| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 143. Ayet (7:143:29) | دَكًّا | دكا | dekken | darmadağın | د ك ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, belirlediğimiz yere (Tûr’a) gelip Rabbi de ona konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım” dedi. Allah da, “Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin.” dedi. Rabbi, dağa tecelli edince[228] onu darmadağın ediverdi. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca, “Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah’ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim” dedi. | |||||
| 2 | Kehf 98. Ayet (18:98:11) | دَكَّٓاءَۚ | دكاء | dekkâ/(e) | yerle bir | د ك ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Zülkarneyn, “Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin vaadi gerçektir” dedi. | |||||
| 3 | Fecr 21. Ayet (89:21:5) | دَكًّا | دكا | dekken | sarsıla | د ك ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman, | |||||
| 4 | Fecr 21. Ayet (89:21:6) | دَكًّاۙ | دكا | dekkâ(n) | sarsıla | د ك ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman, | |||||