| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 49. Ayet (2:49:14) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunda sizin için | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı. | |||||
| 2 | Bakara 54. Ayet (2:54:17) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün[17] (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.” | |||||
| 3 | Bakara 232. Ayet (2:232:25) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle anlaştıkları takdirde, eşleriyle (yeniden) evlenmelerine engel olmayın. Bununla içinizden Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilmektedir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah bilir, siz bilmezsiniz. | |||||
| 4 | Bakara 282. Ayet (2:282:88) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin.[79] Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[80] | |||||
| 5 | Âl-i İmran 15. Ayet (3:15:5) | ذٰلِكُمْۜ | ذلكم | żâlikum | bunlardan | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rableri katında, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir. | |||||
| 6 | Âl-i İmran 81. Ayet (3:81:24) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu hususta | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Allah peygamberlerden, “Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz” diye söz almış ve, “Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?” demişti. Onlar, “Kabul ettik” demişlerdi. Allah da, “Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım” demişti. | |||||
| 7 | Nisâ 24. Ayet (4:24:15) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunlardan | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah’ın emri olarak yazılmıştır. Bunların dışında kalanlar ise, iffetli yaşamak ve zina etmemek şartıyla mallarınızla (mehirlerini verip) istemeniz size helâl kılındı. Onlardan (nikâhlanıp) faydalanmanıza karşılık sabit bir hak olarak kendilerine mehirlerini verin. Mehir belirlendikten sonra, onunla ilgili olarak uzlaştığınız şeyler konusunda size günah yoktur. Şüphesiz ki Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 8 | Mâide 3. Ayet (5:3:29) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunlar | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 9 | En'am 99. Ayet (6:99:41) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunda | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız: (Her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı.[186] Bunların meyvesine, bir meyve verdiği zaman, bir de olgunlaştığı zaman bakın. Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah’ın varlığını gösteren) ibretler vardır. | |||||
| 10 | En'am 151. Ayet (6:151:38) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | işte | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın.[203] Meşrû bir hak karşılığı olmadıkça, Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin.[204] İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.” | |||||
| 11 | En'am 152. Ayet (6:152:31) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | işte | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın.[205] Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız.[206] (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa âdil olun. Allah’a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti. | |||||
| 12 | En'am 153. Ayet (6:153:13) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | böylece | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O’nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti. | |||||
| 13 | A'raf 85. Ayet (7:85:33) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | böylesi | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.” | |||||
| 14 | A'raf 141. Ayet (7:141:14) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunda size | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı. | |||||
| 15 | Enfal 14. Ayet (8:14:0) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | işte siz | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte şimdi siz tadın onu! Kâfirlere bir de cehennem azabı vardır. | |||||
| 16 | Enfal 18. Ayet (8:18:0) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | işte size böyle yaptı | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte durum bu: (Allah, mü’minleri güzel bir şekilde dener). Bir de Allah, kâfirlerin tuzağını zayıf düşürendir. | |||||
| 17 | Tevbe 41. Ayet (9:41:0) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde[259] Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. | |||||
| 18 | İbrahim 6. Ayet (14:6:22) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunda size | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Mûsâ kavmine, “Allah’ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır” demişti. | |||||
| 19 | Enbiyâ 56. Ayet (21:56:11) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunun | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, dedi ki: “Hayır! Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir. O, bunları yaratandır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim.” | |||||
| 20 | Hacc 72. Ayet (22:72:22) | ذٰلِكُمْۜ | ذلكم | żâlikum | bundan | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kâfirlerin yüz ifadelerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: “Şimdi size bu durumdan[379] daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kâfirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!” | |||||
| 21 | Nûr 27. Ayet (24:27:15) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | böylesi | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor. | |||||
| 22 | Ankebut 16. Ayet (29:16:8) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim’i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: “Allah’a kulluk edin, O’na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” | |||||
| 23 | Rum 40. Ayet (30:40:16) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunlardan | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah’a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir. | |||||
| 24 | Ahzab 4. Ayet (33:4:20) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bunlar | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhâr[434] yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı[435] da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir. | |||||
| 25 | Ahzab 53. Ayet (33:53:29) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır. | |||||
| 26 | Ahzab 53. Ayet (33:53:47) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır. | |||||
| 27 | Ahzab 53. Ayet (33:53:66) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır. | |||||
| 28 | Mü'min 12. Ayet (40:12:1) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bu, sizin tevhid çerçevesinde Allah’a çağrıldığında inkâr etmeniz, O’na ortak koşulduğunda ise inanmanız sebebiyledir. Artık hüküm yüce ve büyük Allah’a aittir.” | |||||
| 29 | Mü'min 75. Ayet (40:75:1) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu durum | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, sizin yeryüzünde haksız yere şımarmanızdan ve böbürlenmenizden ötürüdür. | |||||
| 30 | Fussilet 23. Ayet (41:23:1) | وَذٰلِكُمْ | وذلكم | ve żâlikum | ve işte bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “İşte bu sizin, Rabbiniz hakkında beslediğiniz zannınızdır. O, sizi mahvetti de ziyâna uğrayanlardan oldunuz.” | |||||
| 31 | Câsiye 35. Ayet (45:35:1) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | böyledir | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bunun sebebi, Allah’ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez. | |||||
| 32 | Fetih 15. Ayet (48:15:18) | كَذٰلِكُمْ | كذلكم | keżâlikum | böyle | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Savaştan geri bırakılanlar, siz ganimetleri almaya giderken, “Bırakın biz de sizinle gelelim” diyeceklerdir. Onlar Allah’ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: “Siz bizimle asla gelmeyeceksiniz. Allah, önceden böyle buyurmuştur.” Onlar, “Bizi kıskanıyorsunuz” diyeceklerdir. Hayır, onlar pek az anlarlar. | |||||
| 33 | Mücadele 3. Ayet (58:3:15) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | budur | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kadınlarından zıhar yaparak ayrılıp sonra da söylediklerinden dönecek olanlar, eşleriyle birbirlerine dokunmadan önce, bir köle azat etmelidirler. İşte bu hüküm ile size öğüt veriliyor. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 34 | Mümtehine 10. Ayet (60:10:49) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu size | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir. Kâfirler de müslüman hanımlara helâl olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin. Kâfirler de (İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. O, aranızda hüküm veriyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[539] | |||||
| 35 | Saf 11. Ayet (61:11:10) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | işte budur | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve peygamberine inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır. | |||||
| 36 | Cum'a 9. Ayet (62:9:17) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | bu | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.[548] | |||||
| 37 | Talak 2. Ayet (65:2:16) | ذٰلِكُمْ | ذلكم | żâlikum | işte budur | ذَٰلِكَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar. | |||||