"حكيم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 97 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 32. Ayet (2:32:12) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîm(u) hakim olansın ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
2 Bakara 129. Ayet (2:129:16) الْحَك۪يمُ۟ الحكيم l-hakîm(u) Hakim olan ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara âyetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın. Şüphesiz, sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”
3 Bakara 209. Ayet (2:209:12) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
4 Bakara 220. Ayet (2:220:26) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: “Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer onlara karışıp (birlikte yaşar)sanız (sakıncası yok). (Onlar da) sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncuyu yapıcı olandan ayırır. Allah, dileseydi sizi zora sokardı. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
5 Bakara 228. Ayet (2:228:40) حَك۪يمٌ۟ حكيم hakîm(un) hakimdir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hâli (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah’ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
6 Bakara 240. Ayet (2:240:27) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
7 Bakara 260. Ayet (2:260:39) حَك۪يمٌ۟ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani İbrahim, “Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster” demişti. (Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti. “Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın üzerine bırak. Sonra da onları çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
8 Âl-i İmran 6. Ayet (3:6:13) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîm(u) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
9 Âl-i İmran 18. Ayet (3:18:18) الْحَك۪يمُۜ الحكيم l-hakîm(u) hakimdir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilâh olmadığına adaletle şâhitlik ettiler. O’ndan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
10 Âl-i İmran 58. Ayet (3:58:7) الْحَك۪يمِ الحكيم l-hakîm(i) hikmetli ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan okuyoruz.
11 Âl-i İmran 62. Ayet (3:62:15) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîm(u) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bu (İsa hakkındaki) gerçek kıssadır. Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
12 Âl-i İmran 126. Ayet (3:126:17) الْحَك۪يمِۙ الحكيم l-hakîm(i) hüküm ve hikmet sahibi ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah katındadır.
13 Nisâ 11. Ayet (4:11:71) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır.[107] Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
14 Nisâ 17. Ayet (4:17:20) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
15 Nisâ 24. Ayet (4:24:42) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
16 Nisâ 26. Ayet (4:26:14) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
17 Nisâ 56. Ayet (4:56:20) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
18 Nisâ 92. Ayet (4:92:60) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü’min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü’min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü’min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkân bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
19 Nisâ 104. Ayet (4:104:22) حَك۪يمًا۟ حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah’tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
20 Nisâ 111. Ayet (4:111:11) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir günah kazanırsa, onu ancak kendi aleyhine kazanmış olur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
21 Nisâ 130. Ayet (4:130:11) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer ayrılırlarsa, Allah bol lütuf ve nimetiyle onların her birini zengin kılar (başkalarına muhtaç bırakmaz). Allah, lütfu geniş olandır. O, hüküm ve hikmet sahibidir.
22 Nisâ 158. Ayet (4:158:8) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Allah onu kendisine yükseltmiştir. Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
23 Nisâ 165. Ayet (4:165:15) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
24 Nisâ 170. Ayet (4:170:24) حَك۪يمًا حكيما hakîmâ(n) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O hâlde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkâr ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
25 Mâide 38. Ayet (5:38:13) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Yaptıklarına bir karşılık ve Allah’tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
26 Mâide 118. Ayet (5:118:11) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîm(u) hüküm ve hikmet sahibisin ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.
27 En'am 18. Ayet (6:18:6) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîmu herşeyi yerli yerince yapan ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
28 En'am 73. Ayet (6:73:23) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîmu hükümdardır ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
29 En'am 83. Ayet (6:83:13) حَك۪يمٌ حكيم hakîmun hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte kavmine karşı İbrahim’e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükseltiriz. Şüphesiz ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
30 En'am 128. Ayet (6:128:35) حَك۪يمٌ حكيم hakîmun hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
31 En'am 139. Ayet (6:139:21) حَك۪يمٌ حكيم hakîmun hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de dediler ki: “Şu hayvanların karınlarındaki yavrular (canlı olursa) sırf erkeklerimize aittir. Karılarımıza ise haramdır.” Eğer ölü olursa, o vakit onda hepsi ortaktırlar. Allah, onların bu tür nitelemelerinin cezasını verecektir.[195] Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
32 Enfal 10. Ayet (8:10:0) حَك۪يمٌ۟ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
33 Enfal 49. Ayet (8:49:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
34 Enfal 63. Ayet (8:63:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) 62,63. Eğer seni aldatmak isterlerse bilmiş ol ki sana yetecek Allah’tır. O, seni bizzat kendi yardımıyla ve mü’minlerle destekleyen ve onların kalplerini uzlaştırandır. Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat, Allah onların arasını uzlaştırdı. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
35 Enfal 67. Ayet (8:67:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde düşmanı tamamıyla sindirip hâkim duruma gelmedikçe, hiçbir peygambere esir almak yakışmaz. Siz geçici dünya menfaatini istiyorsunuz, hâlbuki Allah ahireti (kazanmanızı) istiyor. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.[253]
36 Enfal 71. Ayet (8:71:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) yerli yerince yapandır ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer sana hainlik etmek isterlerse, (bil ki) onlar daha önce Allah’a da hainlik etmişlerdi de Allah onlara karşı (sana) imkân vermişti. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
37 Tevbe 15. Ayet (9:15:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15. Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
38 Tevbe 28. Ayet (9:28:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
39 Tevbe 40. Ayet (9:40:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
40 Tevbe 60. Ayet (9:60:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslâm’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
41 Tevbe 71. Ayet (9:71:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmetsahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
42 Tevbe 97. Ayet (9:97:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
43 Tevbe 106. Ayet (9:106:0) حَك۪يمٌ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) (Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah’ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
44 Tevbe 110. Ayet (9:110:0) حَك۪يمٌ۟ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
45 Yunus 1. Ayet (10:1:0) الْحَك۪يمِ الحكيم l-hakîm(i) hikmetli ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Elif, Lâm, Râ.[266] Bunlar hikmet dolu Kitab’ın âyetleridir.
46 Hûd 1. Ayet (11:1:9) حَك۪يمٍ حكيم hakîmin hikmet sahibi ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2. Elif Lâm Râ.[271] Bu Kur’an; âyetleri, hüküm ve hikmet sahibi (bulunan ve her şeyden) hakkıyla haberdar olan Allah tarafından muhkem (eksiksiz, sağlam ve açık) kılınmış, sonra da Allah’tan başkasına kulluk etmeyesiniz diye ayrı ayrı açıklanmış bir kitaptır. (De ki:) “Şüphesiz ben size O’nun tarafından gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”
47 Yusuf 6. Ayet (12:6:25) حَك۪يمٌ۟ حكيم hakîm(un) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) “İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
48 Yusuf 83. Ayet (12:83:18) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîm(u) herşeyi hikmetle yapandır ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Yakub, “Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.
49 Yusuf 100. Ayet (12:100:47) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîm(u) her şeyi yerli yerince yapandır ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yûsuf’a) saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki: “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”
50 İbrahim 4. Ayet (14:4:19) الْحَك۪يمُ الحكيم l-hakîm(u) hüküm ve hikmet sahibidir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah’ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.