"خ ل د" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 87 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 25. Ayet (2:25:34) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) ebedi kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!” diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
2 Bakara 39. Ayet (2:39:10) خَالِدُونَ۟ خالدون ḣâlidûn(e) ebedi kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
3 Bakara 81. Ayet (2:81:13) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
4 Bakara 82. Ayet (2:82:10) خَالِدُونَ۟ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
5 Bakara 162. Ayet (2:162:1) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
6 Bakara 217. Ayet (2:217:57) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.[62]
7 Bakara 257. Ayet (2:257:24) خَالِدُونَ۟ خالدون ḣâlidûn(e) ebedi kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.
8 Bakara 275. Ayet (2:275:45) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) ebedi kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.
9 Âl-i İmran 15. Ayet (3:15:15) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.
10 Âl-i İmran 88. Ayet (3:88:1) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onun (lânetin) içinde ebedî kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
11 Âl-i İmran 107. Ayet (3:107:10) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
12 Âl-i İmran 116. Ayet (3:116:18) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İnkâr edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah’a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehennemliktirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
13 Âl-i İmran 136. Ayet (3:136:11) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli kalırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İşte onların mükâfatı Rab’leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedî kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların mükâfatı ne güzeldir!
14 Âl-i İmran 198. Ayet (3:198:11) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacaklar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah katından bir konaklama yeri olarak, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Allah katında olan şeyler iyiler için daha hayırlıdır.
15 Nisâ 13. Ayet (4:13:14) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.
16 Nisâ 14. Ayet (4:14:9) خَالِدًا خالدا ḣâliden sürekli kalacağı خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Kim de Allah’a ve Peygamberine isyan eder ve O’nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedî kalacağı cehennem ateşine sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.
17 Nisâ 57. Ayet (4:57:11) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenleri ise, içinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetlere koyacağız. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız.
18 Nisâ 93. Ayet (4:93:7) خَالِدًا خالدا ḣâliden sürekli kalacağı خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir mü’mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lânet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
19 Nisâ 122. Ayet (4:122:11) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenleri de ebedî olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Allah, gerçek bir vaadde bulunmuştur. Kimdir sözü Allah’ınkinden daha doğru olan?
20 Nisâ 169. Ayet (4:169:4) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah onları) ancak içinde ebedî kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah’a çok kolaydır.
21 Mâide 80. Ayet (5:80:19) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan birçoğunun inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah’ın onlara gazap etmesi ne kötüdür! Onlar azap içinde ebedî kalıcıdırlar.
22 Mâide 85. Ayet (5:85:10) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların mükâfatıdır.
23 Mâide 119. Ayet (5:119:14) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, şöyle diyecek: “Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür.” Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.
24 En'am 128. Ayet (6:128:27) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacaksınız خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki: “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
25 A'raf 20. Ayet (7:20:25) الْخَالِد۪ينَ الخالدين l-ḣâlidîn(e) ebedi kalıcılar- خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”
26 A'raf 36. Ayet (7:36:11) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
27 A'raf 42. Ayet (7:42:15) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) ebedi kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
28 A'raf 176. Ayet (7:176:0) اَخْلَدَ اخلد aḣlede saplandı خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi hâline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.
29 Tevbe 17. Ayet (9:17:0) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır.
30 Tevbe 22. Ayet (9:22:0) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar orada ebedî kalacaklardır. Şüphesiz, Allah katında büyük bir mükâfat vardır.
31 Tevbe 63. Ayet (9:63:0) خَالِدًا خالدا ḣâliden sürekli kalacağı خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı gelen kimseye, içinde ebedî kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmediler mi? İşte bu, büyük bir rezilliktir.
32 Tevbe 68. Ayet (9:68:0) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini va’detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lânet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.
33 Tevbe 72. Ayet (9:72:0) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.
34 Tevbe 89. Ayet (9:89:0) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne ebedi kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
35 Tevbe 100. Ayet (9:100:0) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İslâm’ı ilk önce kabul eden muhâcirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O’ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
36 Yunus 26. Ayet (10:26:0) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalıcıdırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır.
37 Yunus 27. Ayet (10:27:0) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalıcıdırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
38 Yunus 52. Ayet (10:52:0) الْخُلْدِۚ الخلد l-ḣuldi sonsuz خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra da zulmedenlere, “Ebedî azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz” denilecektir.
39 Hûd 23. Ayet (11:23:14) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) kalıcıdırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
40 Hûd 107. Ayet (11:107:1) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne onlar sürekli kalıcıdırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedî olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.
41 Hûd 108. Ayet (11:108:6) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne onlar sürekli kalıcıdırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedî kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.
42 Ra'd 5. Ayet (13:5:25) خَالِدُونَ خالدون ḣâlidûn(e) sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
43 İbrahim 23. Ayet (14:23:11) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli kalacakları خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedî kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik dilekleri “selâm”dır.
44 Nahl 29. Ayet (16:29:4) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli kalmak üzere خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) “Haydi, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”
45 Kehf 108. Ayet (18:108:1) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) 107,108. Şüphesiz, inanıp yararlı işler yapanlara gelince, onlar için içlerinde ebedî kalacakları Firdevs cennetleri bir konaktır. Oradan ayrılmak istemezler.
46 Tâhâ 76. Ayet (20:76:7) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli olarak kalırlar خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) 75,76. Her kim de O’na salih ameller işlemiş bir mü’min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek dereceler, içinden ırmaklar akan, içinde ebediyyen kalacakları Adn cennetleri vardır. İşte bu, günahlardan temizlenenlerin mükâfatıdır.
47 Tâhâ 101. Ayet (20:101:1) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîne sürekli olarak kalacaklardır خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır. Sûra üfürüleceği gün[361], bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!
48 Tâhâ 120. Ayet (20:120:11) الْخُلْدِ الخلد l-ḣuldi ebedilik خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: “Ey Âdem! Sana ebedîlik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?”
49 Enbiyâ 8. Ayet (21:8:9) خَالِد۪ينَ خالدين ḣâlidîn(e) ölümsüz خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
50 Enbiyâ 34. Ayet (21:34:6) الْخُلْدَۜ الخلد l-ḣuld(e) ebedi yaşam خ ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedî mi kalacaklar?