"رحيم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 115 sonuç bulundu.
1 - 50 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Fatiha 1. Ayet (1:1:4) الرَّحِيمِ الرحيم rrahîm(i) Rahim ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bismillâhirrahmânirrahîm.[1][2][3]
2 Fatiha 3. Ayet (1:3:2) الرَّح۪يمِۙ الرحيم rrahîm(i) Rahim'dir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) mâliki Allah’a mahsustur.
3 Bakara 37. Ayet (2:37:11) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, Âdem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.
4 Bakara 54. Ayet (2:54:27) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün[17] (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.”
5 Bakara 128. Ayet (2:128:17) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok merhametli olan ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.”
6 Bakara 143. Ayet (2:143:45) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet[36] yaptık. Her ne kadar Allah’ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl’e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.[37]
7 Bakara 160. Ayet (2:160:11) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyenim ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lânetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.
8 Bakara 163. Ayet (2:163:9) الرَّح۪يمُ۟ الرحيم rrahîm(u) Rahim'dir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sizin ilâhınız bir tek ilâhtır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.[44]
9 Bakara 173. Ayet (2:173:25) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.[46]
10 Bakara 182. Ayet (2:182:16) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Vasiyet edenin hataya meyletmesinden ve günaha girmesinden korkan bir kimse, (tarafların) aralarını düzeltirse ona hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
11 Bakara 192. Ayet (2:192:6) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar (savaştan ve küfürden) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
12 Bakara 199. Ayet (2:199:12) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) Rahimdir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
13 Bakara 218. Ayet (2:218:16) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok merhamet edendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah’ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
14 Bakara 226. Ayet (2:226:13) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) merhamet edendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
15 Âl-i İmran 31. Ayet (3:31:14) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
16 Âl-i İmran 89. Ayet (3:89:11) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
17 Âl-i İmran 129. Ayet (3:129:16) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah’ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
18 Nisâ 16. Ayet (4:16:14) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurlarsa, onları incitip kınamaktan vazgeçin. Çünkü Allah, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
19 Nisâ 23. Ayet (4:23:54) رَح۪يمًاۙ رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka.[113] Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
20 Nisâ 25. Ayet (4:25:58) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sizden kimin, hür mü’min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü’min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları hâlinde, sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
21 Nisâ 29. Ayet (4:29:24) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) çok merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.
22 Nisâ 64. Ayet (4:64:23) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) merhametli ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara bağışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.
23 Nisâ 96. Ayet (4:96:8) رَح۪يمًا۟ رحيما rahîmâ(n) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) 95,96. Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü’minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükâfat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
24 Nisâ 100. Ayet (4:100:31) رَح۪يمًا۟ رحيما rahîmâ(n) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de. Kim Allah’a ve Peygamberine hicret etmek amacıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, şüphesiz onun mükâfatı Allah’a düşer. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
25 Nisâ 106. Ayet (4:106:7) رَح۪يمًاۚ رحيما rahîmâ(n) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
26 Nisâ 110. Ayet (4:110:13) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) ve esirgeyici ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah’tan bağışlama dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur.
27 Nisâ 129. Ayet (4:129:22) رَح۪يمًا رحيما rahîmâ(n) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
28 Nisâ 152. Ayet (4:152:17) رَح۪يمًا۟ رحيما rahîmâ(n) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, işte onlara Allah mükâfatlarını verecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
29 Mâide 3. Ayet (5:3:61) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
30 Mâide 34. Ayet (5:34:13) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah’ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.
31 Mâide 39. Ayet (5:39:14) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) acıyandır ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim de işlediği zulmünün arkasından tövbe edip durumunu düzeltirse kuşkusuz, Allah onun tövbesini kabul eder. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
32 Mâide 74. Ayet (5:74:8) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlâ mı Allah’a tövbe etmezler ve O’ndan bağışlanma istemezler? Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
33 Mâide 98. Ayet (5:98:9) رَح۪يمٌۜ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, Allah’ın cezası çetindir ve Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
34 En'am 54. Ayet (6:54:27) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: “Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
35 En'am 145. Ayet (6:145:39) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Bana vahyolunan Kur’an’da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah’tan başkası adına kesilmiş bir (murdar) hayvandan başka, haram kılınmış bir şey bulamıyorum. Fakat istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın kim bunlardan yeme zorunda kalırsa yiyebilir.” Şüphesiz Rabbin çok bağışlayandır, çok merhametlidir.[200]
36 En'am 165. Ayet (6:165:21) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
37 A'raf 153. Ayet (7:153:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Kötülükleri işleyip de sonra ardından tövbe edenler ile iman(larında sebat) edenlere gelince şüphe yok ki, Rabbin ondan (tövbeden) sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
38 A'raf 167. Ayet (7:167:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceğini bildirmişti. Şüphesiz Rabbin, elbette cezayı çabuk verendir. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
39 Enfal 69. Ayet (8:69:0) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
40 Enfal 70. Ayet (8:70:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere söyle: Eğer Allah, kalplerinizde (iman, ihlâs, iyi niyet gibi) bir hayır (olduğunu) bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
41 Tevbe 5. Ayet (9:5:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Haram aylar çıkınca bu Allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
42 Tevbe 27. Ayet (9:27:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra Allah, bunun ardından yine dilediği kimsenin tövbesini kabul eder. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
43 Tevbe 91. Ayet (9:91:0) رَح۪يمٌۙ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
44 Tevbe 99. Ayet (9:99:0) رَح۪يمٌ۟ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Bedevîlerden kimileri de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
45 Tevbe 102. Ayet (9:102:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
46 Tevbe 104. Ayet (9:104:0) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?
47 Tevbe 117. Ayet (9:117:0) رَح۪يمٌۙ رحيم rahîm(un) çok merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
48 Tevbe 118. Ayet (9:118:0) الرَّح۪يمُ۟ الرحيم rrahîm(u) çok esirgeyendir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti.[264] Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah’(ın azabın)dan yine O’na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hâllerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir.
49 Tevbe 128. Ayet (9:128:0) رَح۪يمٌ رحيم rahîm(un) merhametlidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
50 Yunus 107. Ayet (10:107:0) الرَّح۪يمُ الرحيم rrahîm(u) merhamet edicidir ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O’ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.