"ج ر م" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 66 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Mâide 2. Ayet (5:2:29) يَجْرِمَنَّكُمْ يجرمنكم yecrimennekum sizi itmesin ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine[140], haram aya[141], hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâ’be’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoydular diye birtakımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.
2 Mâide 8. Ayet (5:8:11) يَجْرِمَنَّكُمْ يجرمنكم yecrimennekum sizi saptırmasın ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
3 En'am 55. Ayet (6:55:6) الْمُجْرِم۪ينَ۟ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçluların yolu da açığa çıksın diye âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
4 En'am 123. Ayet (6:123:7) مُجْرِم۪يهَا مجرميها mucrimîhâ (oranın) suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
5 En'am 124. Ayet (6:124:21) اَجْرَمُوا اجرموا ecramû suç işleyen(lere) ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara bir âyet geldiği zaman, “Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız” derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekârlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.
6 En'am 147. Ayet (6:147:13) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçlu ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: “Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplumdan O’nun azabı geri çevrilmez.”
7 A'raf 40. Ayet (7:40:23) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimizi yalanlayanlar ve o âyetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler![215] Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.
8 A'raf 84. Ayet (7:84:8) الْمُجْرِم۪ينَ۟ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık.”[221] Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
9 A'raf 133. Ayet (7:133:13) مُجْرِم۪ينَ مجرمين mucrimîn(e) suçlu ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat), kurbağalar ve kan gönderdik. (Hiçbirinden ders almadılar.) Büyüklük tasladılar ve suçlu bir kavim oldular.
10 Enfal 8. Ayet (8:8:0) الْمُجْرِمُونَۚ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Bu, suçlular hoşlanmasa da Allah’ın hakkı ortaya çıkarması ve batılı ortadan kaldırması içindi.
11 Tevbe 66. Ayet (9:66:0) مُجْرِم۪ينَ۟ مجرمين mucrimîn(e) suç işlediklerinden ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.
12 Yunus 13. Ayet (10:13:0) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.
13 Yunus 17. Ayet (10:17:0) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Artık, Allah’a karşı yalan uydurandan veya O'nun âyetlerini yalanlayandan daha zâlim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler.
14 Yunus 50. Ayet (10:50:0) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Söyleyin bakalım, O’nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!” (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)
15 Yunus 75. Ayet (10:75:0) مُجْرِم۪ينَ مجرمين mucrimîn(e) suçlu ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Mûsâ ve Hârûn’u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular.
16 Yunus 82. Ayet (10:82:0) الْمُجْرِمُونَ۟ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir.”
17 Hûd 22. Ayet (11:22:2) جَرَمَ جرم cerame şüphe ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bunlar ahirette en çok ziyana uğrayanlardır.
18 Hûd 35. Ayet (11:35:8) اِجْرَام۪ي اجرامي icrâmî suçum ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana âittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”
19 Hûd 35. Ayet (11:35:12) تُجْرِمُونَ۟ تجرمون tucrimûn(e) sizin suçlarınız- ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer onu uydurmuşsam, suçum bana âittir. Ben de sizin işlemekte olduğunuz suçlardan uzağım.”
20 Hûd 52. Ayet (11:52:18) مُجْرِم۪ينَ مجرمين mucrimîn(e) suçlular olarak ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey kavmim! Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur göndersin ve gücünüze güç katsın. Günahkârlar olarak yüz çevirmeyin.”
21 Hûd 89. Ayet (11:89:4) يَجْرِمَنَّكُمْ يجرمنكم yecrimennekum sizi musibete uğratmasın ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nûh kavminin, veya Hûd kavminin, yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lût kavmi sizden uzak değildir.”
22 Hûd 116. Ayet (11:116:26) مُجْرِم۪ينَ مجرمين mucrimîn(e) suçlu kimseler ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini kurtardığımız pek az kimse bunu yapmıştı. Zulmedenler ise içinde şımartıldıkları refahın ardına düştüler ve günahkâr kimseler oldular.
23 Yusuf 110. Ayet (12:110:19) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez.
24 İbrahim 49. Ayet (14:49:2) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün.
25 Hicr 12. Ayet (15:12:5) الْمُجْرِم۪ينَۙ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.[296]
26 Hicr 58. Ayet (15:58:6) مُجْرِم۪ينَۙ مجرمين mucrimîn(e) suç işleyen ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle dediler: “Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.
27 Nahl 23. Ayet (16:23:2) جَرَمَ جرم cerame gizli kalmaz ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki Allah, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları hiç sevmez.
28 Nahl 62. Ayet (16:62:12) جَرَمَ جرم cerame şüphe ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Hoşlarına gitmeyen şeyleri Allah’a isnad ederler. En güzel sonuç kendilerininmiş diye dilleri de yalan uyduruyor. Hiç şüphe yok ki onlara cehennem vardır ve onlar oraya en önde sokulacaklardır.
29 Nahl 109. Ayet (16:109:2) جَرَمَ جرم cerame şüphe ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Hiç şüphesiz onlar, ahirette ziyana uğrayanların da ta kendileridir.
30 Kehf 49. Ayet (18:49:4) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
31 Kehf 53. Ayet (18:53:2) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçlular (o gün) ateşi görünce, onun içine düşeceklerini iyice anlayacaklar ve ondan kurtuluş yolu da bulamayacaklardır.
32 Meryem 86. Ayet (19:86:2) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluları da ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) 85,86. Allah’a karşı gelmekten sakınanları Rahmân’ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!
33 Tâhâ 74. Ayet (20:74:5) مُجْرِمًا مجرما mucrimen suçlu olarak ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, kim Rabbine günahkâr olarak varırsa, kesinlikle ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de (güzel bir hayat) yaşar.
34 Tâhâ 102. Ayet (20:102:6) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) O gün günahkârları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz.
35 Furkan 22. Ayet (25:22:7) لِلْمُجْرِم۪ينَ للمجرمين lil-mucrimîne suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat melekleri görecekleri gün, işte o gün suçlulara hiçbir müjde yoktur. “Eyvah! Biz Allah’ın rahmetinden tamamen uzaklaştırılmışız”[391] diyecekler.
36 Furkan 31. Ayet (25:31:7) الْمُجْرِم۪ينَۜ المجرمين l-mucrimîn(e) suçlular- ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.
37 Şu'arâ 99. Ayet (26:99:4) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlulardan ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı.”
38 Şu'arâ 200. Ayet (26:200:5) الْمُجْرِم۪ينَۜ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) suçluların kalbine soktuk.[402]
39 Neml 69. Ayet (27:69:9) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Yeryüzünde dolaşın da suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bakın.”
40 Kasas 17. Ayet (28:17:9) لِلْمُجْرِم۪ينَ للمجرمين lil-mucrimîn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim! Bana verdiğin nimetle asla suçlulara arka çıkmayacağım” dedi.
41 Kasas 78. Ayet (28:78:28) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kârûn, “Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir” dedi. O, Allah’ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).
42 Rum 12. Ayet (30:12:5) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı günde, suçlular hayal kırıklığı içinde ümitsizliğe düşeceklerdir.
43 Rum 47. Ayet (30:47:13) اَجْرَمُواۜ اجرموا ecramû suç işleyen(ler) ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü’minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.
44 Rum 55. Ayet (30:55:5) الْمُجْرِمُونَۙ المجرمون l-mucrimûne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyametin kopacağı gün suçlular, (dünyada) bir andan fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar (dünyada haktan) işte böyle döndürülüyorlardı.
45 Secde 12. Ayet (32:12:4) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûne suçluları ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, “Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız” dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
46 Secde 22. Ayet (32:22:12) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçlular- ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Kim, Rabbinin âyetleri kendisine hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalimdir? Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcıyız.
47 Sebe' 25. Ayet (34:25:5) اَجْرَمْنَا اجرمنا ecramnâ bizim işlediğimiz suç- ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bizim işlediğimiz suçlardan siz sorumlu tutulmazsınız. Sizin işlediklerinizden de biz sorumlu tutulmayız.”
48 Sebe' 32. Ayet (34:32:15) مُجْرِم۪ينَ مجرمين mucrimîn(e) suç işliyordunuz ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Büyüklük taslayanlar, zayıf ve güçsüz görülenlere, “Size hidayet geldikten sonra, biz mi sizi ondan alıkoyduk? Hayır, suçlu olanlar sizlerdiniz” derler.
49 Yâsîn 59. Ayet (36:59:4) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûn(e) suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle der:) “Ey suçlular! Ayrılın bu gün!”
50 Sâffât 34. Ayet (37:34:4) بِالْمُجْرِم۪ينَ بالمجرمين bilmucrimîn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte biz suçlulara böyle yaparız.