:26:4) جَعَلْنَاكَ جعلناك ce’alnâke seni yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ona dedik ki: “Ey Dâvûd! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlar için hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır.”
42 Bakara 143. Ayet (2:143:2) جَعَلْنَاكُمْ جعلناكم ce’alnâkum sizi kıldık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet[36] yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.[37]
43 Yunus 14. Ayet (10:14:0) جَعَلْنَاكُمْ جعلناكم ce’alnâkum sizi kıldık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.
44 Enbiyâ 31. Ayet (21:31:8) وَجَعَلْنَا وجعلنا ve ce’alnâ ve açtık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler, yollar meydana getirdik.
45 Hucurât 13. Ayet (49:13:9) وَجَعَلْنَاكُمْ وجعلناكم ve ce’alnâkum ve ayırdık sizi ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.
46 Kehf 59. Ayet (18:59:6) وَجَعَلْنَا وجعلنا ve ce’alnâ ve belirledik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helâk edilmeleri için de belli bir zaman tayin etmiştik.
47 Kehf 32. Ayet (18:32:12) وَجَعَلْنَا وجعلنا ve ce’alnâ ve bitirmiştik ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk.
48 Kehf 52. Ayet (18:52:11) وَجَعَلْنَا وجعلنا ve ce’alnâ ve biz koyduk ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Allah’ın, “Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın” diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının) cevap vermeyecekleri ve bizim de aralarına bir uçurum koyacağımız günü hatırla!
49 Kasas 41. Ayet (28:41:1) وَجَعَلْنَاهُمْ وجعلناهم ve ce’alnâhum ve biz onları yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
50 İsrâ 12. Ayet (17:12:1) وَجَعَلْنَا وجعلنا ve ce’alnâ ve biz yaptık ج ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz geceyi ve gündüzü (kudretimizi gösteren) iki alâmet yaptık. Rabbinizden lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz diye gece alametini giderip gündüz alametini aydınlatıcı kıldık. İşte biz her şeyi açıkça anlattık.