| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 60. Ayet (2:60:8) | الْحَجَرَۜ | الحجر | l-hacer(a) | taşa | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, “Asanı kayaya vur” demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. “Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” demiştik. | |||||
| 2 | En'am 138. Ayet (6:138:5) | حِجْرٌۘ | حجر | hicrun | dokunulmaz | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: “Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da) sırtları (binilmesi ve yük yüklemesi) haram edilmiş hayvanlardır.” Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah’ın adını anmazlar. (Bütün bunları) Allah’a iftira ederek yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır. | |||||
| 3 | A'raf 160. Ayet (7:160:0) | الْحَجَرَۚ | الحجر | l-hacer(a) | taşa | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları on iki kabile hâlinde topluluklara ayırdık. (Tîh sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Mûsâ’dan su istediğinde biz ona, “Asânı taşa vur” diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin” (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı. | |||||
| 4 | Hicr 80. Ayet (15:80:4) | الْحِجْرِ | الحجر | l-hicri | Hicr | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.[300] | |||||
| 5 | Furkan 22. Ayet (25:22:9) | حِجْرًا | حجرا | hicran | yasaktır | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat melekleri görecekleri gün, işte o gün suçlulara hiçbir müjde yoktur. “Eyvah! Biz Allah’ın rahmetinden tamamen uzaklaştırılmışız”[391] diyecekler. | |||||
| 6 | Furkan 53. Ayet (25:53:14) | وَحِجْرًا | وحجرا | ve hicran | ve bir perde | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, birinin suyu lezzetli ve tatlı, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da görünmez bir perde ve karışmalarını önleyici bir engel koyandır. | |||||
| 7 | Hucurât 4. Ayet (49:4:6) | الْحُجُرَاتِ | الحجرات | l-hucurâti | odaların | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Odaların arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir.[499] | |||||
| 8 | Fecr 5. Ayet (89:5:6) | حِجْرٍۜ | حجر | hicr(in) | akıl | ح ج ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır. | |||||