| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 86. Ayet (3:86:11) | حَقٌّ | حق | hakkun | hak olduğunu | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman ettikten, Peygamberin hak olduğuna şahitlik ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra inkâr eden bir toplumu Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez. | |||||
| 2 | Yunus 53. Ayet (10:53:0) | اَحَقٌّ | احق | ehakkun | gerçek mi? | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O (azap) gerçek midir?” diye senden haber soruyorlar. De ki: “Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah’ı) âciz kılacak değilsiniz.” | |||||
| 3 | Yunus 53. Ayet (10:53:0) | لَحَقٌّ | لحق | le-hakk(un) | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “O (azap) gerçek midir?” diye senden haber soruyorlar. De ki: “Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah’ı) âciz kılacak değilsiniz.” | |||||
| 4 | Yunus 55. Ayet (10:55:0) | حَقٌّ | حق | hakkun | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın va’di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez. | |||||
| 5 | Kehf 21. Ayet (18:21:8) | حَقٌّ | حق | hakkun | gerçek olduğunu | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz, (insanları) onların hâlinden haberdar ettik ki, Allah’ın va’dinin hak olduğunu ve kıyametin gerçekleşmesinde de hiçbir şüphe olmadığını bilsinler. Hani onlar (olayın mucizevî tarafını ve asıl hikmetini bırakmışlar da) aralarında onların durumunu tartışıyorlardı. (Bazıları), “Onların üstüne bir bina yapın, Rableri onların hâlini daha iyi bilir” dediler. Duruma hâkim olanlar ise, “Üzerlerine mutlaka bir mescit yapacağız” dediler. | |||||
| 6 | Kasas 13. Ayet (28:13:13) | حَقٌّ | حق | hakkun | haktır | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah’ın va’dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler. | |||||
| 7 | Rum 60. Ayet (30:60:5) | حَقٌّ | حق | hakk(un) | haktır | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabret. Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler. | |||||
| 8 | Lokman 33. Ayet (31:33:23) | حَقٌّ | حق | hakk(un) | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı, hiçbir çocuğun da babasına hiçbir yarar sağlayamayacağı günden korkun! Şüphesiz Allah’ın va’di gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytan da Allah hakkında sizi aldatmasın. | |||||
| 9 | Fâtır 5. Ayet (35:5:7) | حَقٌّ | حق | hakk(un) | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Şüphesiz Allah’ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah hakkında sizi aldatmasın. | |||||
| 10 | Sâd 64. Ayet (38:64:3) | لَحَقٌّ | لحق | le-hakkun | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bu, cehennemliklerin birbirleriyle çekişmesi kesin bir gerçektir. | |||||
| 11 | Mü'min 55. Ayet (40:55:5) | حَقٌّ | حق | hakkun | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ederek tespih et. | |||||
| 12 | Mü'min 77. Ayet (40:77:5) | حَقٌّۚ | حق | hakk(un) | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir. | |||||
| 13 | Câsiye 32. Ayet (45:32:6) | حَقٌّ | حق | hakkun | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur” dendiği zaman ise; “Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, sadece zannediyoruz. Biz bu konuda kesin kanaat sahibi değiliz” demiştiniz. | |||||
| 14 | Ahkaf 17. Ayet (46:17:22) | حَقٌّۚ | حق | hakkun | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Anne ve babasına, “Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?” diyen kimseye, onlar Allah’a sığınarak, “Yazıklar olsun sana! İman et, Allah’ın va’di gerçektir” diyorlar, o da, “Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir” diyordu. | |||||
| 15 | Zâriyât 19. Ayet (51:19:3) | حَقٌّ | حق | hakkun | bir hak | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır. | |||||
| 16 | Zâriyât 23. Ayet (51:23:5) | لَحَقٌّ | لحق | lehakkun | gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va’dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir. | |||||
| 17 | Meâric 24. Ayet (70:24:4) | حَقٌّ | حق | hakkun | bir hak (hisse) | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 24,25. Onlar, mallarında; isteyenler ve (isteyemeyip) mahrum kalanlar için belli bir hak bulunan kimselerdir. | |||||