"ذكروا" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 44 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 40. Ayet (2:40:4) اذْكُرُوا اذكروا -żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İsrailoğulları![13] Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.
2 Bakara 47. Ayet (2:47:4) اذْكُرُوا اذكروا -żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın.
3 Bakara 63. Ayet (2:63:11) وَاذْكُرُوا واذكروا ve-żkurû ve hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağını da tepenize dikmiş ve “Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab’ı sıkı tutun, onun içindekileri düşünün (gafil olmayın)” demiştik.
4 Bakara 122. Ayet (2:122:4) اذْكُرُوا اذكروا -żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın.
5 Bakara 198. Ayet (2:198:13) فَاذْكُرُوا فاذكروا feżkurû anın (hatırlayın) ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın ettiğinizde, Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin.[59] Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.
6 Bakara 200. Ayet (2:200:4) فَاذْكُرُوا فاذكروا feżkurû anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah’ı anın. İnsanlardan, “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver” diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur.[60]
7 Bakara 203. Ayet (2:203:1) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû ve anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sayılı günlerde[61] Allah’ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.
8 Bakara 231. Ayet (2:231:26) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû düşünün ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah’ın âyetlerini eğlenceye almayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği Kitab’ı ve hikmeti hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
9 Bakara 239. Ayet (2:239:8) فَاذْكُرُوا فاذكروا feżkurû anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah’ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).
10 Âl-i İmran 103. Ayet (3:103:7) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû ve hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.
11 Âl-i İmran 135. Ayet (3:135:8) ذَكَرُوا ذكروا żekerû hatırlayarak ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir.
12 Nisâ 103. Ayet (4:103:4) فَاذْكُرُوا فاذكروا fe-żkurû anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.
13 Mâide 4. Ayet (5:4:22) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû ve anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah’ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helâl kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin). Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir.
14 Mâide 7. Ayet (5:7:1) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû ve hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
15 Mâide 11. Ayet (5:11:5) اذْكُرُوا اذكروا -żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah’a karşı gelmekten sakının. Mü’minler yalnız Allah’a tevekkül etsinler.
16 Mâide 13. Ayet (5:13:15) ذُكِّرُوا ذكروا żukkirû öğütlenen ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lânetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.
17 Mâide 14. Ayet (5:14:11) ذُكِّرُوا ذكروا żukkirû öğütlenen ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Biz hıristiyanız” diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!
18 Mâide 20. Ayet (5:20:7) اذْكُرُوا اذكروا żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Mûsâ, kavmine demişti ki: “Ey kavmim! Allah’ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar kılmıştı[147] ve (diğer) toplumlardan hiçbirine vermediğini size vermişti.”
19 En'am 44. Ayet (6:44:4) ذُكِّرُوا ذكروا żukkirû yapılan uyarıları ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.
20 A'raf 69. Ayet (7:69:11) وَاذْكُرُٓوا واذكروا veżkurû düşünün ki ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
21 A'raf 69. Ayet (7:69:23) فَاذْكُرُٓوا فاذكروا fe-żkurû hatırlayın ki ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”
22 A'raf 74. Ayet (7:74:1) وَاذْكُرُٓوا واذكروا veżkurû düşünün ki ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
23 A'raf 74. Ayet (7:74:18) فَاذْكُرُٓوا فاذكروا fe-żkurû artık hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
24 A'raf 86. Ayet (7:86:15) وَاذْكُرُٓوا واذكروا veżkurû ve düşünün ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Bir de, tehdit ederek Allah’ın yolundan O’na iman edenleri çevirmek, Allah’ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın. Hatırlayın ki, siz az (ve güçsüz) idiniz de O sizi çoğalttı. Bakın, bozguncuların sonu nasıl oldu!?”
25 A'raf 165. Ayet (7:165:0) ذُكِّرُوا ذكروا żukkirû hatırlatılan ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmedenleri yoldan çıkmaları sebebiyle, şiddetli bir azapla yakaladık.
26 A'raf 171. Ayet (7:171:0) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû ve hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız” demiştik.
27 A'raf 201. Ayet (7:201:0) تَذَكَّرُوا تذكروا teżekkerû düşünürler ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphe yok ki Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman iyice düşünürler (derhal Allah’ı hatırlarlar da) sonra hemen gözlerini açarlar.
28 Enfal 26. Ayet (8:26:0) وَاذْكُرُٓوا واذكروا veżkurû düşünün ki ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) O vakti hatırlayın ki siz yeryüzünde güçsüz ve zayıf idiniz. İnsanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz.[247] Derken Allah sizi barındırdı, yardımıyla destekledi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı ki şükredesiniz.
29 Enfal 45. Ayet (8:45:0) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû ve anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
30 İbrahim 6. Ayet (14:6:5) اذْكُرُوا اذكروا żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Mûsâ kavmine, “Allah’ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır” demişti.
31 İsrâ 41. Ayet (17:41:6) لِيَذَّكَّرُواۜ ليذكروا li-yeżżekkerû düşünüp anlasınlar diye ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.
32 Hacc 28. Ayet (22:28:4) وَيَذْكُرُوا ويذكروا ve yeżkurû ve anmaları için ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde[375] (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.
33 Hacc 34. Ayet (22:34:5) لِيَذْكُرُوا ليذكروا li-yeżkurû anmaları için ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık. İşte sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. Şu hâlde yalnız O’na teslim olun. Alçak gönüllüleri müjdele!
34 Hacc 36. Ayet (22:36:10) فَاذْكُرُوا فاذكروا feżkurû anın (da boğazlayın) ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.
35 Furkan 50. Ayet (25:50:4) لِيَذَّكَّرُواۘ ليذكروا li-yeżżekkerû öğüt alsınlar diye ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, biz bunu insanlar arasında, düşünüp ibret alsınlar diye tekrar tekrar açıkladık. Fakat insanların çoğu nankörlükte direttiler.
36 Furkan 73. Ayet (25:73:3) ذُكِّرُوا ذكروا żukkirû hatırlatıldığı ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kendilerine Rabblerinin âyetleri hatırlatıldığı zaman, onlara kör ve sağır kesilmezler.
37 Şu'arâ 227. Ayet (26:227:6) وَذَكَرُوا وذكروا ve żekerû ve ananlar ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah’ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.
38 Secde 15. Ayet (32:15:6) ذُكِّرُوا ذكروا żukkirû öğüt verildiği ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.
39 Ahzab 9. Ayet (33:9:5) اذْكُرُوا اذكروا -żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgâr ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.[437]
40 Ahzab 41. Ayet (33:41:5) اذْكُرُوا اذكروا żkurû anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.
41 Fâtır 3. Ayet (35:3:4) اذْكُرُوا اذكروا żkurû hatırlayın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ey insanlar! Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Allah’tan başka size göklerden ve yerden rızık veren bir yaratıcı var mı? O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz?
42 Sâffât 13. Ayet (37:13:2) ذُكِّرُوا ذكروا żukkirû öğüt verilse ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
43 Zuhruf 13. Ayet (43:13:5) تَذْكُرُوا تذكروا teżkurû anmanız için ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
44 Cum'a 10. Ayet (62:10:11) وَاذْكُرُوا واذكروا veżkurû ve anın ذ ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.