| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 70. Ayet (6:70:40) | حَم۪يمٍ | حميم | hamîmin | kaynar su- | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 2 | Yunus 4. Ayet (10:4:0) | حَم۪يمٍ | حميم | hamîmin | kaynar su- | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va’detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 3 | Hacc 19. Ayet (22:19:17) | الْحَم۪يمُۚ | الحميم | l-hamîm(u) | kaynar su | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkâr edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür. | |||||
| 4 | Şu'arâ 101. Ayet (26:101:3) | حَم۪يمٍ | حميم | hamîm(in) | sıcak | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Candan bir dostumuz da yok.” | |||||
| 5 | Sâffât 67. Ayet (37:67:7) | حَم۪يمٍۚ | حميم | hamîm(in) | kaynar su- | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onlar için bunun üstüne kaynar sudan karışık bir içecek vardır. | |||||
| 6 | Sâd 57. Ayet (38:57:3) | حَم۪يمٌ | حميم | hamîmun | kaynar | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin. | |||||
| 7 | Mü'min 18. Ayet (40:18:12) | حَم۪يمٍ | حميم | hamîmin | dostu | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yaklaşmakta olan gün konusunda onları uyar. O gün yürekler gam ve tasa ile dolu, (sanki) gırtlaklara dayanmıştır. Zalimlerin ne sıcak bir dostu, ne de sözü dinlenir bir şefaatçisi vardır. | |||||
| 8 | Mü'min 72. Ayet (40:72:2) | الْحَم۪يمِ | الحميم | l-hamîmi | kaynar su | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 71,72. O zaman onlar, boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu hâlde kaynar suda sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır. | |||||
| 9 | Fussilet 34. Ayet (41:34:17) | حَم۪يمٌ | حميم | hamîm(un) | sıcak | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İyilikle kötülük bir olmaz. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. Bir de bakarsın ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir. | |||||
| 10 | Duhân 46. Ayet (44:46:2) | الْحَم۪يمِ | الحميم | l-hamîm(i) | sıcak suyun | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 45,46. O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar. | |||||
| 11 | Duhân 48. Ayet (44:48:7) | الْحَم۪يمِۜ | الحميم | l-hamîm(i) | kaynar su | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün.” | |||||
| 12 | Muhammed 15. Ayet (47:15:42) | حَم۪يمًا | حميما | hamîmen | sıcak | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? | |||||
| 13 | Rahman 44. Ayet (55:44:4) | حَم۪يمٍ | حميم | hamîmin | kaynar su | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, cehennem ateşi ile yüksek derecede kaynar su arasında gider gelirler. | |||||
| 14 | Vâkı'a 42. Ayet (56:42:3) | وَحَم۪يمٍۙ | وحميم | ve hamîm(in) | ve kaynar su | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!. | |||||
| 15 | Vâkı'a 43. Ayet (56:43:3) | يَحْمُومٍۙ | يحموم | yahmûm(in) | kara duman- | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!. | |||||
| 16 | Vâkı'a 54. Ayet (56:54:4) | الْحَم۪يمِۚ | الحميم | l-hamîm(i) | kaynar su- | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz. | |||||
| 17 | Vâkı'a 93. Ayet (56:93:3) | حَم۪يمٍۙ | حميم | hamîm(in) | kaynar su- | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. | |||||
| 18 | Hâkka 35. Ayet (69:35:5) | حَم۪يمٌۙ | حميم | hamîm(un) | candan bir dost | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bu sebeple, bugün burada onun samimi bir dostu yoktur.” | |||||
| 19 | Meâric 10. Ayet (70:10:3) | حَم۪يمٌ | حميم | hamîmun | dost | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz. | |||||
| 20 | Meâric 10. Ayet (70:10:4) | حَم۪يمًاۚ | حميما | hamîmâ(n) | dostun halini | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz. | |||||
| 21 | Nebe' 25. Ayet (78:25:2) | حَم۪يمًا | حميما | hamîmen | kaynar su | ح م م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 25,26. Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler. | |||||