"حفيظ" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 11 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Nisâ 80. Ayet (4:80:12) حَف۪يظًاۜ حفيظا hafîzâ(n) bekçi ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Kim peygambere itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim yüz çevirirse, (bilsin ki) biz seni onlara bekçi göndermedik.
2 En'am 104. Ayet (6:104:15) بِحَف۪يظٍ بحفيظ bi-hafîz(in) bekçi ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller[188] geldi. Artık kim gözünü açar hakkı idrak ederse kendi yararına, kim de (hakkın karşısında) körlük ederse kendi zararınadır. Ben başınızda bekçi değilim.
3 En'am 107. Ayet (6:107:9) حَف۪يظًاۚ حفيظا hafîzâ(an) bekçi ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.
4 Hûd 57. Ayet (11:57:21) حَف۪يظٌ حفيظ hafîz(un) koruyandır ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer yüz çevirirseniz; bilin ki ben, benimle gönderileni size tebliğ ettim. Rabbim (dilerse) sizden başka bir kavmi sizin yerinize getirir ve siz O’na bir zarar veremezsiniz. Şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir.”
5 Hûd 86. Ayet (11:86:11) بِحَف۪يظٍ بحفيظ bi-hafîz(in) bir koruyucu ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer inanan kimselerseniz Allah’ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim.”
6 Yusuf 55. Ayet (12:55:7) حَف۪يظٌ حفيظ hafîzun iyi korur ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Yûsuf, “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim” dedi.
7 Sebe' 21. Ayet (34:21:21) حَف۪يظٌ۟ حفيظ hafîz(un) korumaktadır ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Oysa şeytanın onlar üzerinde hiçbir hâkimiyeti yoktu. Ancak ahirete inananları, onun hakkında şüphe içinde bulunanlardan ayırt edelim diye (ona bu fırsatı verdik). Senin Rabbin her şey üzerinde hakiki bir koruyucudur.
8 Şûrâ 6. Ayet (42:6:7) حَف۪يظٌ حفيظ hafîzun kollamaktadır ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onları daima gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.
9 Şûrâ 48. Ayet (42:48:6) حَف۪يظًاۜ حفيظا hafîzâ(an) bekçi ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.
10 Kaf 4. Ayet (50:4:9) حَف۪يظٌ حفيظ hafîz(un) (her şeyi) zapteden ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz, toprağın; onlardan neleri eksilttiğini bilmekteyiz. Yanımızda (o bilgileri) koruyan bir kitap vardır.
11 Kaf 32. Ayet (50:32:6) حَف۪يظٍۚ حفيظ hafîz(in) koruyan ح ف ظ
Diyanet İşleri (Yeni) 32,33. (Onlara şöyle denir:) “İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden, O’nun emrini gözeten için, görmediği hâlde sırf saygıdan dolayı Rahmân’dan korkan ve O’na yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir.”